Yıllar
Konular
Favoriler

İnsan maddi, fikri, toplumsal hayat vasıtalarından mahrum, zaruretler içinde kalırsa, hayatta ümitsizliğe düşer, gözlerini geleceğe çevirmeksizin yaşar.

İnceleme ve araştırma için vakit bulamaz. Kendisinde fikir hayatı durur. Hayat, onun için bir esaret olur. İradesinden dahi vazgeçmeye mecbur olabilir.

Anlaşılıyor ki, insanın servet edinmesi lazımdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1930
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Vatandaş İçin Medeni Bilgiler kitabı için Atatürk'ün el yazısıyla yazdığı taslaktan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 23. Cilt, s.65

Bazı yerlerde çok fena hapishaneler görülmüştür.

Denizli'de birkaç yüz mahpus, ancak diz dize oturabilecek kadar dar ve fena bir yerde ömür sürmeye mahkumdu.

İyi hapishaneler yapılması masraf ve zaman işi olmakla beraber, bir mahpus için en az lazım olan satıh ve hacim sıhhiyecce tespit edilerek bu izdihamın her yerde önlenmesi mümkündür.

Mustafa Kemal Atatürk - 1931

Atatürk'ün 26 Ocak-2 Mart 1931 yılında yaptığı yurtiçi gezisinden notları.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 25. Cilt, s.36

Boğazlar meselesinde dostlarımıza açık sözümüz şudur: Türk milletinin, Türk vatanının tam emniyeti tedbirleri -ki bunlar hiçbir dost devlete ve hatta hiçbir devlete zarar vermez- hakkıyla tahakkuk ettirilmedikçe yapılacak herhangi bir rejimin Türk milletince kabule layık görülemeyeceğine şimdiden inanmalıdır.

Mustafa Kemal Atatürk - Temmuz 1936

Atatürk'ün, Montrö Anlaşması öncesinde Boğazlar Rejimi hakkında Yunus Nadi'ye yazdırdığı makale

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 28. Cilt, s.221

Ulukışla'nın Ömerli köyü civarında yedi Müslümanın, Çiftehan civarındaki Er­meni Fransız askerleri tarafından katli dolayısıyla bu gibi hallerin tekrarına meydan verildiği takdirde aynen karşılığına girişileceğinin Kilikya Fransız Başadministratörlüğü'ne tebliği lüzumu Harbiye Nazırı Cemal Paşa'dan istirham olundu.

Mustafa Kemal Atatürk - 19 Kasım 1919

Heyet-i Temsiliye Bildirisi

Niğde Ulukışla'da Fransız askeri olarak gönderilen bazı Ermeniler halka terör estiriyordu.

Sürekli Türk köylerine saldırıyor, çarşıda Müslüman kadınların yüzünü zorla açmaya çalışıyordu.

Ulukışla, milli mücadelede büyük bir önem taşıyordu. Öyle ki 10 Kasım 1918’de Adana’dan İstanbul’a trenle hareket eden, Ulukışla’da mola veren Mustafa Kemal Paşa, burada bir bayram şenliği içinde coşkuyla karşılandı. Paşa sevk edilen silah ve mühimmatını kervansarayda depolanmasını bizzat denetledi. Ulukışla halkı ve şehrin ileri gelenleriyle görüşüp, ülkenin kurtuluşu için düşüncelerini onlarla paylaştı ve Ulukışla ilçesinin stratejik konumunu görerek Başkumandanlık Erkanıharbiye Riyasaseti Ulukışla ve Toros tünellerinin Sevr Anlaşmasından çıkartılmasını istemişti.

Mustafa Kemal Paşa, 20 Temmuz 1920 tarihinde yanında Fevzi (Çakmak) Paşa ile birlikte trenle yeniden Ulukışla’ya gelmiş, iki gün süren Milli Teşkilatlar Güney Cephesi Konferansı’na başkanlık yapmıştır.

Bundan bir müddet sonra Mustafa Kemal Atatürk, arkadaşı Albay Arif Bey’i Ulukışla İlçesinde Kuva-i Milliye Örgütünün başına komutan olarak gönderdi. Daha sonra Mustafa Kemal Paşa Ulukışla’ya birkaç kez gizlice gelerek denetimlerde bulundu.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 5. Cilt, s.146

Eskişehir'in düşmesi acıdır; fakat bu düşüş sıfırdır. Maksat ordudur. Ordu ayaktadır; yenilmemiştir; onu bu gece Porsuk gerisine çekebilirlerse, düşmanın bizimle temasını kesebilirlerse, mesele yoktur.

Çekebileceklerdir, kesebileceklerdir. Çekiliş iyi idare ediliyor. Düş­manı bir ay oyalayabilelim, sonra behemahal mahvedece­ğim.

Mustafa Kemal Atatürk - Temmuz 1921

Atatürk'ün Eskişehir-Kütahya Muharebesi'nden sonra sözleri

Kaynak: Ruşen Eşref Ünaydın - Atatürk'ü Özleyiş, s.62

Veritabanında
718 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında