Efendiler, hepiniz milletvekili olabilirsiniz, başbakan olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz.
Fakat sanatkâr olamazsınız.
Hayatlarını büyük bir sanata vakfeden bu çocukları sevelim
Muhsin Ertuğrul anlatıyor:
1930 senesi Nisan'ının 12. akşamı Türk tiyatrosu fakir tarihini çok şerefli ve nurlu hir sayfa ile taçlandırdı. Gazi bizi huzuruna kabul etti. Bu, Türk tiyatrocularını her
hatırlayışlarında sevinç ve saadetle heyecanlandıracak emsalsiz ve yüksek hir hatıradır.
O akşam Türk tiyatrosunun hükük hoynu düzeldi. Başı doğruldu, alnı yükseldi ve parladı."
Atatürk'ün tiyatrocularla konuşmasından...
Türkiye'nin gelecekteki hükümet şekli kelimenin tam manasıyla demokratik olacaktır.
Hakimiyet hakkı halka tanınacak ve halk tarafından seçilen üyelerden meydana gelen Milli Meclis tarafından tatbik edilecektir.
Milli Meclis kendi iradesini, üyeleri arasından seçtiği heyeti vekile vasıtasıyla nöbetleşe icra edecektir.
Atatürk'ün The New York Herald gazetesine verdiği röportaj
Düşman devletler Osmanlı devlet ve memleketine maddeten ve manen tecavüz halinde; imhaya ve parçalamaya karar vermişler.Padişah ve halife olan zat, hayat ve rahatını kurtarabilecek çareden başka bir şey düşünmüyor.
Hükümeti de aynı halde. Farkında olmadığı halde başsız kalmış olan millet karanlık ve belirsizlik içinde tecelliyatı beklemekte. Felaketin dehşet ve ağırlığını idrake başlayanlar, bulundukları muhit ve hissedebildikleri tesirlere göre kurtuluş çaresi gördükleri tedbirlere başvurmakta.
Ordu, ismi var cismi yok bir halde.
Kumandanlar ve subaylar, Harbi Umumi'nin bunca mihnet ve meşakkatleriyle yorgun, vatanın parçalanmakta olduğunu görmekle içleri kan ağlamakta, gözleri önünde derinleşen karanlık felaket uçurumu kenarında kafaları çare, kurtuluş çaresi aramakla meşgul...
Atatürk, Nutuk'ta Samsun'a çıktığında genel manzarayı özetliyor.
Merkezi hükümetin benimsediği ve takip etmekte olduğu gerici gidişe ve yaşamakta olduğumuz günlerin büyük tehlikelerine ve korkularına karşı, haklarımızı müdafaa ve mevcudiyetimizi muhafaza için, Milli Meclis'in seçimini ve toplanmasını temin etmek ve süratlendirmek, bugünün en mühim vazifesidir.
Atatürk'ün Erzurum Kongresi için tüm askeri birliklere yolladığı telgraftan
Ok = Akıl, zeka
Yar = Dost, arkadaş, yardımcı, yar köktür.
Ok+Yar = Her iki kelimenin manalarının kaynaşmasını ifade eden "Akıl arkadaşı".
Ali Fethi;
Fethi Okyar
Atatürk'ün, Fethi Okyar'a "Okyar" soyadını verdiği mektubu.
Gerçekten Türkçenin muhteşem kullanımına ve yaratıcılığa bir örnek.
