Bu dünyadan göçerek Türk milletine veda edeceklerin, çocuklarına, kendinden sonra yaşayacaklara son sözü bu olmalıdır:
Benim, Türk milletine, Türk Cumhuriyeti'ne, Türklüğün geleceğine ait ödevlerim bitmemiştir; siz onları tamamlayacaksınız. Siz de, sizden sonrakilere benim sözümü tekrar ediniz.
Bu sözler bir ferdin değil, bir Türk ulusu duygusunun ifadesidir. Bunu, her Türk bir parola gibi kendinden sonrakilere devamlı olarak tekrar etmekle son nefesini verecektir.
Her Türk ferdinin son nefesi, Türk ulusunun nefesinin sönmeyeceğini, onun ebedi olduğunu göstermelidir.
Yüksel Türk, senin için yüksekliğin sınırı yoktur. İşte parola budur.
Atatürk'ün Mülkiyelilere yazdığı telgraftan.
Suriyeliler zeki, modern ve nazik insanlardır.
Suriye başbakanı Cemil Mardam ve Adil Arslan ile görüşmeden
Bana öteden beri bu ve buna benzer tekliflerde bulunanlar çok olmuştur.
Siz ve kamuoyu bilmelisiniz ki, bu yoldaki teklifler hoşuma gitmemiştir ve gitmez.
Benim gayem Türkiye'de, yeni Türkiye Cumhuriyeti'nde millet hakimiyetini takviye etmek ve ebedileştirmektir.
Dediğiniz gibi bir teklifi, benim idealimi cidden rencide eden bir manada görürüm.
Bu noktada şu veya bu yorumlara giden sözlerin manasını, beni iyi tanımış olan Türk milleti benden daha iyi takdir eder.
Hayat boyu cumhurbaşkanlığı teklifine Atatürk'ün verdiği yanıt.
Amele ve işçilerin hayat ve hakları ve menfaatleri çiftçiler ve diğer vatandaşlar gibi aynı derecede önemli görülerek icapları nazarı dikkatte tutulur.
Buna karşılık Türk amelesinin milletlerarası fikirlerden uzak milliyetperverliğe bağlılıkları esastır.
İşçi hakları hakkında
Atatürk'ün 26 Ocak-2 Mart 1931 tarihleri arasında yaptığı yurtiçi gezisinden notları.
Düşman ordusunun asli kuvvetleri Seylbayatiye batısından başlayarak Aslıhanlar'a devam etmek üzere bir cephede ve Dumlupınar güneyinde olmak üzere diğer cephede de iki grup halindedir.
Düşmanın her iki grubu önden ve arkadan kıtalarımız arasına alınmıştır.
Muharebeler lehimize kesintisiz devam etmektedir.
Atatürk TBMM Başkanlığı'na iyi haberleri bildiriyor.
