Yıllar
Konular
Favoriler

Efendiler, hepiniz milletvekili olabilirsiniz, başbakan olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz.

Fakat sanatkâr olamazsınız.

Hayatlarını büyük bir sanata vakfeden bu çocukları sevelim

Mustafa Kemal Atatürk - 12 Nisan 1930
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Muhsin Ertuğrul anlatıyor:

1930 senesi Nisan'ının 12. akşamı Türk tiyatrosu fakir tarihini çok şerefli ve nurlu hir sayfa ile taçlandırdı. Gazi bizi huzuruna kabul etti. Bu, Türk tiyatrocularını her

hatırlayışlarında sevinç ve saadetle heyecanlandıracak emsalsiz ve yüksek hir hatı­radır.

O akşam Türk tiyatrosunun hükük hoynu düzeldi. Başı doğruldu, alnı yükseldi ve parladı."

Atatürk'ün tiyatrocularla konuşmasından...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 23. Cilt, s.299

Türk, Bulgar aynı köken olan Orta Asya yaylasından gelmiş, aynı kanı muhafaza etmiştir. Daha o zamanlar bu noktayı en özlü Bulgarlara söylemişimdir.

Bunlardan tarih cereyanlarını, insanlık safhalarını takip etmiş. anlamış olanlar beni teyit etmişlerdir.

Bulgaristan'da yaşadıkça onlara sevgim arttı.

Size son sözüm, Bulgaristan'a gidiniz. Onları seveceksiniz. Samimi görüşünüz ve hatırlatınız ki ben, 1913'de Sofya'da bulunmuş, kan kardeş Bulgarlarla yüksek dostluk yapmış adamım.

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Temmuz 1930

Hakkı Tarık Bey anlatıyor:

22 Temmuz saat 21. Gazi Hazretleri'yle bir sofradayız. Ben bir gece evvel Gazi'ye günün halleri ve haberleri olarak hatırıma gelenleri arz ederken Sofya Gazeteciler Cemiyeti'nden Matbuat Cemiyeti'ne gelen bir davetten bahsetmiştim.

Sofya Gazeteciler Cemiyeti, Bulgar Gazetecileri Federasyonu namına, Matbuat Cemiyeti'nden bir heyeti Bulgaristan'ı ziyarete ve kendilerinin misafiri olmaya çağırıyorlar.

Gazi Hazretleri hu gece kendilerine arz ettiğim hu malumatı dinledikten sonra bütün sofra halkını muhatap kılarak bu sözleri söyler.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 23. Cilt, s.326

Devletimizin ilerlemesi ve hükümet işlerinin sürat ve intizamını temin için Anayasamızın açıklanmasına, tamamlanmasına ve genişletilmesine ihtiyaç barizdir.

Yüce Meclisçe bu hususun icabı gibi düşünüleceği ve temin olunacağı tabiidir. Ancak, kaçınılmaz ve acil gördüğüm aşağıdaki açıklamaların evvelemirde acele olarak müzakere ve kabulünü teklif eylerim.

1. Anayasamızın birinci maddesinin sonuna "Türkiye devletinin hükümet şekli cumhuriyettir" açıklamasının ilavesi ile sözkonusu maddeyi:

"Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir. İdare usulü, halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayalıdır. Türkiye devletinin hükümet şekli cumhuriyettir" haline sokmak...

Mustafa Kemal Atatürk - 29 Ekim 1923

Atatürk'ün yazdığı, Anayasada cumhuriyetle ilgili yapılan değişikliklerin müsveddesi

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 16. Cilt, s.142

Üçüncü Ordu Müfettişi Cevad Paşa'yı telgraf başına çağır. Depremde yaralanmış vatandaşlarımızı hemen ordu sağlık kurulları bakım altına alsın.

Evi yıkılmış vatandaşlara ordu çadırları verilsin. Ordu gezgin fırınları hemen deprem bölgesine gönderilip halka ekmek pişirmeye başlasın.

Erzurum Valiliği ile sıkı bir işbirliği kurulsun ve gelişmelerden beni haberdar etsin

Mustafa Kemal Atatürk - 1924

Mustafa Kemal ve beraberindekiler Hamidiye Kruvazörü'yle Trabzon'a ulaştıkları an çok tatsız bir haberle karşılaştı. Erzurum'da büyük bir deprem olmuştu.

Sahil Bozok anlatıyor:

"Erzurum'da bir deprem olmuş, evler çökmüş, insanlar ölmüştü... Yıkıntı büyüktü...

Mustafa Kemal Paşa hemen Samsun'a dönüleceği ve oradan Erzurum'a geçileceği emrini verdi. O akşam içki içilmedi."

Mustafa Kemal sonra telsizle görseldeki emri yolladı.

"Erzurum'a ulaşınca Mustafa Kemal Paşa, çadırları bir bir gezdi; hastalan, yaralıları yokladı, ço­cuklarla ilgilendi.

1924'de meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki deprem, 60 vatandaşımızın canına mal oldu. Erzurum'a Türkiye'nin her yerinden yiyecek, kıyafet ve para yardımı gönderildi.

İstanbullu bir kitapçı, İbrahim Hilmi Bey ise depremzede çocuklar için 1000 adet kitap yolladı! Bunun üzerine Mustafa Kemal kendisi bizzat kitapçıya telgraf yolladı ve teşekkür etti.

Atatürk, deprem sıkıntısını 1902 yılında yaşamıştı. O yıl Temmuz ayında Selanik'te 6.6 büyüklüğünde bir deprem oldu. Atatürk, İstanbul'daydı.

Çok sayıda ölü ve yaralı olduğu haberleri geliyordu ve Atatürk annesine ve kız kardeşine ulaşamıyordu. Telefon veya telgraf yoktu.

Neyse ki 1 hafta sonra depremde şehir merkezinde can kaybı olmadığı anlaşıldı.

Atatürk de deprem endişesini yaşamıştı.

1. görsel, Mustafa Kemal, Erzurum Vilayet Konağı'ndan çıkarken (9 Ekim 1924)

2. görsel, Mustafa Kemal Pasinler'de depremzedelerle beraber (2 Ekim 1924)

Kaynak: İsmet Bozdağ - İki Aşk Arasında Atatürk s.157

Benim gözümde hiçbir şey yoktur.

Ben yalnız liyakat aşağıyım.

Mustafa Kemal Atatürk

Kaynak: Yusuf Ziya Özer, TTK. Belleten, Sayı: 10, 1939, s. 286

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında