Saltanat ve hilafetin payitahtının ve hükümeti seniyenin ne gibi baskı ve kısıtlamaların acıları altında bulunduğu zaten herkesçe ve her tarafça bilindiği ve açık olduğu için işbu baskı ve kısıtlamalann daha fazla genişlemesine yer kalmamak üzere büyük bir aşk ile bağlı bulunduğum mübarek yüce askerlik mesleğinden de istifamı takdim ile arzı veda eylerim.
Atatürk'ün Harbiye Nezareti'ne yolladığı telgraf...
Bu şehir, uğursuz hadiselerle mustarip bulunduğu zamanlar, bütün vatandaşların kalplerinde kanayan yaralar açılmıştı. Kalbi yaralı olanlardan biri de bendim.
Bugün görüyoruz ki, geçirdiğimiz karanlık gecelerin rahminden kalplerimizi sevinçlerle dolduran nurlu seherler doğdu.
Sekiz sene evvel mustarip ve ağlayan İstanbul'dan kalbim sızlayarak çıktım, uğurlayanım yoktu.
Sekiz sene sonra kalbim müsterih olarak, gülen ve daha güzelleşen İstanbul'a geldim.
Bütün İstanbulluların ruhuma heyecan veren sıcak ve muhabbetkar kucağıyla karşılandım.
Atatürk'ün Dolmabahçe Sarayı'nda İstanbul halkı temsilcilerine nutku
Dışarıdaki kapıcıya bir sorun bakalım. O bile benden korkmaz. Korku üzerine bir iktidar inşa edilemez. Topla tüfekle kurulan bir iktidar bile daima geçici olacaktır.
Atatürk'ün "Vossische Zeitung" gazetesi muhabiri yazar Emil Ludwig'le görüşmesinden...
Bizans'ın son günlerinde, Fatih'in teslim davetine karşı: "Allah'ın bana bir emaneti olan bu memleketi, ancak Allah'a teslim ederim" diyen son Rum kayzerinin tahtına varis bir hanedandan gelen bugünkü halife ve sultanın hükümeti, esir olmamak isteyen milleti kendi eliyle bağlayarak düşmanlara teslim etmeye çalışıyor.
Atatürk'ün Tevik Paşa'ya yolladığı telgraf.
Atatürk, burada Fatih'in İstanbul'u fethettikten sonra kendisini "Roma İmparatoru" ilan etmesine vurgu yapıyor.
Aynı zamanda padişah ve ona bağlı hükümetin ihanetine dikkat çekiyor.
Arkadaşlar! Hiç bir zaman baş eğmeyeceğiz. Tuttuğumuz yolda sonuna kadar yürüyeceğiz, teslim olmayacağız ve muvaffak olmaya çalışacağız. Yerli ve yabancı düşman karşısında hakkımızı müdafaa edeceğiz.
Son vardığımız sınırda da eğer galebe etmek ümidimiz kalmamışsa, o zaman, bir Türk bayrağının altına sığınarak, orda istiklal uğrunda canımızı vereceğiz
