Yıllar
Konular
Favoriler

Gerçi gayet geniş bir sınıra ve o sınır içinde muazzam bir imparatorluğa sahip bulunuyorduk. Fakat o sonsuz sınır içindeki insan kütleleri hiçbir vakit asli unsurun lehine bir mevcudiyet değillerdi; belki aleyhine.

Bu küçük unsur geniş bir sahaya dağılmaya ve hepsinin üzerinde bir baskı gibi bulunmaya, onları ve sınırları muhafazaya mecburdu. Yani bekçilik ediyordu.

Herhangi bir maddeyi gayet geniş bir sahada dağıttığımız zaman o madde yoğunluktan, kuvvetten mahrum olur. Fakat aynı unsuru kendisiyle, mevcudiyetiyle orantılı ebatta bir tabii muhite koyarsanız elbette daha yoğun ve kuvvetli olur.

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Ocak 1923
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.363

Rize'de gördüklerimden çok memnunum.

Halk çok vatanperver ve Cumhuriyetperverdir.

Mustafa Kemal Atatürk - 18 Eylül 1924

Atatürk'ün Rize seyahati sonrasında başbakan İsmet Paşa'ya gönderdiği telgraftan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 17. Cilt, s.26

Düşman ordusunun asli kuvvetleri Seylbayatiye batısından başlayarak Aslı­hanlar'a devam etmek üzere bir cephede ve Dumlupınar güneyinde olmak üzere di­ğer cephede de iki grup halindedir.

Düşmanın her iki grubu önden ve arkadan kıtalarımız arasına alınmıştır.

Muharebeler lehimize kesintisiz devam etmektedir.

Mustafa Kemal Atatürk - 30 Ağustos 1922

Atatürk TBMM Başkanlığı'na iyi haberleri bildiriyor.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 13. Cilt, s.225

İnsanın vücudu bir kürsüdür; zeka cevherinin mahfazası olan başı, üzerinde taşımak için kurulmuş bir kürsü!

Çünkü esas zekadır...

Mustafa Kemal Atatürk

Zeka hakkında...

Kaynak: Ruşen Eşref Ünaydın - Atatürk'ü Özleyiş, 2. cilt, s.60

Efendiler! Haşmet ve debdebe içinde hayat geçirmeye alışan bu padişahlar ve yakınları ve sarayları ve bütün erkanı artık ne olursa olsun bütün bu debdebe ve gösterişi devam ettirmenin zaruri olduğu kanaatinde bulunuyorlardı.

Onun için devletin hakiki kaynaklarını kuruttuktan sonra muhtaç oldukları parayı hariçten tedarike kalkıştılar ve bunun için birçok borçlanmaya girdiler.

Milletin bütün menfaatlarını sınırlamak suretiyle ve haysiyet ve şerefini feda etmek suretiyle birçok borçlanmaya girdiler.

O kadar ki, bunların faizlerini ödeyemeyecek bir hale geldi ve bir gün devlet, dünya gözünde iflas etmiş sayıldı.

Mustafa Kemal Atatürk - 19 Ocak 1923

Osmanlı Padişahları hakkında, İzmit sinema binasında konuşma.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 14. Cilt, s.327

Veritabanında
719 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında