Yıllar
Konular
Favoriler

Düşman devletler Osmanlı devlet ve memleketine maddeten ve manen tecavüz halinde; imhaya ve parçalamaya karar vermişler.Padişah ve halife olan zat, hayat ve rahatını kurtarabilecek çareden başka bir şey düşünmüyor.

Hükümeti de aynı halde. Farkında olmadığı halde başsız kalmış olan millet karanlık ve belirsizlik içinde tecelliyatı beklemekte. Felaketin dehşet ve ağırlığını idrake başlayanlar, bulundukları muhit ve hissedebildikleri tesirlere göre kurtuluş çaresi gördükleri tedbirlere başvurmakta.

Ordu, ismi var cismi yok bir halde.

Kumandanlar ve subaylar, Harbi Umumi'nin bunca mihnet ve meşakkatleriyle yorgun, vatanın parçalanmakta olduğunu görmekle içleri kan ağlamakta, gözleri önünde derinleşen karanlık felaket uçurumu kenarında kafaları çare, kurtuluş çaresi aramakla meşgul...

Mustafa Kemal Atatürk - 1927
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk, Nutuk'ta Samsun'a çıktığında genel manzarayı özetliyor.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 19. Cilt, s.29

Türk dili, Türk bilincinin tam teşekkül ve gelişiminden sonra düşünülerek kurulmuş akademik, yapay bir dil değildir.

Türk dili, Türk bilinci kadar doğaldır. Türk dili, Türk bilinci ve dehası kadar mantıklıdır, yüksektir.

Türk dilinin en küçük bir morfemi, Türk'ün tabiatı incelemekten aldığı en bü­yük kavramın ifadesidir.

Mustafa Kemal Atatürk - 4 Aralık 1935

Türkçe Hakkında

Ulus Gazetesi'nde yayınlanan "Türk Dilinin Orijinalitesini Gösteren Bir Analiz" başlıklı makale

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 28. Cilt, s.91

Spor; vatanın, milletin yüksek değerlerine tecavüz edenleri gırtlağından yakalayıp memleket ve millete hizmet edenlerin huzuruna getirebilmek maddi becerisi ve yürek gücüdür.

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk, arkadaşlarıyla spor üzerine konuşurken Arıburnu'nda yaşadığı bir anıyı anlatır. Bir İngiliz ve Türk askeri göğüs göğüse kavga etmeye başladığı an, boks eğitimi olan İngiliz Türk askerine yumruk atmaya başlar. Türk askeri ise İngiliz askerinin boğazını iki eliyle kavrar ve sıkmaya başlar.

Bir süre sonra İngiliz asker kendinden geçer ve Türk askeri, İngiliz'i karargaha esir olarak getirir.

Atatürk kendisine spor nedir diye soranlara bu olayı anlatır ve görseldeki sözleri söyler.

Kaynak: Kemal Arıburnu, Atatürk’ten Anılar, Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Ankara 1976, s. 158-160

Askerlikte bir kaide vardır. Düşmanın harp cephesi çok kuvvetli olursa onu parçalamak lazım gelir. Biz milli mücadeleye başlarken karşımızda iki düşman vardı: Biri dahili düşman ki, bunu İstanbul hükümeti temsil ediyordu; diğeri harici düşmanlar ki, bunu da yabancı İşgal kuvvetleri teşkil eyliyordu.

Her iki düşman ile aynı zamanda mücadele etmek imkansızdı. Tabii olarak ilk önce harici düşmanlara karşı vaziyet aldık. Milli mücadele zafere ulaştıktan ve Lozan barışı imzalandıktan sonra da, dahili düşmanları tasfiye etmeye başladık.

Dahili düşmanları da parça parça ayırmak. sı­raya koymak. en mühim olanları ilk önce bertaraf etmek, ondan sonra diğerlerini ele almak icap ederdi. Yaptığımız budur

Mustafa Kemal Atatürk - 5 Şubat 1924

istanbul'da gazetecilerle beraber yenen yemekte anlattıkları.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.207

Biz zengin değiliz. Lakin ordumuz hazırdır ve morali mükemmeldir.

Şayet bize meydan okunursa -zaten böyle bir şey muhtemel değildir-buna karşılık verebileceğimizden emin olunuz.

Mustafa Kemal Atatürk - 27 Eylül 1925

Atatürk'ün L'humanite ve Le Temps gazetelerine verdiği demeç

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 18. Cilt, s.21

Veritabanında
718 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında