Efendiler, dünyada her şey için, maddiyat için, maneviyat için, hayat için, başarı için en hakiki yol gösterici ilimdir, fendir. İlim ve fennin haricinde yol gösterici aramak gaflettir, cehalettir, sapkınlıktır.
Yalnız, ilmin ve fennin yaşadığımız her dakikadaki safhalarının gelişmesini idrak etmek ve ilerlemelerini zamanında takip etmek şarttır.
Bin, iki bin, binlerce sene evvelki ilim ve fen lisanının çizdiği düsturları, şu kadar bin sene sonra bugün aynen tatbike kalkışmak elbette ilim ve fennin içinde bulunmak değildir.
Atatürk'ün Samsun'da öğretmenlere yaptığı konuşmadan
Bir Fransız şairi hayatı şöyle niteliyor:
"Hayat kısadır
Biraz hayal
Biraz aşk
Ve sonra günaydın
Hayat hoştur
Biraz kin
Biraz ümit
Ve sonra iyi akşamlar"
Salih, bunları ezberle. Ve sen hayatı nasıl anladınsa ona göre bunlardan birini benimse.
Atatürk'ün Salih Bozok'a mektubu
Şiir, mektubun orijinalinde Fransızca olarak yazılmıştı.
İnsanın vücudu bir kürsüdür; zeka cevherinin mahfazası olan başı, üzerinde taşımak için kurulmuş bir kürsü!
Çünkü esas zekadır...
Cahil gericiler Cumhuriyet adliyesinin pençesinden kurtulamayacaklardır.
Hadiseye dikkatimizi bilhassa çevirmemizin sebebi dini, siyaset ve herhangi bir tahrike vesile etmeye asla müsamaha etmeyeceğimizin bir daha anlaşılmasıdır.
Meselenin mahiyeti esasen din değil, dildir. Kati olarak bilinmelidir ki, Türk milletinin milli dili ve milli benliği bütün hayatında hakim ve esas kalacaktır.
Bursa'da ezanın Türkçe okunmasına karşı çıkan bir grubun gösteri yapması üzerine Atatürk'ün Anadolu Ajansı'na verdiği beyanat.
Atatürk'e göre ezanın Arapça yerine Türkçe okutulması tamamen bir "dil meselesiydi". Ona göre Türkçe, Türk'ün hayatının her alanında hakim olmalıydı.
Arkadaşlar, beş sene evvel ilk defa Samsun'a ayak bastığım zaman, bana kalp kuvveti veren vatandaşlarımın ilk safında kahraman Trabzonluların bulunduğunu asla unutmayacağım.
Büyük kanlı Sakarya Muharebesi'ne 3. Fırka ile yetişen Trabzon evlatlarının muharebe meydanında gösterdikleri fedakarlıkların kıymetli hatırası daima beynimde nakşolmuş kalacaktır.
Bu vatanperver halka, o kahraman evlatlara sahip olan bu kıymetli memleketimizi, bir Ermenistan kapısı veya hayal edilen bir Pontos Krallığı ülkesi yapmak talep ve tehditleri, ne uğursuz idi.
Şüphesiz o kabuslar, ilelebet hayal olmuştur.
Atatürk'ün Trabzon'da yaptığı konuşmadan
