Yıllar
Konular
Favoriler

Enver Paşa bana Hindistan'a doğru sefer yapmak isteyip istemediğimi sordu.

Emrime üç alay vereceklerdi. İran'dan halkı ayaklandıra ayaklandıra Hindistan'a kadar gidecektim.

Ben o kadar kahraman değilim, dedim.

Mustafa Kemal Atatürk
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Enver Paşa'nın isteği hakkında

Kaynak: Falih Rıfkı Atay, Çankaya s.117

Biz kimsenin düşmanı değiliz.

Yalnız insanlığın düşmanı olanların düşmanıyız.

Mustafa Kemal Atatürk - 1936

Kaynak: Atatürk'ün Görüş ve Direktifleri, s.148

Bugün ilmin, fennin, bütün kapsamı ile medeniyetin ışığı karşısında filan veya falan şeyhin uyarmasıyla maddi ve manevi mutluluğu arayacak kadar ilkel insanların Türkiye medeni toplumunda varlığını asla kabul etmiyorum.

Mustafa Kemal Atatürk - 30 Kasım 1925

Atatürk'ün Kastamonu'da halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Hakimiyet-i Milliye Gazetesi, 01.10.1925

Başkumandan vekili her hareketinde bir ordu mahvederdi. Sarıkamış'ta olduğu gibi...

O ve arkadaşları zaten daha evvel Türk milletini ve ordusunu tabii olmayan bir vaziyete sokmuşlardı.

Mustafa Kemal Atatürk - 1926

Atatürk'ün 1926 yılında Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlanan 1. Dünya Savaşı hatıralarından..

Başkumandan vekili derken Enver Paşa kastediliyor.

1914-1919 yılları arasında Atatürk'ün yazdığı bu notlar, 1926 yılında Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlandı.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 3. Cilt, s.19

Kara taassup seni parçalamaya bile kalksa, başını vereceksin, fakat eğilmeyeceksin.

Mustafa Kemal Atatürk - 1926

Falih Rıfkı Atay anlatıyor:

Atatürk sağ iken, büyük İslam kongrelerinden birine biz de çağrılmıştık.

Kongre Mekke'de toplanacaktı. Atatürk'ün bir delege göndermeye razı olup olmayacağını merak ediyorduk.

Hiç tereddütsüz karar verdi. Türklüğünden kibir denecek kadar gurur duyan büyük adam, milleti ile aynı dinden olanları da gerilik ve kölelikten kurtulmuş görmek için elinden geleni yapmak istemiştir.

Müslümanlık yeniden şereflendikçe nasıl Türklerin bunda manevi bir hissesi olacaksa, on milyonlarca Müslüman ya geri, ya köle kaldıkça bundan Türklere de bir utanç payı düşmemek ihtimali var mı idi?

Biliyordu ki Mekke'ye şapka ile gidilemez. Amma daha iyi biliyordu ki başlık ve kıyafet değiştirmekle din değiştireceğini zanneden bir cemiyet de ne gerilik, ne de kölelikten sıyrılabilir. Milletvekillerinden Edip Servet Tör'ü çağırdı:

Mekke'ye gidip beni temsil edeceksin. Türksün ve Müslümansın. Türklük, Müslümanlığın öncüsü ve kılavuzudur. Müslüman milletleri medenileşmekten alıkoyan bâtıl itikatları yıkmak için Mekke'ye şapka ile gireceksin. Kara taassup seni parçalamaya bile kalksa, başını vereceksin, fakat eğilmeyeceksin.

Edip Servet Tör, Mekke'ye şapka ile girdi. Müslüman delegelerinin en fazla itibarlısı o idi. Kongrenin sonuna kadar, Mustafa Kemal mucizesine hayranlık duyan heyetler arasında, Kemalist Türkiye'yi efendice temsil etti.

Kaynak: Falih Rıfkı Atay - Mustafa Kemal’in Mütareke Defteri, s.95

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında