Yıllar
Konular
Favoriler

Ümit

Kelime, "umut" şeklinin incelmişidir.

Etimolojik şekli:

(um + ut)

um: Köktür; burada "arzu, talep, emel, intizar, bekleme, gözetme" anlamları­nadır.

ut: Sahip, haiz manasına köktür.

Um + ut = umut: Arzunun, talebin, emelin, intizarın, beklemenin, gözetmenin kendisidir.

"Um" kökünün işaret ettiğimiz anlamıyla şu sözlere de tesadüf ediyoruz:

I. Umaç = emel

II. Umu = arzu, bekleme

III. Umdı = arzu

IV. Umdu = talep, tamah

V. Ummak = beklemek, gözetmek

Mustafa Kemal Atatürk - 1935
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Ulus 4 Ekim-17 Aralık 1935 tarihleri arasında "Dil Hakkında Etimolojik ve Morfolojik Anket" başlığıyla yayınladığı yazısında "ümit" kelimesinin açıklanması

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 28. Cilt, s.39

Dilinin yabaniliği ve delice düşünceleri karşısında midem bulandı.

Mustafa Kemal Atatürk

Lord Kinross kitabında anlatıyor:

Atatürk, Hitler konusunda Nazi aleyhtarı bir Alman dostunun söylediklerini yerinde buluyordu. Buna göre kendi diktatörlüğü bir milleti kölelikten kurtarmış, Hitler’in diktatörlüğü ise, özgür bir milleti köle haline getirmişti.

Mustafa Kemal, Alman diktatörünü bir seyyar tenekeciye benzetirdi.

Kavgam’ı okuduktan sonra da bu sözleri söylemişti.

Kaynak: Lord Kinross, Atatürk, s.514

Bizim kanaatimizce milletlerarası siyasi emniyetin gelişmesi için, ilk ve en mühim şart, milletlerin hiç olmazsa barışı muhafaza fikrinde samimi olarak birleşmesidir.

Biz iktisadi genişliğin temelini de, ancak her milletin refahla yaşamaya ve ilerlemeye hakkı olduğunu kabul eden bir zihniyetle bütün milletlerin birlikte çalışmaları yolunun bulunmasında görüyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Kasım 1932

Atatürk'ün "TBMM 4. Devre, 2. Toplanmı Yılı Açılış Konuşması

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 26. Cilt, s.36

Hayır, asla. Bütün gelişmeyi; sonunda da böyle bir neticeye varacağını, en başından -elimizde hiçbir harp gereci bulunmadığı zaman bile- görmüştüm.

Geciktik; kan dökülmesini ve harabiyeti önlemek için Fethi Bey'i Londra'ya son bir çare olarak gönderdik; çünkü biz kanla değil, mürekkeple imzalanan bir barış istiyorduk.

Mustafa Kemal Atatürk - 23 Ocak 1923

Atatürk'ün kendisine "Başarınızdan hiç şüphe ettiğiniz oldu mu?" diye soran Morning Post Gazetesi yazarı Grace Ellison'a verdiği yanıt

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.381

Efendiler, dış siyasetin en çok alakadar olduğu ve dayandığı husus, devletin iç teşkilatıdır.

Dış siyasetin iç teşkilatla uyumlu olması lazımdır. Batı'da ve Doğuda başka başka tabiatlara ve kültüre ve emele sahip birbirine zıt unsurları toplayan bir devletin iç teşkilatı elbette asılsız ve çürük olur. O halde dış siyaseti de esaslı ve metin olamaz.

Böyle bir devletin iç teşkilatı bilhassa milli olmaktan uzak olduğu gibi, siyasi mesleği de milli olamaz.

Buna nazaran Osmanlı devletinin siyaseti milli değil, fakat şahsi, belirsiz ve istikrarsız idi.

Mustafa Kemal Atatürk - 1927

Nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 20. Cilt, s.24

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında