Yıllar
Konular
Favoriler

Birbirimize daima gerçeği söyleyeceğiz. İsterse bu gerçek iyi veya kötü olsun, felaket veya mutluluk getirsin, fakat illa gerçeği söyleyeceğiz.

Mustafa Kemal Atatürk - 11 Ekim 1925
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

İzmir'de halka konuşma...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 18. Cilt, s.53

Efendiler! Bir şeyi çok iyi hatırlatmak isterim: Hiçbir noktada, en küçük ve en büyük meselelerde milletimi sözlerimle, hareketlerimle aldatmamış olmakla iftihar ediyorum.

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Ocak 1923

Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.369

Düşmanımız olan Yunanlıların sevgili memleketimizde yaptıkları zulümleri ve cinayetleri bizzat görerek uyandığına ve tövbe ettiğine memnun oldum.

Sığınmanı Batı Cephesi'nde düşmanlarımız aleyhine bütün kuvvetinle çalışmak şartıyla kabul ettim.

Ve seni tekmil maiyetinle Batı Cephesi emrine verdim. Cephe Kumandanı İsmet Paşa Hazretleri hangi yoldan nereye gideceğinizi ve vazifenizi Haymana Kaymakamlığı vasıtasıyla size bildirecektir.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Ekim 1921

Atatürk'ün Aynacıoğlu Hasan'a telgrafı.

Aynacıoğlu İsyanı, Aynacıoğlu Rüştü, Hasan, Mehmet ve Deli Hacı isimli aile reisleri önderliğinde 1919-1920 yılları arasında TBMM güçlerine karşı başlatılan isyandı.

Tokat, Yozgat, Haymana, Amasya, Çorum, Alaca, Yozgat ve yakın yörelerde yaklaşık 600 kişilik atlı kuvvetiyle halka ve hükümete yakın unsurlara saldıran Aynacoğulları, hükümet güçleri tarafından yenilgiye uğraltı ve ele başları idam edildi.

Kaçmayı başaran Aynacıoğlu Hasan ise Atatürk'ten af diledi ve büyün kuvvetleriyle Batı'da Yunanlılara karşı savaşacağına söz verdi. Atatürk de bu telgrafla onu affetti.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 12. Cilt, s.27

Efendiler; ben de bazı arkadaşlarım gibi Batı milletlerini, bütün dünyanın milletlerini tanırım.

Fransızları tanırım, Almanları, Rusları ve bütün dünyanın milletlerini şahsen tanırım ve bu tanışmam da harp sahalarında olmuştur. Ateş altında olmuştur. Ölüm karşısında olmuştur.

Yemin ederek size temin ederim ki, bizim milletimizin manevi kuvveti bütün milletlerin manevi kuvvetinin üstündedir.

Mustafa Kemal Atatürk - 8 Temmuz 1920

Atatürk'ün Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı konuşma

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 9. Cilt, s.29

Aziz Manisalılar, ben Manisa'yı yangınlar içinde, harap ve türap bir halde görmüştüm. Muhterem Manisalılar, ben sizi karanlıktan, ateşten, esaretten henüz kurtulduğunuz bir zamanda görmüştüm.

Fakat o günkü halleri, itiraf ederim, hakiki üzüntüyle karşılamadım. Gerçi siz zalim bir taarruzun şiddetli darbelerinden henüz kurtulmuştunuz. Fakat ben emindim ki, bu kadar şiddetli darbeler insanların inançlarını takviye eder.

Kabiliyeti, cevheri olan bir millet öyle darbelerden uyanıklık kazanır. Maziye nispeten geleceğini daha çok parlak yapabilir.Muhterem arkadaşlar, felaketler insanları, akılları başında olan milletleri daima azimkar, iyi hamlelere sevk eder ve işte siz de o hamleleri yapmaktasınız.

Mustafa Kemal Atatürk - 10 Ekim 1925

Atatürk'ün Manisa'da halka yaptığı konuşmadan...

Yunan ordusu kaçarken, Atatürk'le beraber 5 Eylül 1922'de Manisa'ya giren Ruşen Eşref Ünaydın, Alaşehir'de gördüğü korkunç manzarayı 2. ve 3. görseldeki sözlerle ifade edecekti.

1922 Alaşehir yangını, Yunan ordusu tarafından geri çekilme sırasında başlatıldı ve 3 Eylül 1922'den 5 Eylül'e kadar devam etti.

Yangın ve katliamlar sonucu 3,000 kadar sivil öldü ve şehirdeki 4550 evin sadece 100 tanesi kurtulabildi.

300 kadar Türk çocuğu ve bir o kadar kadın, Yunan askerleri tarafından kurşuna dizildi.

38.000 nüfuslu Alaşehir'in nüfusu 4.000'e düştü...

Yangın sırasında dükkan ve evlerde yağma başladı ve yangından kaçmaya çalışan siviller Yunan askerleri tarafından vuruldu. Türk kadınlarına sıklıkla tecavüz edildi.

İngiliz raporuna göre 72 kadın diri diri ateşe atılarak yakıldı.

Orada bulunan Kızılhaç görevlisi 2 Amerikalı şunları yazmıştı:

Her ikimiz 1916 yılından beri birçok felaketlere tanık olduk. Şimdiye kadar buradaki harabelere yaptığımız ziyaretler kadar acı verici bir görevle karşılaşmadık. Hiçbir yerde halkın yüzlerinde okunan korku ve dehşet izlerine benzer acıklı bir görünüşe rastlamadık. Bu görünüş karşısında istemeyerek Pompei ve Mesina harabelerini hatırladık. Fakat bu iki şehrin harap oluşu doğal sebeplerden olduğu halde savaş meydanından çok uzaktaki Alaşehir ve civarının tahribatı, olayları gözleriyle görenlerin tanıdıklarına ve söylediklerine göre yirminci yüzyılın ortasında Hristiyanlar tarafından planlı bir biçimde yapılmıştır.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 18. Cilt, s. 50

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında