Eğitimde geçen devrenin en mühim hadisesi Türk harflerinin kabul ve tatbikidir. Türk harflerinin resmi ve genel hayatta tatbiki iki sene sürdü.
Okullarda bu yeniliğin icap ettirdiği değişiklikler süratle tahakkuk ettirildi. Bütün devlet dairelerinde, basında ve vatandaşlara açılan genel kurslarda ve okullarda Türk yazısı yayıldı ve öğretildi.
Şimdi basit bir iş zannolunan bu hadise tarihimizin büyük hadiselerinden ve başlıca dönüm noktalarından biri olarak ebediyen zikrolunacaktır.
CHP 3. Büyük Kongresi açılış konuşması
Efendiler! Bir hükümet ancak adalete dayanabilir.
Bağımsızlık, gelecek, hürriyet, her şey adaletle ayaktadır.
Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan
Gece karanlıkta yaralıları dolaştığım sırada Mehmet Çavuş adında birinin düşmana hücum sırasında elindeki silahının kullanılmaz hale gelmesi üzerine hücuma taşla devam ettiğini anladığımdan, özendirmeye örnek olacağı düşüncesiyle, derhal adı geçenin orada nişanla ödüllendirilmesini arz ve istirham ettim.
Arıburnu Muharebeleri Raporu'ndan
Atatürk'ün Madam Corinne'e yazdığı mektupta "Ben burada kalarak Mehmet Çavuş'a şeref kazandırmayı tercih ettim" dediği Bigalı Mehmet Çavuş Çanakkale Savaşı kahramanıdır.
Savaş sırasında Mehmet Çavuş'un tüfek namlusu parçalara ayrıldı, bu yüzden kırık tüfeğini düşmana fırlattı ve bunun yerine onlara taşlarla saldırmaya başladı. Bu saldırısı sonrası başından ve sağ göğsünden yaralandı.
Osmanlı ve Türk askeri için kullanılan “Mehmetçik” kelimesinin Mehmet Çavuş'tan geldiği düşünülmektedir.
Bugün, geçmişten kuvvetliyiz! Bugün, geçmişe oranla daha büyük bir hayati kabiliyete ve kudrete sahibiz.
Bu üstünlüğü yapan nedir? Bunun hakiki sebepleri iki düsturun anlamında saklıdır.
Bu düsturlardan birisi Misakı Milli, ikincisi hakimiyeti kayıtsız şartsız milletin elinde tutan Teşkilatı Esasiye Kanunu'muzdur.
Meclisin dördüncü toplantı yılı açılış konuşması
Askerimizin çoğu, herhalde İzmir'e gitmek istediği için, deniz kıyısına varmadıkça kanmamış, durmamıştır. Çünkü ona verilen emir, "Akdeniz'e!" idi.
Türk askerinin sinesi yalnız azim ve inançla doludur. O, göründüğü gibi perişan değildir. O, kabuğu siyah ve içi bembeyaz olan kestaneye benzer; yani bir cevherdir. Onunla hasbıhal ederseniz, onun mayasını, tabiatını anlar, öğrenirsiniz; fakat biliniz ki, o herkese de açılmaz.
Derdine aşina çıkabilirseniz görürsünüz ki, cahil sandığınız o "Mehmet" neler bilir, kalbinde ne büyük emeller, fikirler besler! Onun için iddia ederim ve son hakikatle ispat ediyorum ki, harpte zafer, azim ve inancı kuvvetli olan tarafındır! Ve biz onunla muzaffer olduk. İşte siz gençler, onu takviye ediniz.
Atatürk'ün, Bursa'da İstanbullu gençlere yaptığı konuşmadan
