Yıllar
Konular
Favoriler

Arkadaşlar, beş sene evvel ilk defa Samsun'a ayak bastığım zaman, bana kalp kuvveti veren vatandaşlarımın ilk safında kahraman Trabzonluların bulunduğunu asla unutmayacağım.

Büyük kanlı Sakarya Muharebesi'ne 3. Fırka ile yetişen Trabzon evlatlarının muharebe meydanında gösterdikleri fedakarlıkların kıymetli hatırası daima beynimde nakşolmuş kalacaktır.

Bu vatanperver halka, o kahraman evlatlara sahip olan bu kıymetli memleketimizi, bir Ermenistan kapısı veya hayal edilen bir Pontos Krallığı ülkesi yapmak talep ve tehditleri, ne uğursuz idi.

Şüphesiz o kabuslar, ilelebet hayal olmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk - 15 Eylül 1924
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Trabzon'da yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.304

Tarihin inkar ve itiraz kabul etmez hakikatlerindendir ki, Antakya, İskenderun ve havalisinde bugün oturmakta bulunan Türkler oraların en aşağı kırk asırlık sahip ve sakinleridir.

Şu iman dolu bekleme günlerinde bu tarihi hakikati hatırlamak ne kadar zevkse, hatırlatmak da o kadar vazifedir.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Ekim 1936

"Tarihten Bir Yaprak, Bir Türk Camiasının Adı" başlıklı makale Atatürk tarafından yazdırılmış ve İsmail Müştak Mayakon imzasıyla 10 Ekim 1936 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yayınlanmıştı.

O günün gazete sayfasına ulaşmak için tıklayınız.

O döneme kadar bölgeye İskenderun ve Antakya deniyordu. Hatay ismini 1936 yılında bizzat Atatürk verdi.

Atatürk makalede Hatay'daki Türklerin o bölgeye yüzlerce yıl önce Çin'in kuzeyinde "Hatay" adı verilen bölgeden geldiğini yazıyor ve Hatay ismini de bu nedenle uygun görüyor.

Afet İnan anlatıyor:

Montrö'de Boğazlar meselesi konuşulmaya başlandığı zaman, ben de Cenevre'de idim. Son oturumlarda baktım kritik birtakım şeyler var. İstanbul'a dönecektim. Tevfik Rüştü Aras endişeli bir durumda idi. Anlattı bana durumu. Bazı meselelerde tam anlaşma olmamıştı.

Gelişim bir iki gün sürdü. Geldiğim zaman baktım Atatürk gayet neşeli. Halbuki Montrö'de pek iyi havadisler yoktu. Tevfik Rüştü Bey böyle anlattı dedim.

Atatürk 'Yok!' dedi, 'O mesele bitti artık!' Hakikaten 20 Temmuz'du işte, ben geldiğim anda anlaşma imzaya girmiş.

Ben birdenbire 'Aman, çok memnun oldum! Artık bir dış mesele kalmadı!'

Atatürk 'Hayır!' dedi, 'Var, mühim bir meselemiz var! Şimdi İskenderun ve Antakya meselesi var! Bunun üzerinde duracağız.

Ben şaşırıp kaldım: Ne olacak? diye sordum.

Alacağız dedi...

İşte Hatay meselesi o günden sonra (21 Temmuz 1936) konuşulmaya başlandı.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 28. Cilt, s.297

Eğitim ya milli olur, ya dini olur. Biz, dini eğitimi aileye bıraktık.

Milli eğitimi de devlete aldık.

Mekteplerimizde ve bütün kültür müesseselerimizde milli eğitim esas kabul edilmiştir.

Tuttuğumuz yol budur: Çocuk, dini eğitimini ailesinden alacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 28 Nisan 1927

Atatürk'ün Türk Ocakları Kurultayı delegeleriyle yaptığı konuşmadan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 18. Cilt, s.181

Kuvvetliyiz, ordularımız kuvvetlidir. Ordularımızı yaratan ordularımızı vücuda getiren milletimiz kuvvetlidir. Bu milleti yaşatan bu vatan sonsuz doğal zenginliklere ve verimliliğe sahiptir, kuvvetlidir.

Fakat Efendiler, bütün bu kuvvetlerin üstünde başka bir kuvvetimiz vardır ki, o da milli egemenliğimizi idrak etmiş ve onu doğrudan doğruya halkın eline vermiş, halkın elinde tutmuş ve tutabileceğimizi gerçekten ispat etmiş olmaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 19 Ocak 1923

Atatürk'ün İzmit Sinema binasında halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 14. Cilt, s.328

Böyle bir sorumluluğu almak basit bir şey değildir.

Fakat ben vatanım yok olduktan sonra yaşamamaya karar verdiğim için bu sorumluluğu yüklendim.

Mustafa Kemal Atatürk

Çanakkale Savaşı sırasında ilk girişiminde başarısızlığa uğrayan düşman, 6/7 Ağustos gecesi Arıburnu'nun kuzeyinde ve Anafartalar'da yeniden çıkarma başlattı.

Arıburnu'ndan 20.000 kişilik bir kuvvet Kocaçimen'i almak için ilerlediler. Buradan üç kolla Conkbayırı ve kuzeyine doğru yürüdüler. 7 Ağustos sabahı Conkbayırı-Kocaçimen bölgesinde ciddî bir tehlike baş göstermişti. Çünkü bu hat boştu.

Bu hat düşmanın eline geçerse Gelibolu Yarımadası düşebilirdi

O sırada durumun önemini anlayan ordu komutanlığı Anafartalar adı ile bir grup kurmuş ve buna Albay Fevzi'yi tayin etmişti.

Durumun felakete gitmekte olduğunu gören Mustafa Kemal ''sevk ve idare''nin bir elde olması gerektiğini anlatmaya çalışıyordu.

Limon Von Sanders'le bir görüşme gerçekleştirdi. Telefonda Limon Von Sanders sordu:

Sanders: Durumu nasıl görüyorsunuz ve nasıl bir tedbir düşünüyorsunuz?"

Mustafa Kemal: Durumu nasıl gördüğümü çoktan size bildirmiştim. Şimdi alınabilecek tek bir tedbir kalmıştır.

Sanders: O tedbir nedir?

Mustafa Kemal: Bütün komuta ettiğiniz kuvvetleri emrime veriniz. Tedbir budur.

Sanders: Çok gelmez mi?

Mustafa Kemal: Az gelir.

Ve Sanders hiçbir şey demeden telefonu kapadı.

8/9 Ağustos gecesi saat 21.50'de Mustafa Kemal'e Anafartalar grubu kumandanlığına tayin edildiği bildirildi ve Atatürk ileride bu durumla ilgili bu sözleri söyleyecekti.

Kaynak: Falih Rıfkı Atay, Çankaya s.124-125

Veritabanında
719 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında