Yıllar
Konular
Favoriler

Biz yabancılara karşı herhangi düşmanca bir his beslemediğimi gibi, onlarla samimane münasebetlerde bulunmak arzusundayız.

Türkler bütün medeni milletlerin dostlarıdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 29 Ekim 1923
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Fransız gazeteci Maurice Pernot'a verdiği röportajdan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 16. Cilt, s.148

Türk milleti her gün yeniden yeniye ve çok dikkatle incelenmeye değeri olan bir cevherdir.

Bugün başları yüksekte, alınları hürriyet ve medeniyet güneşiyle parlayan Türk milletinin, onun kıymet ve ehemmiyetini görmek istemeyenlere yakın bir gelecekte hakikati ret ve inkar edilemez bir tarzda itiraf ettireceğine asla şüphe edilmesin.

Ve bütün cihan bilmelidir ki, Türk milleti artık mazinin bin türlü fenalıkları eseri olarak beyninde yer tutan pası tamamen silmiştir.

Gözleri önünde her gün biraz daha fazla toplanmak istenen bulutları katiyen dağıtmıştır.

Mustafa Kemal Atatürk - 8 Ekim 1925

Atatürk'ün Balıkesir halkına yaptığı konuşmadan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 18. Cilt, s.37

Tanınmış birçok aydının kitabını okudum, hemen hepsi "hayat: insan dünyaya ağlayarak gelir, ağlayarak gider; ikisinin arası da ızdırap doludur" diyor.

Kendi kendime "o halde hayat manasız, kıymetsiz bir şeydir" dedim.

Bu sırada elime başka bir aydının kitabı geçti. Hayatı diğerleri gibi tarif ediyor, yalnız "ikisinin ortası ızdırap arasında neşeli vakitleri kendilerine temin edenler mesut kimselerdir" diyor.

Fert olsun, millet olsun neşeyi elden bırakmamalıdır. Neşe enerji kaynağıdır; neşesiz bir milletin yaşamaya hakkı yoktur.

İşte akşamları masama topladığım kişilerle geçirdiğim tatlı saatler, o aydının bildirdiği gibi mesut anlarımdır.

Bununla milletime örnek olmak istiyorum. Neşesini bırakmamalıdır.

Mustafa Kemal Atatürk

Neşe hakkında

Kaynak: Damar Arıkoğlu - Hatıralarım s.292-293

Osmanlı devletinin, devlet ve millet siyaseti olarak, bağımsız olarak ve muntazaman takip olunmuş hiçbir siyaseti yoktur.

Osmanlı tarihinde fetihlere, şaşaalı hareketlere tesadüf ediyoruz. Bu, bütün cihanı zapt etmek, cihangir olmak siyasetidir. Fakat bütün bu fetihler ve şaşaalı hareketler, hiçbir vakit devleti vücuda getiren ve bu hareketleri yapan unsura emelinin mevcudiyetini ve menfaatini temin etmiyordu.

Millet, evini, köyünü, bağını, tarlasını, öküzünü unutmuş, atına binmiş Viyana kapılarında dolaşıyor, Viyana'yı, Osmanlı memleketlerine dahil bir vilayet yapmak istiyordu.

İşte bu hareket tarzı, asil unsurun kendi hayati icaplarıyla, memleketin icaplarıyla uğraşmasına, kuvvetli olmak için, zengin olmak için uğraşılması icap eden çiftçilikle iştigale mani oluyordu. Fakat bu kadarla da kalmıyordu. Asli unsur, anavatanı terk edip harice gidiyor ve gittiği yerlerde ölüyordu.

Asya'ya, Avrupa'ya, Afrika'ya giden o fetih orduları ne oldu? Onlar gittikleri yerlerde ölmüş, kalmış, mahvolmuş.

Bunun neticesi olarak anavatan böylece bomboş ve harap kalmış.

İşte her şeyimiz gibi çiftçiliğimizin de arz ettiği sefalet manzarası bundandır!

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Ocak 1923

Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.363

Bundan on bir sene evvel Sivas Kongresi'ni yaptıktan sonra Ankara'ya giderken bu yolu çok müşkülat veren bir otomobil içinde geçirmiştim.

Şimdi ise gayet rahat bir trende gidiyoruz, görüyorsunuz, aradaki farkı izaha hacet var mı?

Mustafa Kemal Atatürk - 20 Kasım 1930

Sivas Demiryolu hakkında Ruşen Eşref Ünaydın'a söyledikleri

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.347

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında