Yıllar
Konular
Favoriler

O gazetecinin bana kafasıyla kalemi lazım.

Geri kalanı kendisine aittir. Ne seni ilgilendirir, ne de beni.

Anladın mı?

Mustafa Kemal Atatürk
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Bir gazeteciden bahsedilirken, Atatürk'ün yanındakiler bu gazetecinin çok ahlaksız bir yaşam tarzı sürdüğünü, özel hayatında çok çeşitli ve farklı insanlarla beraber olduğunu şikayetçi bir dille Atatürk'e anlatır.

O sırada Recep Zühtü şöyle der: "Paşam, bu gazeteci nin gidişatı hiç de iyi değil. Bence sizin yakınınız olması dolayısıyle yaşantısına biraz dikkat etmesi gerek."

Atatürk hayretle sorar: Ne varmış onun hayatında sanki?

- Paşam, bu zat geceleri pavyona gidiyor, mevkiiyle bağdaşmayan davranışlarda bulunuyormuş.

Atatürk kaşlarını çatarak sorar: Ne var bunda garip olan? Ne olmuş gidiyorsa? Pavyona gittiyse kıyamet kopmadı ya...

Sonrasında Atatürk görseldeki sözleri söyler...

Kaynak: Cemal Granda, Atatürk'ün Uşağı idim (1973), 1. Basım, Hürriyet Yayınları, s. 210

Memleket mutlaka çağdaş, medeni ve yenilikçi olacaktır. Bizim için bu, hayat davasıdır. Bütün fedakarlığımızın verimli olması buna bağlıdır.

Türkiye ya yeni fikirlerle donanmış namuslu bir idare olacaktır veyahut olamayacaktır. Halk ile çok temasım vardır.

O saf kitle, bilmezsiniz ne kadar yenilik taraftarıdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 2 Aralık 1923

Tercüman Hakikat gazetesi başyazarı Hüseyin Şükrü Bey'e demeç

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.173

Düşmanın mümkün olan düşüncelerini meydana çıkarmak için en iyi vasıta, zihnen düşman tarafına geçmek ve onun bakış açısıyla meseleyi çözmektir.

Buna harcanacak zaman, elde edilecek menfaati tamamen karşılar.

Akıllı bir düşman -ki biz taktik meselelerinde düşmanı en iyi taktikçi ve kesin kararlı kabule mecburuz- muhakkak bizim en az arzu ettiğimiz şeyi yapar.

Mustafa Kemal Atatürk - 1915

Taktik Meselesinin Çözümüne Dair Bazı Nasihatler

Atatürk'ün notlarından

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 2. Cilt, s.28

Sporun bedeni olduğu kadar, fikri olmasına dikkati çekerim.

Mustafa Kemal Atatürk - 19 Eylül 1924

Atatürk'ün "Ordu İdman Yurdu" defterine yazdığı nottan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 17. Cilt, s.31

Hoş geldin İsmet. Hoş geldin. Ne iyi ettin geldin!

Bugün çok memnunum İsmet. Hem ne iyi ettin de çabuk geldin...

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Nisan 1920

İstanbul'daki meclisin İtilaf devletleri tarafından dağıtılışından sonra Mustafa Kemal tüm yurda telgraf çekip bütün vatanseverlerin acilen Ankara'ya gelmesini ve Ankara'da yeni bir meclis kurulması gerektiğini söyler.

Bunun üzerine vatanseverler Ankara'ya doğru hareket eder

Şevket Süreyya Aydemir anlatıyor:

9 nisan 1920 günü Ankara'ya vardılar. Kendilerine parlak bir karşılama töreni tertip edildi. Adapazarı-Bolu, üzerinden Ankara'ya gelen karayolunda ve Ankara dışında, kalabalık bir karşılayı­cılar kütlesi misafirleri bekliyorlardı. Ankara halkı bu karşı­lama törenine geniş ölçüde katılmıştı.

Efeler, atlılar, esnaf cemiyetleri gene ayaktaydı. Mustafa Kemal, karşılayıcıların ba­şındaydı. Nihayet yolcular göründüler. Yaklaşıldı. Karşılaşıldı. El sıkışmaları, sarılmalar, kucaklaşmalar arasında meydan karıştı.

Istanbul'dan bu kafileye yolda katılan bir yolcu, bu kalabalığın dışında, kendi başına, olanları hoş gören bir tebessümle seyrediyor, fakat kalabalığa karışmıyordu. Sırtında er elbisesine benzer bir elbise vardı. Sakin, güler yüzlü, biraz ufak tefek, hatta biraz çekingen bu yolcu, kalabalıklar, gidip gelenler, sarılanlar, kucaklaşanlar arasında, biraz yalnızdı. Biraz kaybolmuş gibiydi. Fakat ortada sağa sola seğirten, etrafı araş­tıran ve onu bekleyen biri vardı: Mustafa Kemal...

Mustafa Kemal boyuna soruyordu, arıyordu:

- Canım İsmet nerde? Canım hani ya İsmet?..

Evet, bu yalnız, ufak tefek, gösterişsiz yolcu, Albay İsmet Beydi. Yarınki İsmet İnönü...

Nihayet Mustafa Kemal onu gördü. Hızla yürüdü. Ellerini yakaladı:

"Hoş geldin İsmet. Hoş geldin. Ne iyi ettin geldin!

Bugün çok memnunum İsmet. Hem ne iyi ettin de çabuk geldin..."

Albay İsmet, hemen hemen konuşmuyor gibiydi. Ama «hiç eksilmeyen tebessümüyle» gözleri gene ışıl ışıldı...

Kaynak: Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam II. Cilt, s. 242-243

Veritabanında
719 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında