Yıllar
Konular
Favoriler

Efendiler, hepiniz milletvekili olabilirsiniz, başbakan olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz.

Fakat sanatkâr olamazsınız.

Hayatlarını büyük bir sanata vakfeden bu çocukları sevelim

Mustafa Kemal Atatürk - 12 Nisan 1930
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Muhsin Ertuğrul anlatıyor:

1930 senesi Nisan'ının 12. akşamı Türk tiyatrosu fakir tarihini çok şerefli ve nurlu hir sayfa ile taçlandırdı. Gazi bizi huzuruna kabul etti. Bu, Türk tiyatrocularını her

hatırlayışlarında sevinç ve saadetle heyecanlandıracak emsalsiz ve yüksek hir hatı­radır.

O akşam Türk tiyatrosunun hükük hoynu düzeldi. Başı doğruldu, alnı yükseldi ve parladı."

Atatürk'ün tiyatrocularla konuşmasından...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 23. Cilt, s.299

Bugün herhangi bir teşkilatçı Anadolu'ya geçer de milleti silahlı bir direnişe hazırlarsa bu yurt kurtarılabilir.

Mustafa Kemal Atatürk - 4 Şubat 1919

Atatürk'ün 4 Şubat 1919 tarihinde Alemdar gazetesinin yazarlarından Refii Cevat Ulunay'la yaptığı söyleşiden.

Söyleşi bittikten sonra Atatürk, Refii Bey'e "Bu vatan içine düştüğü bu felâketten nasıl kurtarılır, istiklâline nasıl kavuşturulur?" diye bir soru sormanızı beklerdim der.

Refii Bey ise: "Af buyurunuz Paşa hazretleri, bugün içinde bulunduğumuz bu şartlardan bu vatanın kurtulmasını en uzak ihtimalle dahi mümkün görmediğim için böyle bir soru sormadım."

Bunun üzerine Atatürk görseldeki cevabı verir.

Gerçekten de o dönemde silahlı bir mücadeleyle vatanın kurtulabileceğine inanabilen bir elin parmaklarını geçmezdi.

Öyle ki Refii Bey olanları gazetedeki arkadaşlarına anlatınca, arkadaşları Mustafa Kemal için "Bu deli değil, zırdeliymiş" der.

Kaynak: Sadi Borak; “Atatürk’ün İstanbul’daki Hayatı”, Kuleli Dergisi, 1996/1, s. 1-2

Efendiler! Sofra tertibi, sofra hizmeti cidden mühimdir. En ehemmiyetli medeni ihtiyaçlarımızdandır.

Bunun için esas, şef garsonlar ve garsonlardır. Ne yazık ki zikretmek lazımdır ki, memleketimizde bu nevi sanatkarlar ihtiyaç ile orantılı tarz ve miktarda yetiştirilmemiştir.

Evlerimizde, lokantalarımızda, otellerde bu hususları medeni insanlara yakışacak surette yapmaya mecburuz.

Mustafa Kemal Atatürk - 3 Ekim 1925

Atatürk'ün Bursa'da lokantacılarla yaptığı sohbetten...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 18. Cilt, s.32

Kabul etmekle maruz bulunacağımız zararlarla, askeri faaliyete geçmekle elde edeceğimiz neticeleri çok dikkatle karşılaştırmak mecburiyetindeyiz.

Her halde kararımız olumlu olmaya mahkum ise, bunu mutlaka konferans tatil edilmeden ve İsmet Paşa dönmeden vermek lazımdır.

İsmet Paşa'nın dönmesi halinde verilecek tek bir karar vardır; o da askeri faaliyete geçmektir.

Mustafa Kemal Atatürk - 28 Ocak 1923

Atatürk'ün Lozan Müzakereleri hakkında Rauf Bey'e mektubu.

20 Kasım 1922'de başlayan Lozan görüşmelerinde özellikle kapitülasyonların kaldırılması, İstanbul'un boşaltılması ve Musul konularında anlaşma sağlanamadı.

Bunun üzerine görüşmeler 4 Şubat 1923'de kesildi ve sonrasında 23 Nisan 1923'de tekrar başlayan görüşmeler, 24 Temmuz 1923'de Lozan'ın imzalanmasıyla son buldu.

Atatürk, bu mektubu Rauf Bey'e dönemin en sancılı günlerinden birinde, görüşmeler kesilmeden yaklaşık 1 hafta önce göndermişti.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 15. Cilt, s.26

Akıl ve mantığın halletmeyeceği mesele yoktur.

Mustafa Kemal Atatürk

Afet İnan aktarıyor ve ekliyor: Ancak, O, aklın rehberinin bilgi, bilim olduğunu da yine kabul etmişti.

Kaynak: Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler - Afet İnan s.398

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında