Batı medeniyetinin öncüsü olduğunu iddia eden Fransızların zulüm ve baskılarına ve on asırdan beri milletimizin geçerli olan fiili hakimiyetinin ortadan kaldırılmasına ve imhasına karşı silah müdafaasını kullanmaya mecbur olup, yirmi güne yakın bir zaman zarfında Ermenilerle birleşen düşman kuvveti ile her türlü mahrumiyetler içinde çarpışan ve nihayet başarılı olan kahraman Maraşlıları, bütün memleket namına tebrik ve tazize koşarız.
Maraşlılar, bu kahramanca müdafaaları ile milli davanın yüceliğini ve milletimizin yaşamak. bağımsız olarak yaşamak hususundaki yüksek iradesini bütün cihana gösterdiler.
Şehitlerimize dualar, selamlar.
Atatürk'ün Maraş Müdafai Hukuk Cemiyeti'ne, Maraş Belediyesi'ne ve Kuvayi Milli Kumandanı Kılıç Ali Bey'e gönderdiği telgraf.
Taziz kelimesi değer verme, şereflendirme, kutlama anlamına geliyor.
Atatürk, Maraş'taki direnişi örgütleyen Arslan Bey'e sonraları "Siz sadece Maraş'ı kurtarmakla kalmadınız. Siz Türk kurtuluş mücadelesinin de kazanılmasını sağladınız. Biz Maraş'tan ismen bir Arslan bekliyorduk, cismen de bir Arslan geldi." der.
İşgal yıllarında, 28 Kasım 1919 tarihinde Maraş kalesindeki Türk bayrağı indirilerek yerine Fransız bayrağı asılmıştı.
Bunun üzerine Ulu Cami'de namaz öncesi halk "Bayraksız namaz kılınmaz" diye Maraş kalesine akın etmiş ve Fransız bayrağını indirmişti.
1936'da bizzat Atatürk'ün emriyle Maraş Kalesi'ne "Bayrak Tutan Bozkurt" heykeli dikildi.
Heykelin üzerinde "(28 Kasım 1919) Cuma Günü Türk Maraş, Silah Gücü İle İnen Bayrağını İman Gücü İle Yenden Dalgalandırdı" yazıyordu.
Heykel sonraki yıllarda kaldırıldı. Şu an nerede olduğu bilinmiyor. Maraş'a 7 Şubat 1973 tarihinde TBMM tarafından Kahraman ünvanı verildi.
Eğitim ya milli olur, ya dini olur. Biz, dini eğitimi aileye bıraktık.
Milli eğitimi de devlete aldık.
Mekteplerimizde ve bütün kültür müesseselerimizde milli eğitim esas kabul edilmiştir.
Tuttuğumuz yol budur: Çocuk, dini eğitimini ailesinden alacaktır.
Atatürk'ün Türk Ocakları Kurultayı delegeleriyle yaptığı konuşmadan...
Dünyada yenilmeyen kimse, yenilmeyen ordu, yenilmeyen takım, yenilmeyen kumandan yoktur.
Yenildikten sonra üzülmek normaldir, bu üzüntü insanın yürek gücünü yok edecek, onu çökertecek seviyeye varmamalıdır.
Yenilen hemen toparlanmalı, kendini yeneni yenmek için olanca gücüyle, azmiyle çalışmalıdır.
Atatürk, bir gün yakın arkadaşı ve koruması Kılıç Ali'nin evine gider ama Kılıç Ali evde olmadığı için kapıyı oğlu Gündüz Kılıç açar.
O sırada (1936) Türk Milli Futbol Takımı, Sovyetler Birliği'ne gidip birkaç dostluk maçı yapmış ve gerçekten çok kötü skorlar almıştı. Son maçta Türkiye 9-1 yenilmişti ve Gündüz Kılıç da futbolculardan biriydi.
Atatürk kısa sohbeti sırasında Gündüz Kılıç'a görseldeki sözleri söyler.
Gündüz Kılıç ya da diğer bilinen adıyla "Baba Gündüz" Galatasaray'ın efsane futbolcularından biriydi. 1934'den 1953'e kadar Galatasaray'da forma giydi ve 1952'de Galatasaray'a teknik direktör oldu. 1962-63 sezonunda onun yönetiminde Galatasaray, Şampiyon Klüpler Kupasında (bugünkü Şampiyonlar Ligi) çeyrek finale yükseldi.
Derin ve karşılıklı bir itimada dayanan Türk-Yunan dostluğu artık açık bir hakikattır.
İki memleket arasındaki bu sıkı dostluk bağlarının gün geçtikçe kuvvetlenmesi şahsen benim aziz bir emelimdir.
Bu dostluğun yalnız hissiyata dayalı değil, karşılıklı hayati menfaatlar icabı olduğu hakkındaki kanaati pek haklı bulurum.
Adli siyasetimizin temel esası, zamanın değişmesi ile hükümlerin de değişmesi gerekeceğinin inkâr edilemez olduğu kuralıdır.
1 Mart 1922 Meclis Üçüncü Toplantı Yılı Açılış Konuşması
Orijinali "Ezmanın tegayyürü ile ahkamın tegayyürü inkar olunamaz" diye geçer ve Mecelle'de geçer.
