Bu dünyadan göçerek Türk milletine veda edeceklerin, çocuklarına, kendinden sonra yaşayacaklara son sözü bu olmalıdır:
Benim, Türk milletine, Türk Cumhuriyeti'ne, Türklüğün geleceğine ait ödevlerim bitmemiştir; siz onları tamamlayacaksınız. Siz de, sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.
Bu sözler bir ferdin değil, bir Türk ulusu duygusunun ifadesidir. Bunu, her Türk bir parola gibi kendinden sonrakilere devamlı olarak tekrar etmekle son nefesini verecektir.
Her Türk ferdinin son nefesi, Türk ulusunun nefesinin sönmeyeceğini, onun ebedi olduğunu göstermelidir.
Yüksel Türk, senin için yüksekliğin sınırı yoktur. İşte parola budur.
Atatürk'ün Mülkiyelilere yazdığı telgraftan.
Gelibolu Yarımadası'nda yaralanan ve sakatlanan Osmanlı askerleri için topladığınız yardıma benim ve Mareşal Liman von Sanders'in teşekkürlerini sunarım.
Yolladığınız bir milyon marka "Jackh Fonu" ismini verdik.
Kaderin savurduğu her haşin darbeye bizimle katlanmakla kalmayıp bundan doğan ıstırapları da hafifletmek için akla gelen her yardımı esirgemeyen siz sadık dosta Fevzi Bey de selamlarını ve teşekkürlerini yollar.
Atatürk'ün Ernest Jackh'a telgrafı
Ernest Jackh, gerçek bir Türk dostuydu. Birçok önemli Türk devlet büyüğüyle dosttu. Nazi karşıtı görüşleri nedeniyle Almanya'yı terk etmek zorunda kalarak hayatını ABD'de devam ettirmiştir.
Cumhuriyet Halk Partisi cumhuriyetçi, laik, halkçı ve milliyetçidir ve milletin iktisadi menfaatlerini temin etmeyi birinci derecede önemli sayar.
İşbu esaslar partimiz için bütün siyasetinde ve bütün kanunların konulmasında ve tatbikinde hakimdir.
CHP'nin 1927 Kongresinde kabul edilen ve Atatürk'ün kürsüden okuduğu beyannamesi
Bir insanın midesi çalışırsa, kafası çalışmaz. Onun için az yeyin.
Atatürk'ün uşağı Cemal Granda anlatıyor:
Atatürk, Recep Peker'i sever ve sofrasından eksik etmezdi . Sık sık şakalaştığı olurdu. Hatta bir süre önce Recep Peker çok şişmanladığı, göbek bağladığı için Viyana'ya gidip zayıflama kürü yaptırmış, çıta gibi yurda dönmüştü. Recep Peker'in daha sonra tekrar kilo aldığını görünce şakayla karışık bu sözleri söylemişti.
Gerek zatıalinizin gerek Enver Paşa'nın Türkistan ve Afganistan ve Hindistan dahilinde büyük düşmanımız olan İngiltere'nin büyüklüğünü ve kudretini sarsmak ümitleriyle faaliyet icrasına karar vermiş ve devam ve sebat edildiği takdirde er geç şükredilecek neticeler vermesi Hakkın inayetinden ümit edilen bu fedakarane kararın derhal icraatına teşebbüs eylemiş olmanız keyfiyeti, cidden takdire ve şükrana değerdir.
Atatürk'ün Taşkent'te bulunan Cemal Paşa'ya yolladığı telgraf
