Bir aydır buradayım ve Çanakkale Boğazı'nı müttefiklerin çıkarma teşebbüsünde bulunan donanmalarına ve kuvvetlerine karşı müdafaa ediyorum.
Bu ana kadar, sevgili Corinne, hep başarılı oldum ve aynı yerde kalırsam, kuvvetle ümit ediyorum ki daima başarılı olacağım.
Burada benim ismimin duyulmamasına şaşırmamalı, çünkü ben, mühim bir muharebenin kahramanı olarak Mehmet Çavuş'a şeref kazandırmayı tercih ettim.
Tabi şüphe etmezsiniz ki, muharebeyi idare eden sizin dostunuzdu ve savaş gecesi muharebelerin saflarında Mehmet Çavuş'u bulan da o idi.
Atatürk'ün Madam Corinne'e yazdığı mektup
Mektupta bahsi geçen Mehmet Çavuş, Çanakkale Savaşı'nın ilk günlerinde Seddülbahir'de çıkarma yapan düşmana karşı elindeki az sayıdaki kuvvetiyle ve az sayıdaki silah ve mühimmatıyla kahramanca karşı koyan ve şehit olan Bigalı Mehmet Çavuş'tur.
Yüzlerce yıl boyunca Türk Imparatorluğu, Türklerin azınlıkta olduğu karmaşık bir insan yığınıydı.
Daha başka sözde azınlıklarımız da vardı ve bunlar, sıkıntılarımızın büyük kısmının kaynağı olmuşlardı; bu azınlıklar ve eski fetih düşüncesi.
Türkiye'nin gerilemesinin bir sebebi, bu ziyadesiyle zor hükümdarlık meselesi yüzünden kendisini tüketmiş olmasıydı.
Atatürk'ün "The Saturday Evening Post" gazetesi muhabiri Isaac F. Marcosson'la yaptığı röportajdan
Batı medeniyetinin öncüsü olduğunu iddia eden Fransızların zulüm ve baskılarına ve on asırdan beri milletimizin geçerli olan fiili hakimiyetinin ortadan kaldırılmasına ve imhasına karşı silah müdafaasını kullanmaya mecbur olup, yirmi güne yakın bir zaman zarfında Ermenilerle birleşen düşman kuvveti ile her türlü mahrumiyetler içinde çarpışan ve nihayet başarılı olan kahraman Maraşlıları, bütün memleket namına tebrik ve tazize koşarız.
Maraşlılar, bu kahramanca müdafaaları ile milli davanın yüceliğini ve milletimizin yaşamak. bağımsız olarak yaşamak hususundaki yüksek iradesini bütün cihana gösterdiler.
Şehitlerimize dualar, selamlar.
Atatürk'ün Maraş Müdafai Hukuk Cemiyeti'ne, Maraş Belediyesi'ne ve Kuvayi Milli Kumandanı Kılıç Ali Bey'e gönderdiği telgraf.
Taziz kelimesi değer verme, şereflendirme, kutlama anlamına geliyor.
Atatürk, Maraş'taki direnişi örgütleyen Arslan Bey'e sonraları "Siz sadece Maraş'ı kurtarmakla kalmadınız. Siz Türk kurtuluş mücadelesinin de kazanılmasını sağladınız. Biz Maraş'tan ismen bir Arslan bekliyorduk, cismen de bir Arslan geldi." der.
İşgal yıllarında, 28 Kasım 1919 tarihinde Maraş kalesindeki Türk bayrağı indirilerek yerine Fransız bayrağı asılmıştı.
Bunun üzerine Ulu Cami'de namaz öncesi halk "Bayraksız namaz kılınmaz" diye Maraş kalesine akın etmiş ve Fransız bayrağını indirmişti.
1936'da bizzat Atatürk'ün emriyle Maraş Kalesi'ne "Bayrak Tutan Bozkurt" heykeli dikildi.
Heykelin üzerinde "(28 Kasım 1919) Cuma Günü Türk Maraş, Silah Gücü İle İnen Bayrağını İman Gücü İle Yenden Dalgalandırdı" yazıyordu.
Heykel sonraki yıllarda kaldırıldı. Şu an nerede olduğu bilinmiyor. Maraş'a 7 Şubat 1973 tarihinde TBMM tarafından Kahraman ünvanı verildi.
Rize'de gördüklerimden çok memnunum.
Halk çok vatanperver ve Cumhuriyetperverdir.
Atatürk'ün Rize seyahati sonrasında başbakan İsmet Paşa'ya gönderdiği telgraftan.
Büyük Taarruz'a karar verdiğim zaman İsmet Paşa'ya "göreceksin, neler olacak" demiştim.
Şimdi size söylüyorum, "göreceksiniz, neler olacak!"
Yeni harflerin kabulü ve tatbiki hakkında
