Yıllar
Konular
Favoriler

Arkadaşlar, bütün hayatımda pek sevimli geçirdiğim bir gece vardır. O gece, ordumuzun İzmir'e girdiği günün burada geçirdiğim gecesidir. O vakit buradan geçerken bu muhterem halkın gördüğü her türlü zulüm ve tecavüze rağmen resmimi koyunlarından çıkararak beni tanıdıklarını ve otomobilime atılarak kucakladıklarını unutmadım. Bugün o hatırayı yaşıyorum, bahtiyarım

Mustafa Kemal Atatürk - 12 Ekim 1925
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

KemalPaşa Türk Ocağı'nda halka nutuk.

Atatürk'ün bahsettiği bu olay 9 Eylül 1922 günü İzmir'in Armutlu semtinde geçiyor.

Mustafa Kemal'i 7 yıldır cebinde taşıdığı, bir gazeteden kesilmiş resmini koynundan çıkararak tanıyan kişi Armutlu’nun önde gelen şahsiyetlerinden Eskicioğlu Mehmet Kemallettin Efendi’ydi.

Atatürk'ün bu temsili resmini ise 1915 Çanakkale Savaşlarında Alman Ressam Wilhelm Victor Krausz yapmıştı.

Ruşen Eşref Ünaydın "Atatürk'ü Özleyiş" isimli kitabında bu anları şu şekilde anlatır:

Armutlu'dan geçiyorduk. Ahali köyün önüne yığılmıştı. Otomobil radyatörünün suyunu tazelemek için bir müddet durduk. Ahali etrafımızı sardı; gözlüğünü takmış Paşa, önüne bakıyordu. İlkin Onu kimse tanıyamamıştı; fakat kalabalığın en ilerisinde durmuş bir ihtiyar, bir elindeki resme baktı; bir de otomobilin içindeki siyah gözlüğü­nün altında duran yüze baktı. İkisini birbiri ile karşılaştırdı. Bir ara Paşa gözlüğünü alnına doğru kaldırınca o ihtiyar adam Paşa'ya daha yanaştı, daha dikkatle baktı:

- "Bu sensin, bu! Sensin!" diye bağırdı. Çenesi tir tir titriyordu! Sonra o kalabalığa döndü; haykıra haykıra:

- "Ey ahali koşun. Koşun! Bu odur: Kemalimiz geldi. Vallahi bu o... İşte burada!" der demez halk otomobile bir üşüştü. Tarif edemem... Toprağı öpenler, tekerlekleri öpenler, arabaya sıçrayıp Paşanın boynuna sarılanlar; kadın, erkek, çocuk! Yüzünü, gözünü öpenler, kollarından çekenler! Kolları başkalarının ellerinde kalacak diye korktuk!

Korktuk boğacaklar diye: bağırdık, çağırdık, uğraştık! Heyecanı yatıştırmanın, halkı ayırmanın, otomobili ilerletmenin imkanı yok! Otomobili omuzlarında taşımaya çalışı­yorlardı... Öldürecekler yahu, muhabbetten öldürecekler...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 18. Cilt, s.57

Ben ordunun kayıtsız şartsız, bütün sırlarıyla, Alman askeri heyetine verilmesinden ve teslim edilmesinden çok üzgündüm.

Daha karar verilmezden evvel, tesadüfen bu vakayı öğrendiğim vakit, sesimin erişebileceği makamlara kadar itirazlarda bulunmayı vazife saymıştım.

İtirazlarıma hiç kimse cevap vermedi, cevap vermeye lüzum dahi görmedi.

Mustafa Kemal Atatürk - 1926

tatürk'ün 1926 yılında Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlanan 1. Dünya Savaşı hatıralarından.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 3. Cilt, s.19

Görülüyor ki, yeni Türkiye devletinin teşekkülünden evvel millet hiçbir vakit kendi tarihine, kendi hayatına, kendi refah ve saadet vasıtalarına sahip olamamıştı. Hatta bu, kendisine düşündürülmemişti bile.

Sanki milletin vazifesi, herhangi bir padişahın hırs ve hevesini, herhangi bir serdarın geniş ve şaşalı hayatı­nı temin için sürüler halinde şuraya buraya gitmekten ibaretti. Fakat bugün böyle de­ğildir.

Bugün bütün halk, hepimiz benliğimizin idrakindeyiz.

Mukadderatımıza hakim bulunuyoruz. Tekrar Viyana'ya gitmek, Mısır'ı fethetmek, Hindistan'da imparatorluk kurmak gibi hayallere kapılacak kimse kalmamıştır.

Bütün dimağımızı, mesaimizi bu memleketin ümranına, refahına hasr ve tahsis edeceğiz. Gayemiz budur ve bu gaye için mevcudiyetimizi bile ortaya atmaya hazırız.

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Ocak 1923

Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 14. Cilt, s.364

Uçurum kenarında yıkık bir ülke... Türlü düşmanlarla kanlı boğuşmalar... Yıllarca süren savaş..

Ondan sonra, içeride ve dışarıda saygı ile tanılan yeni vatan, yeni sosyete, yeni devlet ve bunları başarmak için arasız devrimler...

İşte, Türk genel devriminin bir kısa diyemi...

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Mayıs 1935

Atatürk'ün CHP'nin 4. Büyük Kurultay açılış konuşmasından

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 27. Cilt, s.205

Salihçiğim,

Genelkurmay 1. Şube'ye memur edildim. Başka hiç kimse bir kelime sormadı.

Kimseden vaziyeti anlamak mümkün değil. Herkes birbirinden korkuyor. Abdülhamit devrinde olduğu gibi. Orduyu, memleketi kurtarmak için çok ve fedakarca çalışmak lazım.

Başka çare yok. İstanbul muhiti pek kirli. Herkes kendi menfaatinden başka bir şey düşünmüyor. Bayramdan sonra ayrıntılı mektup yazacağım.

Nuri oradaysa âla, yok ise bu mektubu Üsküp'e gönder. Fuat geldi mi?

Mehmet Ali, Rauf, Ismail vs. arkadaşlara selam.

Mustafa Kemal Atatürk - 24 Eylül 1911

Atatürk'ün Salih Bozok'a yazdığı mektup.

Nuri (Conker)

Fuat (Bulca)

Mehmet, Ali, Rauf ve İsmail ise Atatürk'ün Selanik Subay Okulu'ndan arkadaşları.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.125

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında