Arkadaşlar, beş sene evvel ilk defa Samsun'a ayak bastığım zaman, bana kalp kuvveti veren vatandaşlarımın ilk safında kahraman Trabzonluların bulunduğunu asla unutmayacağım.
Büyük kanlı Sakarya Muharebesi'ne 3. Fırka ile yetişen Trabzon evlatlarının muharebe meydanında gösterdikleri fedakarlıkların kıymetli hatırası daima beynimde nakşolmuş kalacaktır.
Bu vatanperver halka, o kahraman evlatlara sahip olan bu kıymetli memleketimizi, bir Ermenistan kapısı veya hayal edilen bir Pontos Krallığı ülkesi yapmak talep ve tehditleri, ne uğursuz idi.
Şüphesiz o kabuslar, ilelebet hayal olmuştur.
Atatürk'ün Trabzon'da yaptığı konuşmadan
Kan dökmeye nihayet verilmesi için sizinle hemfikir olarak bu felaketleri ne ordunun ne ahalinin doğurmadığına sizi temin edebilirim.
Yunan ordusunun iadeye mecbur olduğu havalide bulunan bütün şehirlerimiz ve kasabalarımız yanmış ve ahali her türlü tecavüzlere maruz kalmıştır. Aynı tecavüzler şu anda yeni bir şiddetle Trakya da yapılmaktadır.
Bu insani hissi bugünkü ahvali doğuranlar nezdinde uyandırmanızı sizden rica ederim
Atatürk'ün Kardinal Gaspari'ye yazdığı telgraftan
Milletin genel eğilimi benim şu ve bu zaruret karşısında başbakan olmamı icap ettirirse, bu vazifeyi büyük bir tevazu ve minnetle yapmaya hazırım.
Bu takdirde benim aynı zamanda cumhurbaşkanlığını üzerimde bulundurmamın elbette kanuni imkanı yoktur.
Amerika sistemini memleketimizde uygulamayı hiç aklıma getirmedim. Sistemsiz ve kanunsuz tarzda Cumhurbaşkanlığı ve başbakanlığı birleştirmeyi asla düşünmedim.
Ve düşünecek adam olmadığım, bütün milletçe malumdur zannederim.
Atatürk'ün başkanlık sistemi hakkındaki görüşleri.
Panislamizm, din ortaklığını temel alan bir federasyon demekti.
Panturanizm ise, ırkı temel alan aynı çeşit bir çaba ve ihtiras ortaklığını temsil ediyordu.
Her ikisi de yanlıştı.
Panislamizm fikri, asırlar önce Viyana kapılarında, Türklerin Avrupa'da ulaştıkları en kuzey noktada öldü.
Panturanizm de, Doğu ovalarında mahvolup gitti.
Bu hareketlerin her ikisi de yanlıştı; çünkü, kuvvet ve emperyalizm anlamına gelen fetih fikrine dayanıyorlardı.
Atatürk'ün "The Saturday Evening Post" yazarı Isaac Marcosson'un "ümmetçilik ve turancılık hakkında ne düşünüyorsunuz?" sorusuna verdiği cevap.
Tanrı, sadece insan toplumunun zirvesidir.
Atatürk'ün Vossiche Zeitung gazetesi muhabiri, yazar Emil Ludwig'le yaptığı söyleşiden.
