Ne iyi içki imiş bu!
İnsanın şair de olası geliyor!
Atatürk 1899 yılında İstanbul'da Harp Okulu'na başlar ve Ali Fuat Cebesoy'la arkadaş olur. Ali Fuat Cebesoy Kuzguncuk'da oturmaktadır ve Atatürk de sık sık onun evine gidip kalır.
Birgün ikisi beraber Büyükada'ya giderler ama lokantaya gidecek paraları yoktur.
Ali Fuat, bir şişe bira, bir şişe rakı ve ekmek alır. Atatürk birayı içer ve sonra ilk kez rakıyı dener.
O yaşına kadar hayatında biradan başka içki içmemiş Atatürk bu sözleri söyler.
Gençlik hayatımın en heyecanlı günlerini yaşadım. Yaşımın küçük olmasına rağmen bu savaşa katılmayı çok istemiştim.
Az daha gönüllü müfrezelerin arasına katılıp gidecektim.
Atatürk'ün 1897 Türk-Yunan Savaşı hakkındaki sözleri
Kah doğuya, güneye, kah batıya veya her tarafa birden saldıra saldıra Türk milletini Allah için, Peygamber için topraklarını, menfaatlarını, benliğini unutturacak, Allah'a mütevekkil kılacak derin bir gaflet ve yorgunluk beşiğinde uyuttular.
Atatürk bu sözleri, cumhuriyetin kuruluşundan önceki Türk liderleri ve özellikle de Osmanlı padişahları için söylüyor.
Medeni Bilgiler kitabı için taslak
Bu pek mühim ve büyük teşebbüste asıl hedef İngilizleri Hindistan'da vurmak olmasına göre, Türkistan ve bilhassa Afganistan'da belki maksada kafi askeri kuvvetler vücuda getirmek için evvelemirde pek ciddi milli teşkilat meydana getirilmesi lüzumunu ben de takdir eder ve bu hususta buraca icrası mümkün olan yardımın yapılmasını bittabi canı yürekten arzu eylerim.
Ancak dört taraftan düşmanla kuşatılmış olan asıl anavatanın müdafaası işlerine her şeyden evvel bağlı olmak ve ihtimam etmek açık lüzumu ve malum hadiseler üzerine İstanbul'dan buraya gelebilen subayların adedi ise ihtiyaca ancak kafi olduğundan şimdilik o konudaki yüksek arzularının kabulüne ne yazık ki maddi imkan görülememiştir.
Atatürk'ün Taşkent'te bulunan Cemal Paşa'ya yolladığı telgraf
Düşmanın mümkün olan düşüncelerini meydana çıkarmak için en iyi vasıta, zihnen düşman tarafına geçmek ve onun bakış açısıyla meseleyi çözmektir.
Buna harcanacak zaman, elde edilecek menfaati tamamen karşılar.
Akıllı bir düşman -ki biz taktik meselelerinde düşmanı en iyi taktikçi ve kesin kararlı kabule mecburuz- muhakkak bizim en az arzu ettiğimiz şeyi yapar.
Taktik Meselesinin Çözümüne Dair Bazı Nasihatler
Atatürk'ün notlarından
