Yıllar
Konular
Favoriler

Gece hiç uyuyamadım... Acaba bu vaziyet bizim için ne gi­bi ihtimaller doğurabilir diye düşündüm, durdum. Uykum kaçtı. Her ne ise, hayır­lı olsun. Yaşarsak önümüze çıkacak güçlükleri, bağlandığımız prensipler çerçevesi içinde yenmeye çalışırız ve yeneriz.

Mustafa Kemal Atatürk - 10 Şubat 1934
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Balkan Paktı imzalanmadan önce Sovyetler Birliği bu anlaşmaya itiraz etti. 1925'de Türkiye ile yaptıkları bir anlaşmanın bu pakta engel olduğunu iddia ediyorlardı ve sorun çıkarıyorlardı. Neyse ki mesele sonrasında halledildi ve pakt imzalandı.

Atatürk'ün genel sekreteri Hasan Rıza Soyak, paktın imzalandığı günün ertesi sabahı Atatürk'ün yatak odasına girer ve onu çok yorgun görür.

"Yorgun görünüyorsunuz efendim. Yoksa rahatsız mısınız?" diye sorar.

Atatürk ise görseldeki yanıtı verir.

Kaynak: Atatürk'ten Hatıralar - Hasan Rıza Soyak s.525

Basın özgürlüğünden meydana gelecek fenalıkları ortadan kaldıracak tesirli vasıta, asla geçmişte zannedildiği gibi basın özgürlüğünü bağlayan bağlar değildir.

Aksine, basın özgürlüğünden doğacak sakıncaları giderme vasıtası yine bizzat basın özgürlüğüdür.

Mustafa Kemal Atatürk - 1930

Vatandaş için Medeni Bilgiler

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 23. Cilt, s.55

Bir memlekette adalet mevcut olmazsa, o memlekette anarşiden başka bir şey yoktur. Orada hükümet yoktur, orada hiçbir şey yoktur.

Mustafa Kemal Atatürk - 19 Ocak 1923

Atatürk'ü İzmit Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 14. Cilt, s.345

Gençler için vatan işlerinde ölmek olabilir; korkmak asla!

Mustafa Kemal Atatürk - 2 Eylül 1919

Mustafa Kemal ve beraberindekiler 2 Eylül akşamı Sivas'a ulaşır. Büyük bir kalabalık onları karşılar. O sırada bir Fransız subay kalabalığa bağırır ve gençlerden biri telaşlanır. Atatürk bu görseldeki sözleri söyler.

Kaynak: Falih Rıfkı Atay, Çankaya, s.284

Osmanlı devletinin, devlet ve millet siyaseti olarak, bağımsız olarak ve muntazaman takip olunmuş hiçbir siyaseti yoktur.

Osmanlı tarihinde fetihlere, şaşaalı hareketlere tesadüf ediyoruz. Bu, bütün cihanı zapt etmek, cihangir olmak siyasetidir. Fakat bütün bu fetihler ve şaşaalı hareketler, hiçbir vakit devleti vücuda getiren ve bu hareketleri yapan unsura emelinin mevcudiyetini ve menfaatini temin etmiyordu.

Millet, evini, köyünü, bağını, tarlasını, öküzünü unutmuş, atına binmiş Viyana kapılarında dolaşıyor, Viyana'yı, Osmanlı memleketlerine dahil bir vilayet yapmak istiyordu.

İşte bu hareket tarzı, asil unsurun kendi hayati icaplarıyla, memleketin icaplarıyla uğraşmasına, kuvvetli olmak için, zengin olmak için uğraşılması icap eden çiftçilikle iştigale mani oluyordu. Fakat bu kadarla da kalmıyordu. Asli unsur, anavatanı terk edip harice gidiyor ve gittiği yerlerde ölüyordu.

Asya'ya, Avrupa'ya, Afrika'ya giden o fetih orduları ne oldu? Onlar gittikleri yerlerde ölmüş, kalmış, mahvolmuş.

Bunun neticesi olarak anavatan böylece bomboş ve harap kalmış.

İşte her şeyimiz gibi çiftçiliğimizin de arz ettiği sefalet manzarası bundandır!

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Ocak 1923

Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.363

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında