Yıllar
Konular
Favoriler

Enver Paşa bana Hindistan'a doğru sefer yapmak isteyip istemediğimi sordu.

Emrime üç alay vereceklerdi. İran'dan halkı ayaklandıra ayaklandıra Hindistan'a kadar gidecektim.

Ben o kadar kahraman değilim, dedim.

Mustafa Kemal Atatürk
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Enver Paşa'nın isteği hakkında

Kaynak: Falih Rıfkı Atay, Çankaya s.117

Biliyor musunuz Türk askeri nasıl savaşır?

Ayağı, sırtı giyinik olmayabilir. Bazen gıdası bile az olur; fakat o, daima ileri gitmek ister ve o kabiliyettedir.

Ayağı aksar, yorgundur; görürsünüz ki, yine yürür ve daima ileri gider.

Mustafa Kemal Atatürk - 21 Ekim 1922

Atatürk'ün Bursa'ya gelen İstanbul Üniversitesi öğrencilerine yaptığı konuşmadan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.27

Benim bütün hayatımda, bu ana kadar takip ettiğim gaye hiçbir vakit şahsi olmamıştır.

Her ne düşünmüş ve her ne teşebbüs etmiş isem, daima memleketin, milletin ve ordunun adına ve menfaatine olmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk - 17 Eylül 1914

Atatürk'ün bir dostuna mektubu (Tevfik Rüştü Aras olma ihtimali yüksektir)

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.200

Tarihin inkar ve itiraz kabul etmez hakikatlerindendir ki, Antakya, İskenderun ve havalisinde bugün oturmakta bulunan Türkler oraların en aşağı kırk asırlık sahip ve sakinleridir.

Şu iman dolu bekleme günlerinde bu tarihi hakikati hatırlamak ne kadar zevkse, hatırlatmak da o kadar vazifedir.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Ekim 1936

"Tarihten Bir Yaprak, Bir Türk Camiasının Adı" başlıklı makale Atatürk tarafından yazdırılmış ve İsmail Müştak Mayakon imzasıyla 10 Ekim 1936 tarihinde Cumhuriyet gazetesinde yayınlanmıştı.

O günün gazete sayfasına ulaşmak için tıklayınız.

O döneme kadar bölgeye İskenderun ve Antakya deniyordu. Hatay ismini 1936 yılında bizzat Atatürk verdi.

Atatürk makalede Hatay'daki Türklerin o bölgeye yüzlerce yıl önce Çin'in kuzeyinde "Hatay" adı verilen bölgeden geldiğini yazıyor ve Hatay ismini de bu nedenle uygun görüyor.

Afet İnan anlatıyor:

Montrö'de Boğazlar meselesi konuşulmaya başlandığı zaman, ben de Cenevre'de idim. Son oturumlarda baktım kritik birtakım şeyler var. İstanbul'a dönecektim. Tevfik Rüştü Aras endişeli bir durumda idi. Anlattı bana durumu. Bazı meselelerde tam anlaşma olmamıştı.

Gelişim bir iki gün sürdü. Geldiğim zaman baktım Atatürk gayet neşeli. Halbuki Montrö'de pek iyi havadisler yoktu. Tevfik Rüştü Bey böyle anlattı dedim.

Atatürk 'Yok!' dedi, 'O mesele bitti artık!' Hakikaten 20 Temmuz'du işte, ben geldiğim anda anlaşma imzaya girmiş.

Ben birdenbire 'Aman, çok memnun oldum! Artık bir dış mesele kalmadı!'

Atatürk 'Hayır!' dedi, 'Var, mühim bir meselemiz var! Şimdi İskenderun ve Antakya meselesi var! Bunun üzerinde duracağız.

Ben şaşırıp kaldım: Ne olacak? diye sordum.

Alacağız dedi...

İşte Hatay meselesi o günden sonra (21 Temmuz 1936) konuşulmaya başlandı.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 28. Cilt, s.297

İstanbul'a benden çok çok selam. Yakında birbirimizi kucaklarız.

Mustafa Kemal Atatürk - 29 Eylül 1922

Atatürk'ün İstanbul'da yayınlanan Vakit Gazetesi başyazarına verdiği demeçten.

İstanbul, 1 yıl sonra, 6 Ekim 1923'de kurtuldu.

Atatürk, cumhuriyetin kuruluşundan sonra İstanbul'u ilk kez 1 Temmuz 1927’de ziyaret edebildi.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 13. Cilt, s.355

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında