Arkadaşlar! Hiç bir zaman baş eğmeyeceğiz. Tuttuğumuz yolda sonuna kadar yürüyeceğiz, teslim olmayacağız ve muvaffak olmaya çalışacağız. Yerli ve yabancı düşman karşısında hakkımızı müdafaa edeceğiz.
Son vardığımız sınırda da eğer galebe etmek ümidimiz kalmamışsa, o zaman, bir Türk bayrağının altına sığınarak, orda istiklal uğrunda canımızı vereceğiz
Celal Bayar'ın anılarından
Biz memleket ve milletimizin istiklalini kurtarmak için karar verdiğimiz zaman kendi noktai nazarımıza tabi bulunuyorduk ve kendi kuvvetimize dayanıyorduk.
Hiçbir kimseden ders almadık, hiç kimsenin kandırıcı vaatlerine aldanarak işe girişmedik.
Bizim noktai nazarlarımız, bizim prensiplerimiz cümlece malumdur ve Bolşevik prensipleri değildir ve Bolşevik prensiplerini milletimize kabul ettirmek için de şimdiye kadar hiç düşünmedik ve teşebbüste bulunmadık.
Atatürk'ün I. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapmış olduğu konuşmadan.
Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.
Vatandaş İçin Medeni Bilgiler kitabı için Atatürk'ün el yazısıyla yazdığı taslaktan
Ben hocaları sevmem. Bu memlekette, hocaların ne kadar kıymetsiz olduğunu ve bu milletin hocalardan ne kadar nefret ettiğini biliyorsunuz.
Atatürk'ün İzmit Kasrı'nda İstanbul'dan gelen gazetecilerle mülakatından...
Ordularımız 26 Ağustos'tan bugüne kadar durmaksızın muharebe ve yürüyüş yapmış ve bu müddet zarfında en kestirme istikamette üç yüz kilometrelik mesafe kat etmiş ve bütün zindeliğiyle İzmir karşısında Saruhanlı-Zencirli-Irlamaz Çayı hattına ulaşmıştır.
Süvarı kolordumuz Manisa üzerinden ve bağımsız 3. Süvari Fırkamız Torbalı üzerinden İzmir istikametinde ilerlemektedir.
Atatürk, TBMM başkanı, icra vekilleri, Doğu Cephesi Kumandanlığı, Mudafaai Milliye vekilliği ve Elcevize Kumandanlığına müjdeli haberi iletiyor.
İzmir, 9 Eylül 1922 günü kurtarıldı.
