Yıllar
Konular
Favoriler

Gerçi gayet geniş bir sınıra ve o sınır içinde muazzam bir imparatorluğa sahip bulunuyorduk. Fakat o sonsuz sınır içindeki insan kütleleri hiçbir vakit asli unsurun lehine bir mevcudiyet değillerdi; belki aleyhine.

Bu küçük unsur geniş bir sahaya dağılmaya ve hepsinin üzerinde bir baskı gibi bulunmaya, onları ve sınırları muhafazaya mecburdu. Yani bekçilik ediyordu.

Herhangi bir maddeyi gayet geniş bir sahada dağıttığımız zaman o madde yoğunluktan, kuvvetten mahrum olur. Fakat aynı unsuru kendisiyle, mevcudiyetiyle orantılı ebatta bir tabii muhite koyarsanız elbette daha yoğun ve kuvvetli olur.

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Ocak 1923
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.363

Bu karar Türk kadınına toplumsal ve siyasi hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir.

Türk kadını evdeki medeni mevkiini salahiyetle işgal etmiş, iş hayatının her safhasında muvaffakiyetler göstermiştir. Siyasi hayatta belediye seçimlerinde tecrübesini yapan Türk kadını, bu sefer de mebus seçme ve seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor.

Medeni memleketlerin bir çoğunda kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu salahiyet ve liyakatla kullanacaktır. Bu notla en mühim inkılaplardan birini anmış oluyoruz

Mustafa Kemal Atatürk - 5 Aralık 1934

Atatürk'ün kadınlara seçme ve seçilme hakkı vermesi üzerine notları

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 27. Cilt, s.96

İnsanın vücudu bir kürsüdür; zeka cevherinin mahfazası olan başı, üzerinde taşımak için kurulmuş bir kürsü!

Çünkü esas zekadır...

Mustafa Kemal Atatürk

Zeka hakkında...

Kaynak: Ruşen Eşref Ünaydın - Atatürk'ü Özleyiş, 2. cilt, s.60

Bir milletin bağımsızlığının temini ve geleceğinin devamı nasıl hazırlıklı ve kuvvetli bir orduya ihtiyaç gösterirse, o miletin refah ve saadet içinde yaşayabilmesi de kuvvetli bir iktisat ordusu ile mümkündür.

Mustafa Kemal Atatürk - 17 Ocak 1937

Atatürk'ün Yüksek Ticaret ve Ekonomi Okulu gecesinde "Ulusta Gençlik" hakkında konuşmasından...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 29. Cilt, s.125

Fransa'da bir onbaşı, ordu başına geçip Harbiye Nazırı oldu. Ekselans Mösyö Maginot. Bu adamın aklına uyarak koca Fransız devleti kuzeydoğu sınırına bir Maginot Hattı kurdu. Milyarlar döküldü topraklara, milyarlar...

Almanya bir Avusturyalı manyak onbaşıyı başbuğ edindi. O da boş durmadı. Alman onbaşısı Hitler de çelik, çimento, taş ne bulduysa ortaya attı ve milyarlarca markla Siegfried Hattı'nı yaptı.

Komşumuz Yunanistan'ın başında bir erkanıharp general vardı. Sayın Metaksas Hazretleri. Eh, onbaşılar hat yaparken durur mu? Hemen o da kendine bir müstahkem hat inşa ettirdi. Metaksas Hattı...

Şimdi Mareşal Çakmak da buna dayanıp bir Çakmak Hattı kurmak istiyor.

Yağma yok. Ancak üç beş günlük ömrü olan bu hatlar için ben milletimin parasını toprak altına atamam. Harp, oldum olasıya toprak üstünde yapılmıştır. Kazanmak isteyen milletler toprak üzerinde dövüşürler. Söyleyin Mareşal'a bu sevdadan vazgeçsin.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Şubat 1938

Atatürk'ün Bursa'da Çelik Palas'ta arkadaşlarıyla yaptığı sohbetten

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 30. Cilt, s.167

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında