Bu kıymetli diyarın en yüksek makam ve vazifesini kazanmış ve üstlenmiş olmanızdan dolayı sizi tebrik ederken, gelişmesini daima alaka ve muhabbetle takip edeceğim Hatay'daki faaliyetinizde muvaffakiyetinizi temenni eyler ve Hatay'ın yeni idare altında pek çok saadet ve refahlar görmesini yürekten dilerim.
Hatay Devlet Başkanı seçilen Tayfur Sökmen'e gönderdiği telgraf.
Tayfur Sökmen, 1892 yılında Adana'da doğdu. Rüştiyeyi bitirmiş, ayrıca hususi eğitim almıştır. 2. Kolordu emrinde Kuvâ-yi Milliye komutanlığı, Hatay Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti temsilciliği, İskenderun ve havalisi Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kuruculuğu ve başkanlığı, Antakya-İskenderun muaveneti İçtimaiye cemiyeti başkanlığı, Hatay Erkimlik Cemiyeti Reisliği yapmıştır.
Milli Mücadele sırasında Hatay'da Fransızlara karşı direnişi örgütledi.
1937'de Milletler Cemiyeti'nin Hatay için kabul ettiği anayasadan sonra kurulan Hatay Devleti'nin ilk ve tek devlet başkanı seçildi. Bu görevi, Hatay 29 Haziran 1939'da Millet Meclisi'nin kararıyla Türkiye'ye katılma kararı alıncaya kadar sürdürdü.
Hatay'ın Türkiye'ye katılması sonrasında TBMM'ye giren Sökmen, 1943, 1946, 1950, 1954 ve 1957 genel seçimlerinde Hatay milletvekili seçildi. 1961'de Cumhuriyet Senatosu'na seçilen Sökmen, 1975'te yaş haddinden emekliye ayrıldı.
Tayfur Sökmen, 3 Mart 1980 tarihinde İstanbul'da vefat etti.
Tayfur Sökmen, Hatay'ın Türkiye'ye katılmasında önemli rol oynayan bir lider olarak kabul edilir. Hatay'ın kurtuluşu için verdiği mücadeleden dolayı kendisine "Hatay'ın Fatihi" unvanı verilmiştir.
Sökmen'in çocukları arasında eski TBMM Başkanvekili Murat Sökmenoğlu ve eski Hatay milletvekili Bahir Sökmenoğlu da bulunmaktadır.
Tayfur Sökmen'in 21 akrabası 6 Şubat 1923 depreminde hayatını kaybetti.
Mekanı cennet olsun...
Ne yazık ki, şimdi hilafet ve saltanat makamını işgal eden zat, bu millet için hain bir adamdır.
İtilaf donanmaları İstanbul'a girdikten sonra Mütarekename hükümleri bir tarafa bırakıldı.
Gün geçtikçe artan bir şiddetle, saltanat hukuku, hükümet haysiyeti, milli izzetinefsimiz saldırılara uğradı.
İtilaf heyetlerinden gördükleri teşvik ve fiili himaye sayesinde Osmanlı tebaasından olan Müslüman olmayan unsurlar her yerde küstahane tecavüze başladılar.
Atatürk'ün Büyük Millet Meclisi'nde yaptığı ve ateşkes anlaşmasından meclisin açılmasına kadar geçen zamanda olan olayları ele aldığı konuşmadan.
Birbirimize daima gerçeği söyleyeceğiz. İsterse bu gerçek iyi veya kötü olsun, felaket veya mutluluk getirsin, fakat illa gerçeği söyleyeceğiz.
Hakikaten Rumların hakimiyetini ve İslam unsurunun esaretini hedefleyen ve Atina ve İstanbul komiteleri tarafından idare olunan Pontus Hükümeti emelleri, Karadeniz sahiliyle kısmen Amasya ve Tokat'ın kuzey kazalarında ikamet eden Osmanlı Rumlarının hayalhanelerini çılgınca bürümüştü.
Alınan tedbirler sayesinde başarılı neticeler elde edildi.
Atatürk'ün meclisin 2. günü yaptığı konuşmadan.
Pontus Ayaklanması, Türk Kurtuluş Savaşı sırasında Kuzey Anadolu'da bağımsız bir Pontus Rum Devleti kurmak amacıyla başladı (1920-1923).
1904'te kurulan Pontus Rum Cemiyeti ile Mukaddes Anadolu Rum Cemiyeti; I. Dünya Savaşı sonunda Batum'dan İnebolu'ya kadar uzanan Kastamonu, Çankırı, Yozgat, Sivas, Tokat, Amasya, Çorum, Gümüşhane ve Erzincan'ın bir kısım toprakları üzerinde bir Rum devleti kurmak için faaliyete geçtiler.
Pontusçular, I. Dünya Savaşı sırasında Doğu Anadolu'ya giren ve daha sonra geri çekilen Rus ordularının bıraktığı silahlarla donatılıp İngilizlerden ve Yunanlardan silah yardımı gördüler.
Yunanistan'dan gelen gönüllülerin de katılımıyla Pontus Çetecilerinin sayısı 25.000'i buldu. Topal Osman ve silah arkadaşlarının asilerle yaptıkları çarpışmalarda 2.500 tüfek, 1.200.000 mermi ele geçirildi. 11.188 çeteci öldürüldü.
