Yıllar
Konular
Favoriler

Avrupalıların her gün yeniden yeniye yapmış oldukları zulümlere karşı elimizdeki silahlardan başka bir kuvvetimiz olmadığı şu mühim zamanda tek bir kurşun bile teslim etmek, maazallah vatana bir suikasttan başka bir şey olamayacağı yüksek malumları olacağından, hatta hükümet emir vermiş olsa bile, ahali kuvvetlerine dayanmak suretiyle hiçbir silah ve cephanenin düşmana teslim edilmemesi ve düşmanın fazla kuvvet getirerek cebren ellerinden alabilmesi mümkün mevkilerdeki depolar muhteviyatının gizlice dahildeki emin mahallere naklini vatanperverane gayretlerinden bekler ve istirham eyleriz.

Mustafa Kemal Atatürk - 1920
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

İngiliz General Milne, İstanbul Hükümeti'nden İstanbul, İzmit, Çanakkale ve bütün sahil illerindeki cephane depolarında bulunan silahların teslimini ister.

İstanbul Hükümeti ise bunu kabul eder. Atatürk ise bu duruma karşı çıkar ve 1. Kolordu Komutanlığına bu telgrafı yollayıp, silahların asla teslim edilmemesini emreder.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 7. Cilt, s.26

İki Mustafa Kemal var: Biri ben, fert olan, fani olan Mustafa Kemal. İkinci Mustafa Kemal'den ise 'ben' diye bahsedemem. Ondan ancak 'biz' diye bahsedebilirim.

O Mustafa Kemal, yani sizler, bu akşam etrafımda olanlar, memleketin her köşesinde çalışan köylüler, uyanık, aydın, vatanperver, milliyetperver vatandaşlar...

İşte ben onların hayalini tespit ediyorum, onların hayalini tahakkuk ettirmeye çalıştım. O Mustafa Kemal ölmez.

O, Türk milletinin ihtiyaçlarıyla beraber, gitgide uyanan şuuru ile beraber gelişe gelişe ebedi olarak yaşayacaktır.

Bizde cumhuriyeti yapan, inkılabı yaratan, o 'biz' diye ifade edebileceğim Mustafa Kemal'dir.

Mustafa Kemal Atatürk - 10 Mayıs 1933

Atatürk'ün Milliyet gazetesi başyazarı ve yanındakilerle yaptığı sohbetten.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 26. Cilt, s.160

Müsaadenizle derhal izah etmeliyim ki, ifade olunan bütün takdirler, benim şahsımdan ziyade, beni de başında bulundurduğunuz kahraman Türk ordularının yüksek kumanda ve subaylar heyetlerine ve fedakar askerlerine, en nihayet bütün bu kahramanların anası, babası, velinimeti olan büyük Türk milletine aittir.

Ben de bu şanlı orduların bir ferdi, büyük Türk milletinin bir evladı olmakla ve onun hizmetine mevcudiyetimi hasretmiş bulunmakla iftihar etmekteyim ve mesudum.

Mustafa Kemal Atatürk - 11 Eylül 1924

Bursa'nın kurtuluşunun ikinci yılında Bursa halkına nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.298

Efendiler, dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, hayat için, başarı için en hakiki yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde yol gösterici aramak gaflettir, cehalettir, sapkınlıktır.

Yalnız, ilmin ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişmesini idrak etmek ve ilerlemelerini zamanında takip etmek şarttır.

Bin, iki bin, binlerce sene evvelki ilim ve fen lisanının çizdiği düsturları, şu kadar bin sene sonra bugün aynen tatbike kalkışmak elbette ilim ve fennin içinde bulunmak değildir.

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Eylül 1924

Atatürk'ün Samsun'da öğretmenlere yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 17. Cilt, s.44

Çok garip bulduğum bir şey var. Erkeklere huriler ve başka güzel eğlenceler vadeden Hazreti Muhammed, kadınlar için hiçbir taahhüde girmiyor.

Bu duruma göre ölümden sonra erkekler, cennetteki kadınlara sahip olarak hoş vakit geçirirlerken, kadınların dayanılmaz hale düşecekleri anlaşılıyor. Öyle değil mi?

Gördüğünüz gibi Madam, dağdağalı ve kanlı bir yaşama alıştıktan sonra da insan, cennet ve cehennemden söz etmek ve hatta yüce Tanrı'yı bile eleştirmek için zaman bulabiliyor.

Mustafa Kemal Atatürk - 20 Temmuz 1915

Atatürk'ün, Madam Corinne'e mektubu

Kaynak: Erdal İnönü, Anılar ve Düşünceler-3, Doğan Kitap, 1. baskı, İstanbul 2001, Sayfa: 334

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında