Yıllar
Konular
Favoriler

Derin ve karşılıklı bir itimada dayanan Türk-Yunan dostluğu artık açık bir hakikattır.

İki memleket arasındaki bu sıkı dostluk bağlarının gün geçtikçe kuvvetlenmesi şahsen benim aziz bir emelimdir.

Bu dostluğun yalnız hissiyata dayalı değil, kar­şılıklı hayati menfaatlar icabı olduğu hakkındaki kanaati pek haklı bulurum.

Mustafa Kemal Atatürk - 14 Ocak 1933
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Yunan elçisi Sakelloropoulos'a cevap

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 26. Cilt, s.97

Küçük hanımlar, küçük beyler!

Sizler her biriniz geleceğin bir gülü, bir yıldızı, bir ikbalisiniz. Memleketi asıl nura boğacak sizsiniz.

Kendinizin ne kadar mühim, kıymetli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız.

Sizlerden çok şeyler bekliyoruz; kızlarım, çocuklarım.

Mustafa Kemal Atatürk - 17 Ekim 1922

Atatürk'ün Bursa'da çocuklarla yaptığı sohbetten.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.22

Ben, büyük İsmet İnönü'nün karşısında bulunmakla mutlandığı manzaradan manen değilse bile maddeten uzak bulunmuş olmaktan üzüntü duymadığımı söyleyemem.

Ancak şununla teselli bulmaktayım ki, senin, hakikati, asaleti, millet ve devlet için gönülleri ateşlileri benim kadar ve belki benden daha parlak görür olduğunu bildiğimdir.

Mustafa Kemal Atatürk - 11 Aralık 1935

Atatürk'ün İsmet İnönü'ye yazdığın telgraf.

Mutlanmak kelimesi "mutluluk duymak" anlamına geliyor.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 28. Cilt, s.140

Dahili vaziyetimizdeki iyileşme ve sağlamlık sayesinde cihanın genel vaziyeti hergün daha fazla lehimize gelişmektedir.

Bu gelişmelerden, milletimizin bekasını ve bağımsızlığını temin edecek maddi neticelerin çıkarılması zamanını pek uzak görmüyorum.

Mustafa Kemal Atatürk - 6 Şubat 1921

Atatürk'ün kendisine "Genel vaziyetimizi nasıl görüyorsunuz efendim" diye soran Ruşen Eşref'e verdiği cevap.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 11. Cilt, s.36

Hakikaten Rumların hakimiyetini ve İslam unsurunun esaretini hedefleyen ve Atina ve İstanbul komiteleri tarafından idare olunan Pontus Hükümeti emelleri, Karadeniz sahiliyle kısmen Amasya ve Tokat'ın kuzey kazalarında ikamet eden Osmanlı Rumlarının hayalhanelerini çılgınca bürümüştü.

Alınan tedbirler sayesinde başarılı neticeler elde edildi.

Mustafa Kemal Atatürk - 24 Nisan 1920

Atatürk'ün meclisin 2. günü yaptığı konuşmadan.

Pontus Ayaklanması, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Kuzey Anadolu'da bağımsız bir Pontus Rum Devleti kurmak amacıyla başladı (1920-1923).

1904'te kurulan Pontus Rum Cemiyeti ile Mukaddes Anadolu Rum Cemiyeti; I. Dünya Savaşı sonunda Batum'dan İnebolu'ya kadar uzanan Kastamonu, Çankırı, Yozgat, Sivas, Tokat, Amasya, Çorum, Gümüşhane ve Erzincan'ın bir kısım toprakları üzerinde bir Rum devleti kurmak için faaliyete geçtiler.

Pontusçular, I. Dünya Savaşı sırasında Doğu Anadolu'ya giren ve daha sonra geri çekilen Rus ordularının bıraktığı silahlarla donatılıp İngilizlerden ve Yunanlardan silah yardımı gördüler.

Yunanistan'dan gelen gönüllülerin de katılımıyla Pontus Çetecilerinin sayısı 25.000'i buldu. Topal Osman ve silah arkadaşlarının asilerle yaptıkları çarpışmalarda 2.500 tüfek, 1.200.000 mermi ele geçirildi. 11.188 çeteci öldürüldü.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 8. Cilt, s.32

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında