Yıllar
Konular
Favoriler

Mücadelemiz çok çetin oldu. Lakin henüz başlangıçtayız. İmparatorluktan miras aldığımız şey harap bir memleketten ibarettir.

Şöyle bir benzetme yapayım: Vefat eden bir babadan oğullarına bir ev kaldı farz ediniz. Ev o kadar harap, o kadar harap ki, mutlaka esaslı bir tamire muhtaç. Buna ise para lazım.

Varisler bu halden memnun olurlar mı sanırsınız? İşte bulunduğumuz vaziyet.

Vaktiyle Osmanlı sultanları halkın en iyi unsurlarını imparatorluğun uzak kısımlarına, sınırlara harbe gönderirlerdi. Geriye kalan ikinci derecede kabiliyet sahibi olanları ise öldürünceye kadar çalıştırırlar ve bunların emek mahsulünü hemen bütünüyle gasp ederlerdi. Halk bu yüzden daima fakir bir halde kaldı.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Kasım 1930
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün, ABD ticaret müsteşarı Dr. Klein'la görüşmesinden.

Dr. Klein o tarihte Amerika Birleşik Devletleri Maliye Bakanlığı müsteşarıdır. 5 Kasım 1930'da Türkiye'ye gelmiş, on gün yurdumuzda kalmıştır. Bu gezi sırasında Türkiye Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal (Atatürk) ile bir saat yirmi dakika süren bir görüşme yapmıştır.

Klein, Ankara'yı ziyaretinden ve gördüğü bayındırlık eserlerinden hayrete düştüğünü söyler. Gazi Orman Çiftliği'ni gezdiğini ve çiftliğin kendi gözünde yeni Türkiye'nin ruhunu gösterir bir timsal ve memleketin hangi sahalarda yürümek istediğini gösterir canlı bir vesika olduğunu, çok övücü ve çok samimi bir lisanla söyledi ve sözlerine devam ederek şöyle söyler:

Genel olarak Türkiye'de gördüklerim iki kelime ile özetlenebilir: Hayret ve takdir. On sene gibi kısa bir müddet zarfında Türkiye'de çok esaslı, çok büyük, çok muvaffakiyetli işler yapılmıştır. Bunlara hakim olan isabetli bakışı, cesareti, hayretle, takdirle selamlamamak mümkün değildir.

Atatürk de bu sözlerle cevap verir.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.310

Biz, ne zor kullanmak, ne de fetih istiyoruz.Yalnız bırakılmamızı ve kendi ekonomik ve siyasal kaderimizi kendimizin tayin etmesine müsaade edilmesini istiyoruz.

Yeni Türk demokrasisinin tüm binası, bunun üzerine kuruludur.

Mustafa Kemal Atatürk - 13 Temmuz 1923

Atatürk'ün "The Saturday Evening Post" yazarı Isaac Marcosson'la yaptığı röportajdan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 16. Cilt, s.38

Bir memlekette adalet mevcut olmazsa, o memlekette anarşiden başka bir şey yoktur. Orada hükümet yoktur, orada hiçbir şey yoktur.

Mustafa Kemal Atatürk - 19 Ocak 1923

Atatürk'ü İzmit Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 14. Cilt, s.345

Eski, zor fetih ve yayılma fikri Türkiye'de ebediyen ölmüştür.

Eski imparatorluğumuz, Osmanlı'ydı. Bu da, zor demekti.

Bu kelime artık lügatımızdan atılmıştır.

Biz şimdi Türküz, sadece Türk.

Kendi kaderini tayin idealine dayanan, Türklere ait bir Türkiye istiyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk - 13 Temmuz 1923

Atatürk'ün "The Saturday Evening Post" gazetesi muhabiri Isaac F. Marcosson'la yaptığı röportajdan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 16. Cilt, s.38

Bir aydır buradayım ve Çanakkale Boğazı'nı müttefiklerin çıkarma teşebbüsünde bulunan donanmalarına ve kuvvetlerine karşı müdafaa ediyorum.

Bu ana kadar, sevgili Corinne, hep başarılı oldum ve aynı yerde kalırsam, kuvvetle ümit ediyorum ki daima başarılı olacağım.

Burada benim ismimin duyulmamasına şaşırmamalı, çünkü ben, mühim bir muharebenin kahramanı olarak Mehmet Çavuş'a şeref kazandırmayı tercih ettim.

Tabi şüphe etmezsiniz ki, muharebeyi idare eden sizin dostunuzdu ve savaş gecesi muharebelerin saflarında Mehmet Çavuş'u bulan da o idi.

Mustafa Kemal Atatürk - 30 Mart 1915

Atatürk'ün Madam Corinne'e yazdığı mektup

Mektupta bahsi geçen Mehmet Çavuş, Çanakkale Savaşı'nın ilk günlerinde Seddülbahir'de çıkarma yapan düşmana karşı elindeki az sayıdaki kuvvetiyle ve az sayıdaki silah ve mühimmatıyla kahramanca karşı koyan ve şehit olan Bigalı Mehmet Çavuş'tur.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.211

Veritabanında
718 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında