Yıllar
Konular
Favoriler

Bağımsızlık ve hürriyetlerini her ne pahasına ve her ne karşılığında olursa olsun, ihlale ve sınırlamaya asla müsamaha etmemek; bağımsızlık ve hürriyetlerini bütün manasıyla korunmuş bulundurmak; ve bunun için icap ederse son ferdinin son damla kanını akıtarak insanlık tarihini şanlı bir misal ile süslemek; işte bağımsızlık ve hürriyetin hakiki mahiyetini, geniş manasını, yüksek kıymetini vicdanında idrak etmiş milletler için esasi ve hayati prensip...

Ancak bu prensip uğrunda her türlü fedakarlığı her an yapmaya hazır ve kadir bulunan milletlerdir ki, medeni insanlığın hürmet ve riayetine layık bir toplum olarak değerlendirilebilirler.

Mustafa Kemal Atatürk - 20 Mayıs 1928
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Afganistan kralı Emanullah ve kraliçe Süreyya şerefine verilen ziyafette yaptığı konuşmadan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 22. Cilt, s.126

Padişahlar halka acımadılar, Anadolu'ya acımadılar, onu sadece soydular.

Mustafa Kemal Atatürk - 1922

Osmanlı ve padişahlar hakkında

Kaynak: Ivanovic Aralov - Bir Sovyet Diplomatının Türkiye Anıları s.105

Milli hükümetimiz kahraman ordularımızın yiğitlik meydanlarında kazandığı üstünlüğün meyvesini Lozan Konferansı'nda aldı.

Yeni Türkiye Devleti'nin başarılı hükümeti önce yaptıklarıyla kendisini tanıttı, sonra bütün dünyada bağımsız ve bilinen adıyla varlığını ilan etti.

Türk tarihinde Türk Cumhuriyeti devrini açtı.

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk'ün not defterinden

Kaynak: Atatürk'ün Not Defterleri, ATASE, 10. Cilt, s. 72

Taassup cehalete dayanır. Dolayısıyla taassubu olan cahildir.

Bilim, mutlaka cehalete yener. O halde halkı aydınlatmak lazımdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 17 Ocak 1923

Atatürk'ün İzmit Kasrı'nda İstanbul'dan gelen gazetecilerle mülakatından...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 14. Cilt, s.294

Çabuk bana yeni bir din bul!

Ağaç dini.

Bir din ki ibadeti ağaç dikmek olsa!

Mustafa Kemal Atatürk - 1916

Atatürk'ün, Diyarbakır'ın çöllerinde atıyla gezerken Kurmay Başkanı İsmet Paşa'ya söyledikleri.

Mustafa Kemal Paşa, Aralık l9l6'da Ahmet İzzet Paşa'nın izinli olarak bir süre İstanbul'a gitmesi üzerine vekâleten 2. Ordu Komutanlığı'na tayin edildi. Karargâhı Diyarbakır'da olan bu ordunun Kurmay Başkanı Albay İsmet (İnönü) Bey'di. Büyük Komutan'ın, İnönü ile yakından tanışması, emir-komuta zinciri içinde çalışması bu tarihlere rastladı.

Atatürk, Ankara yeni kurulduktan sonra onun ağaçlandırılması için büyük bir çaba harcadı.

Öyle ki İngiltere Büyükelçisi Sir Geroge Clarck, Falih Rıfkı Atay'a "Birçok bina yapmışsınız, yollar yapmışsınız. Bunları çimentoyla yaparsınız. Ama neye şaştım biliyor musun? O yeşilliğe hayran kaldım. Bu mucizeyi nasıl yaptınız?" demişti.

Kaynak: Falih Rıfkı Atay, Çankaya s.721

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında