Yıllar
Konular
Favoriler

Biliyorsunuz ki, samimiyetin lisanı yoktur. Samimiyet ifade edilemez. O, gözlerden ve yüzlerden anlaşılabilir. İşte size yüzümü, gözlerimi çeviriyorum. Bakınız, görünüz. Oradan anlayacaksınız ki, kalbim çok şiddetli bir muhabbetle çarpmaktadır.

Mustafa Kemal Atatürk - 31 Ağustos 1925
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Kastamonu'da halka nutuk...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 17. Cilt, s.297

Suriyeliler zeki, modern ve nazik insanlardır.

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Aralık 1937

Suriye başbakanı Cemil Mardam ve Adil Arslan ile görüşmeden

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 30. Cilt, s.121

Yeni evlenen bir kişinin gönlü hayat, aşk ve saadet hisleriyle dopdoludur. Bu, en kıymetli bir zamandır.

İnsanlar hayatında bu aydınlık ve sevinçli dakikaları ölünceye kadar hep aynı şekilde duygulanarak pek muhim ve hayatı için tarihi bir hadise olarak anıp hatırlar.

Sen bunu kendinden bilirsin. Ben bunu tecrübe etmedim. Fakat az çok hayatı ve insanları tahlil ettiğim için bu neticeyi buldum.

Hayatın çeşitli yönlerinden birkaçını görenler evlendikten sonra keşfedilmemiş yönlerini de ister istemez görürler. Bu pek tatlı olabildiği gibi pek acı da olabilir.

Mustafa Kemal Atatürk - 31 Ekim 1914

Atatürk'ün Salih Bozok'a mektubu

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.202

Askerlikte bir kaide vardır. Düşmanın harp cephesi çok kuvvetli olursa onu parçalamak lazım gelir. Biz milli mücadeleye başlarken karşımızda iki düşman vardı: Biri dahili düşman ki, bunu İstanbul hükümeti temsil ediyordu; diğeri harici düşmanlar ki, bunu da yabancı İşgal kuvvetleri teşkil eyliyordu.

Her iki düşman ile aynı zamanda mücadele etmek imkansızdı. Tabii olarak ilk önce harici düşmanlara karşı vaziyet aldık. Milli mücadele zafere ulaştıktan ve Lozan barışı imzalandıktan sonra da, dahili düşmanları tasfiye etmeye başladık.

Dahili düşmanları da parça parça ayırmak. sı­raya koymak. en mühim olanları ilk önce bertaraf etmek, ondan sonra diğerlerini ele almak icap ederdi. Yaptığımız budur

Mustafa Kemal Atatürk - 5 Şubat 1924

istanbul'da gazetecilerle beraber yenen yemekte anlattıkları.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.207

Gerçek vatandaş nerede ve ne durumda olursa olsun, serbest konuşmalı, kafasından geçen, vicdanından gelen şeyleri söylemeli.

İsterim ki, bütün vatandaşlar böyle serbest konuşsunlar.

Karşısındaki Cumhurbaşkanı bile olsa, düşüncelerini açıklamaktan çekinmesinler.

Mustafa Kemal Atatürk - 1930

Cemal Granda anlatıyor:

Atatürk arkadaşlarıyla beraber 1930 yılında Beyoğlu'nda Tünel ve Galatasaray arasında Madam Vera isimli bir Beyaz Rus'un işlettiği Eden isimli bir lokantaya akşam yemeğine gider.

Yemekten sonra yan masadaki iki genç Atatürk'ün dikkatini çeker ve onları yanına çağırır. Bunlardan biri ünlü ressam İbrahim Çallı, diğeri ise arkadaşı Hüsamettin Kavalalı'dır.

Aralarındaki sohbette Atatürk bu sözleri söyler.

Atatürk, Madam Vera'nın yerine sürekli giderdi. Bir gün Vera kendisine zor durumda olduğunu, bankanın kendisine kredi vermediğini söyleyip, yardım rica etmişti.

Atatürk, ortağı olduğu İş Bankası yönetimine bir not yazıp bu sorunun çözülmesini istedi.

İş Bankası, Atatürk'ün bu notuna rağmen Vera'ya kredi vermeyi kabul etmedi.

Kaynak: Cemal Granda, Atatürk'ün Uşağı İdim, s.161

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında