Yıllar
Konular
Favoriler

Biliyorsunuz, ben Makedonyalıyım. Selanik'te çocukluğumdan beri milletinizin çocuklarıyla tanıştım, dostluk ettim. Onlardan da aynı karşılığı gördüm ve şunu da sezdim ki, her iki milletin çocuklarında birbirlerine karşı daha fazla ve daha özel mahiyette bir yakınlık ve sokulganlık vardır.

Demek istiyorum ki, daha o yaşlardan beri milletinize muhabbetim vardır. Bu tabii eğilime bakarak her iki milletin daima birbirine yakın dost olmasını ve öyle kalmasını daha gençliğimden düşünmüştüm.

Daha sonra hadiselerin zorlaması dolayısıyla ayrı ayrı saflarda bulunduğumuz zamanlarda dahi, fırsat çıktıkça temas ettiğim subaylarınıza, bu ayrılığın geçici olduğunu, esasta, dikkatle bakılacak olursa bu iki milletin birbirine dost olması her ikisinin de büyük ve hayati menfaatları gereği bulunduğunu, zamanla bu hakikatin anlaşılacağı­nı ve bu dostluğun kurulacağını ve daima buna çalışmanın uygun olacağını söylemi­şimdir.

Mustafa Kemal Atatürk - 19 Ekim 1937
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Yunanistan elçisi Metaksas'la yaptığı görüşmede söyledikleri.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 30. Cilt, s.48

Benim adım çok içki içer diye çıkmıştır. Bunu siz de duymuş olacaksınız. Doğrusu ben, öteden beri içerim; içkiyi severim.

Fakat istediğim zaman bunu keserim.

Vazifem esnasında bir damlasını ağzıma koymam. Vatan işlerime içki karıştırmam. O sadece benim keyfim içindir. Onun yüzünden vazifemi bir an geri bıraktığımı hatırlamıyorum.

Daha gençken, manevralara çıkılmadan önce, muhabbete dalarak sabaha yakın zamanlara kadar içsek bile, ben bazen hiç uyumadan saatinde doğruda doğruya vazifem başına giderdim.

İçki ve vazife iki ayrı şeydir. Birbirine tesiri dokunacak yerde vazifeyi elbette keyfe tercih etmen; içkiyi mutlaka kesmeli.

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk'ün içki hakkındaki görüşleri

Kaynak: Ruşen Eşref Ünaydın, Atatürk'ü Özleyiş 2. Cilt s.80

Siz milliyetçi zümre, halkla konuştuğunuz vakit yüksek sesle söylemeyi unutmayınız.

Yüksek ses, inancın ifadesi olduğu vakit tesir yapmaktan geri kalmaz.

Yolunda çalıştığımız büyük mefkureyi halkın kalbinde bir fikir halinden, bir his haline geçirmelisiniz.

Demokrasinin ne olduğunu halka anlatmak ,bilhassa sizin vazifenizdir. Birtakım kelimeler var ki, sık sık telaffuz edildiği halde, hatta aydınlarımız arasında onu tamamıyla anlayanlar çok değildir.

Halkçılığın ne olduğunu, esasları neden ibaret bulunduğunu, halkçıların halka karşı ne gibi vazifeler üstlenmek mecburiyetinde kalacaklarını madde madde izah etmek lazımdır.

Cumhuriyet'i, onun icaplarını yüksek sesle anlatınız. Cumhuriyet prensiplerini sevdiriniz. Bunu kalplere yerleştirmek için hiçbir fırsatı ihmal etmeyiniz.

Mustafa Kemal Atatürk - 18 Aralık 1930

Atatürk'ün, İstanbul'da Türk Ocağı'na yaptığı ziyaret sırasında konuşması

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 24. Cilt, s.375

Bir memlekette adalet mevcut olmazsa, o memlekette anarşiden başka bir şey yoktur. Orada hükümet yoktur, orada hiçbir şey yoktur.

Mustafa Kemal Atatürk - 19 Ocak 1923

Atatürk'ü İzmit Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 14. Cilt, s.345

Sınırlarının mühim ve büyük kısımları deniz olan Türk devletinin donanması da mühim ve büyük olmak gerektir. O zaman Türk Cumhuriyeti daha müsterih ve emin olacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 20 Eylül 1924

Hamidiye Kruvazörü Hatıra Defterine yazı

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 17. Cilt, s.36

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında