Yıllar
Konular
Favoriler

Efendiler, hepiniz milletvekili olabilirsiniz, başbakan olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz.

Fakat sanatkâr olamazsınız.

Hayatlarını büyük bir sanata vakfeden bu çocukları sevelim

Mustafa Kemal Atatürk - 12 Nisan 1930
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Muhsin Ertuğrul anlatıyor:

1930 senesi Nisan'ının 12. akşamı Türk tiyatrosu fakir tarihini çok şerefli ve nurlu hir sayfa ile taçlandırdı. Gazi bizi huzuruna kabul etti. Bu, Türk tiyatrocularını her

hatırlayışlarında sevinç ve saadetle heyecanlandıracak emsalsiz ve yüksek hir hatı­radır.

O akşam Türk tiyatrosunun hükük hoynu düzeldi. Başı doğruldu, alnı yükseldi ve parladı."

Atatürk'ün tiyatrocularla konuşmasından...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 23. Cilt, s.299

İki büyük cihanın buluştuğu noktada, Türk vatanının ziyneti, Türk tarihinin serveti, Türk milletinin gözbebeği İstanbul, bütün vatandaşların kalbinde yeri olan bir şehirdir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Temmuz 1927

Atatürk'ün Dolmabahçe Sarayı'nda İstanbul halkı temsilcileriyle konuşmasından

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 18. Cilt, s.349

Şimdi bizzat vali vekaletini üstleniniz ve bütün askeri kuvveti ve mülkiyeyi elinize almaya tamamen yetkilisiniz.

Gelmekte olan valiyi derhal tutuklattıracak tedbirleri süratle alınız, icraatınıza fiilen engel olanlara karşı tereddütsüz silah kullandırınız.

Mustafa Kemal Atatürk - 16 Eylül 1919

Atatürk'ün Kastamonu'ya giden Miralay Osman Bey'e verdiği emir.

Millî Mücadeleyi cephe gerisinden destekleyen, malzeme ve moral bakımından takviye eden en önemli yörelerden biri de, Kastamonu yöresiydi.

Kastamonu'da Vali bulunan İbrahim Bey İstanbul'a çağrılmış ve tutuklanmıştı. İstanbul hükümeti onun yerine yeni bir vali atadı. Bunun üzerine Mustafa Kemal hemen Ankara'da bulunan Ali Fuat Paşa'dan Kastamonu'ya güvenilir bir subayın gönderilmesini rica etti.

Bölgeye Albay Osman Bey gitti. Ama ne var ki 16 Eylül 1919'da bölgeye gider gitmez vali vekili ve Jandarma komutanı tarafından gözaltına alındı. Sonrasında vatansever subaylar sayesinde serbest bırakıldı.

Gece Atatürk'le aralarında bir konuşma geçti. Ve Atatürk kendisine görseldeki emri verdi.

Osman Bey bölgeye hâkim olduktan sonra hükümet konağında halka hitap ederek başından geçen olayları anlattı ve Kuva-yı Milliye’nin vatan savunmasındaki öneminden bahsetti.

Bu toplantıdan hemen sonra Kastamonu’da görev yapan makineli tüfek yüzbaşısı Şevket Bey ve etrafındaki güvenilir adamları Kuvayı Milliye ile birleşme yolunda and içtiler ve Miralay Osman Bey Kastamonu’da

bulunduğu süreçte ona tam destek verdiler.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 4. Cilt, s. 57

Artık, memleketin hasis ihtiraslar yüzünden bu ana değin sürüklendiği felaketler kafidir.

Millet çirkef bir parti tesiriyle yaşamayacak, ancak milli birlik yaşayacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 6 Mart 1920

Kastamonu Valiliğine telgraf

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 7. Cilt, s.58

Yollarda birçok göçebe gördük. Bitlis'e dönüyorlar. Hepsi aç, sefil, ölüme mahkum bir halde.

4-5 yaşlarında bir çocuğu ebeveyni yol üzerinde terk etmiş. Bu da bir karı-kocanın peşine takılmış.

Onları ağlayarak yüz metreden takip ediyor.

Kendilerini niçin çocuğu almadıkları için azarladım. "Bizim evladımız değildir" dediler.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Kasım 1916

Atatürk'ün hatıra defterinden.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 2. Cilt, s.62

Veritabanında
719 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında