Gerçi gayet geniş bir sınıra ve o sınır içinde muazzam bir imparatorluğa sahip bulunuyorduk. Fakat o sonsuz sınır içindeki insan kütleleri hiçbir vakit asli unsurun lehine bir mevcudiyet değillerdi; belki aleyhine.
Bu küçük unsur geniş bir sahaya dağılmaya ve hepsinin üzerinde bir baskı gibi bulunmaya, onları ve sınırları muhafazaya mecburdu. Yani bekçilik ediyordu.
Herhangi bir maddeyi gayet geniş bir sahada dağıttığımız zaman o madde yoğunluktan, kuvvetten mahrum olur. Fakat aynı unsuru kendisiyle, mevcudiyetiyle orantılı ebatta bir tabii muhite koyarsanız elbette daha yoğun ve kuvvetli olur.
Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan
Kan dökmeye nihayet verilmesi için sizinle hemfikir olarak bu felaketleri ne ordunun ne ahalinin doğurmadığına sizi temin edebilirim.
Yunan ordusunun iadeye mecbur olduğu havalide bulunan bütün şehirlerimiz ve kasabalarımız yanmış ve ahali her türlü tecavüzlere maruz kalmıştır. Aynı tecavüzler şu anda yeni bir şiddetle Trakya da yapılmaktadır.
Bu insani hissi bugünkü ahvali doğuranlar nezdinde uyandırmanızı sizden rica ederim
Atatürk'ün Kardinal Gaspari'ye yazdığı telgraftan
Benim mektup yazmak adetim değildir. Siz buna bakmayın, sık sık her hal ve arzunuzu muntazaman bana yazın! Zaman zaman fotoğraflarınızı da gönderin!
Bir an evvel lisan öğrenmeye önem verin. İstediğiniz lügat kitaplarını iki hafta evvel konsolosluk vasıtasıyla gönderttim. Her ikinizin gözlerinizden öperim kızlarım.
Atatürk'ün Lozan'da eğitim gören manevi kızları Afet İnan ve Sabriye Ürek'e gönderdiği mektup...
Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.
Vatandaş İçin Medeni Bilgiler kitabı için Atatürk'ün el yazısıyla yazdığı taslaktan
İnsanlarda kusur olur. Kusurlarımızı söylemek iyidir, yararlıdır.
Geçmişte yapılmış çok kusurlar ve noksanlar olmuştur.
Öyle olmasaydı zor durumlara düşmezdik.
Biz gerektiği oranda az kusurlu olmaya ve çok gayretli ve fedakar olmaya çalışmalıyız.
Atatürk'ün Kırklareli Türk Ocağı'nda yaptığı ziyaret sırasında banka müdürü Asım Bey'in Ocak'ta işbaşına gelenlerin yeterli derecede çalışmadıklarını söylemesi üzerine verdiği cevap.
