Yıllar
Konular
Favoriler

Anadolu'daki Yunan ordusu kati surette mağlup edilmiştir. Yunan ordusunun artık yeniden ciddi bir mukavemet göstermesine ihtimal yoktur. Anadolu için herhangi bir müzakereye mahal kalmamıştır. Mütareke ancak Trakya için söz konusu olabilir.

Dolayısıyla Eylül'ün onuna kadar doğrudan doğruya Yunan hükümeti veyahut İngiltere vasıtasıyla hükümetimize resmen müracaat ettiği takdirde aşağıdaki şartlar or­taya koyularak cevap verilmelidir.

Mustafa Kemal Atatürk - 5 Eylül 1922
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

4 Eylül 1922 tarihinde Rauf Orbay'a İstanbul'daki İtilaf Devletlerinden bir telgraf gelir. Telgrafta ateşkes istenmektedir.

Atatürk, o telgrafa bu cevabı verir. Şartlar, aşağıdaki gibidir:

- Mütarekenin tarihinden itibaren on beş gün zarfında Trakya 1914 sınırlarına kadar kayıtsız şartsız Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetinin mülki memurlarına ve askeri kuvvetlerine teslim edilmiş bulunacaktır.

- Yunanistan'daki esirlerimiz on beş gün zarfında İzmir , Bandırma ve İzmit limanlarında teslim olunacaktır.

3. Yunan ordusunun üç buçuk seneden beri Anadolu'da yaptığı ve icra eylemekte bulunduğu tahribatı tamir etmeyi şimdiden taahhüt edecektir.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 13. Cilt, s.256

Mütareke imzalandığı zaman memleketin mühim ve verimli kısımları işgal altına alındı. Silahlarımız elimizden alındı. Vaziyet pek ümitsiz bir halde bulunuyordu. Her şeyden evvel düşmanı memleketten dışarı atmak lazımdı.

Bu her düşüncenin, her bakışın üstünde bir gereklilikti. Uzun emekler, gayretlerden sonra buna muvaffakiyet hasıl oldu. Düşman çekilmişti.

Lakin memleket harap bir halde kalmıştı. Yıkılmış şehirlerin imarı lazımdı.

Mutlaka yapılması lazım gelen şimendiferler, yollar ve limanlar vardı. Su tesisatını unutmamalı.

Kısacası koca bir memleket baştan aşağıya kadar donatılmak ihtiyacındaydı.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Kasım 1930

Atatürk'ün, ABD ticaret müsteşarı Dr. Klein'la görüşmesinden.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.310

İnkılabın kanunu mevcut kanunların üstündedir.

Bizi öldürmedikçe ve bizim kafalarımızdaki cereyanı boğmadıkça başladığımız yenilikçi inkılap bir an bile durmayacaktır.

Bizden sonraki devirlerde de hep böyle olacaktır!

Mustafa Kemal Atatürk - 17 Ocak 1923

Atatürk'ün İzmit Kasrı'nda İstanbul'dan gelen gazetecilerle mülakatından...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 14. Cilt, s.302

Efendiler, biz Türkiye halkı insanlık dünyasından soyutlanarak kendi başımıza yaşayamayız. Bütün dünya ile bütün insanlıkla beraber yaşarız ve yürürüz! Ve hiç olmazsa onlarla bir hizada yürümeye mecburuz.

Buna göre her hususta olduğu gibi özellikle yargıda da zamanın gereklerini daima göz önünde tutmak ve yeni yapacağımız bütün şeyleri ona göre yapmak zorundayız.

Mustafa Kemal Atatürk - 19 Ocak 1923

Atatürk'ün İzmit Sinema binasında halka yaptığı konuşmadan. Hukuk ve medeniyet hakkında

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.345-346

Milli his ile dil arasındaki bağ çok kuvvetlidir. Dilin milli ve zengin olması, milli hissin gelişmesinde başlıca etkendir.

Türk dili, dillerin en zenginlerindendir; yeterki bu dil, şuurla işlensin.

Ülkesini, yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 2 Eylül 1930

Sadri Maksudi'nin "Türk Dili İçin" isimli kitabına yazdığı not

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 24. Cilt, s.262

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında