Yıllar
Konular
Favoriler

Bir muhitte yaşadığım ve his ve fikirde tam uygunluğun varlığı sebebiyle haklarında kalpten muhabbetler beslediğim arkadaşlarımla mümkün olduğu kadar sevgi alışverişinde bulunmayı arzu ettiğim gibi, araya uzaklığın girmesiyle yüzlerini göremediğim ve sözlerini işitmek hazzından mahrum bulunduğum kardeşlerimle de her türlü engele göğüs gererek haberleşmeyi son emelim bilirim.

Zira bence kardeşlik bağı kutsal bir altın bağdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 16 Mart 1904
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün not defterinden

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.21

Aydınlar, yaptığımız ve yapacağımız kanunlarla inkılaplarımızı kökleştirecek muasır medeniyet seviyesine ulaştıracaklardır.

Bugün iki kere sekiz, on altıdır. Bunu on kişi böyle dese ve yüz kişi de on diye ısrar etse yüz kişinin dediğini mi kabul edeceğiz?

Biz artık Batılıyız.

Eski dünyaya hakim eski medeniyetimizle sadece övünerek değil, bütün zincirleri kırarak, son asır medeniyetinin gittiği yollardan yürüyerek, bu seviyenin de üstüne çıkacağız.

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk'ün "devrimcilik" anlayışı

Kaynak: Tarık Zafer Tunaya, Devrim Hareketleri İçinde Atatürkçülük, s.135

Gençler için vatan işlerinde ölmek olabilir; korkmak asla!

Mustafa Kemal Atatürk - 2 Eylül 1919

Mustafa Kemal ve beraberindekiler 2 Eylül akşamı Sivas'a ulaşır. Büyük bir kalabalık onları karşılar. O sırada bir Fransız subay kalabalığa bağırır ve gençlerden biri telaşlanır. Atatürk bu görseldeki sözleri söyler.

Kaynak: Falih Rıfkı Atay, Çankaya, s.284

Her şeye rağmen kesinlikle bir aydınlığa doğru yürümekteyiz.

Bende bu inancı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletim hakkındaki sonsuz sevgim değil, bugünün karanlıkları, ahlaksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve gerçek aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir.

Mustafa Kemal Atatürk - 24 Mayıs 1918

Atatürk'ün Ruşen Eşref Ünaydın'a 24 Mayıs 1918'de hediye ettiği fotoğrafın üzerine yazdığı yazı.

Dikkat edilmesi gereken nokta, Atatürk bu yazıyı 1. Dünya Savaşı'nın son günlerinde, Osmanlı bozguna uğramak üzereyken yazmıştı.

Resmi hediye ettikten bir gün sonra böbrek rahatsızlığı yüzünden Avusturya'ya tedavi olmaya gitti.

Atatürk, yıllar sonra resmi Ruşen Eşref'in evinde gördüğünde gülerek "İyi yazmışım" diyecekti.

Ruşen Eşref Ünaydın'ın soyadı ise bizzat Atatürk tarafından kendisine verilmiş ve bu sözdeki "aydınlıktan" gelmektedir.

Kaynak: Ruşen Eşref Ünaydın, Atatürk'ü Özleyiş, 1. cilt, s.6

Bu pek mühim ve büyük teşebbüste asıl hedef İngilizleri Hindistan'da vurmak olmasına göre, Türkistan ve bilhassa Afganistan'da belki maksada kafi askeri kuvvetler vücuda getirmek için evvelemirde pek ciddi milli teşkilat meydana getirilmesi lüzumunu ben de takdir eder ve bu hususta buraca icrası mümkün olan yardımın yapılmasını bittabi canı yürekten arzu eylerim.

Ancak dört taraftan düşmanla kuşatılmış olan asıl anavatanın müdafaası işlerine her şeyden evvel bağlı olmak ve ihtimam etmek açık lüzumu ve malum hadiseler üzerine İstanbul'dan buraya gelebilen subayların adedi ise ihtiyaca ancak kafi olduğundan şimdilik o konudaki yüksek arzularının kabulüne ne yazık ki maddi imkan görülememiştir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Ekim 1920

Atatürk'ün Taşkent'te bulunan Cemal Paşa'ya yolladığı telgraf

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 10. Cilt, s.21-22

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında