Yıllar
Konular
Favoriler

Ciddi, faal, zeki ve becerikli, yüksek fikirli, astlarına ve savaş psikolojisine hakim ve etkili, iyi bir derin görüşe ve çabuk kavrayışa sahip.

Kolordunun her türlü ihtiyacını geniş olarak düşünmekten ve sağlamaya çalışmaktan bir an geri durmaz ve başarılı olur. Askeri bilgisi ve kavramı güzel ve geniş; doğru, kesin ve tereddütsüz karar sahibi; cesur ve kişisel kararıyla hareket etmek kabiliyetine sahiptir.

Ordu ve memlekette üzerine alacağı vazifelerde ve önemli vatani hizmetlerde kendisinden büyük hizmetler beklenir.

Çok mükemmel bir ahlak ve davranış sahibi; görgülü takdire değer.

Her zaman üstlerinin, astlarının ve çevresinin emniyet, itimat ve sevgisini çekmeye ve kazanmaya çalışan ve bunu başaran dürüst bir kişidir.

Mustafa Kemal Atatürk - 20 Mayıs 1917
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Kafkas Ordu Grup Kumandanlığı'na İsmet İnönü hakkında gönderdiği telgraftan.

Atatürk'ün hayatı boyunca İsmet Paşa'yı en yakın adamı olarak tutmasının nedeni, yukarıdaki fikirlerinin yanı sıra onun Mustafa Kemal'e karşı özel bir rakiplik hissi olmaması ve Mustafa Kemal'in otoritesine kesin ihtiyaç olduğu düşüncesinde olmasıydı.

İsmet Paşa son derece çalışkan, ciddi ve dürüst bir hükûmet adamıydı. Mustafa Kemal'in ''maddî ve manevî topyekûn bir inşa'' kelimeleri ile özetleyebileceğimiz devrim davasına en az onun kadar inanmış bir fikir adamıydı.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 2. Cilt, s.103

Biliyorsunuz, ben Makedonyalıyım. Selanik'te çocukluğumdan beri milletinizin çocuklarıyla tanıştım, dostluk ettim. Onlardan da aynı karşılığı gördüm ve şunu da sezdim ki, her iki milletin çocuklarında birbirlerine karşı daha fazla ve daha özel mahiyette bir yakınlık ve sokulganlık vardır.

Demek istiyorum ki, daha o yaşlardan beri milletinize muhabbetim vardır. Bu tabii eğilime bakarak her iki milletin daima birbirine yakın dost olmasını ve öyle kalmasını daha gençliğimden düşünmüştüm.

Daha sonra hadiselerin zorlaması dolayısıyla ayrı ayrı saflarda bulunduğumuz zamanlarda dahi, fırsat çıktıkça temas ettiğim subaylarınıza, bu ayrılığın geçici olduğunu, esasta, dikkatle bakılacak olursa bu iki milletin birbirine dost olması her ikisinin de büyük ve hayati menfaatları gereği bulunduğunu, zamanla bu hakikatin anlaşılacağı­nı ve bu dostluğun kurulacağını ve daima buna çalışmanın uygun olacağını söylemi­şimdir.

Mustafa Kemal Atatürk - 19 Ekim 1937

Atatürk'ün Yunanistan elçisi Metaksas'la yaptığı görüşmede söyledikleri.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 30. Cilt, s.48

Düşman devletler Osmanlı devlet ve memleketine maddeten ve manen tecavüz halinde; imhaya ve parçalamaya karar vermişler.Padişah ve halife olan zat, hayat ve rahatını kurtarabilecek çareden başka bir şey düşünmüyor.

Hükümeti de aynı halde. Farkında olmadığı halde başsız kalmış olan millet karanlık ve belirsizlik içinde tecelliyatı beklemekte. Felaketin dehşet ve ağırlığını idrake başlayanlar, bulundukları muhit ve hissedebildikleri tesirlere göre kurtuluş çaresi gördükleri tedbirlere başvurmakta.

Ordu, ismi var cismi yok bir halde.

Kumandanlar ve subaylar, Harbi Umumi'nin bunca mihnet ve meşakkatleriyle yorgun, vatanın parçalanmakta olduğunu görmekle içleri kan ağlamakta, gözleri önünde derinleşen karanlık felaket uçurumu kenarında kafaları çare, kurtuluş çaresi aramakla meşgul...

Mustafa Kemal Atatürk - 1927

Atatürk, Nutuk'ta Samsun'a çıktığında genel manzarayı özetliyor.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 19. Cilt, s.29

Lozan Konferansı'na delegelerimiz gitti. Konferans devam ediyor. İnşallah arzu ettiğimiz neticeyi alacağız.

Gerçi düşmanlarımız çok çetindir. Memleketimizi bir sö­mürge haline getirmeye uğraşıyorlar.

Fakat bu defaki delege heyetimiz her vakit kar­şılarına çıkanlar gibi değildir. Neticeyi emniyetle bekleyelim.

Bu hususta hayatımıza kastetmekte inat edilecek olursa ordularımız hukukumuzu müdafaaya daima hazırdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 16 Ocak 1923

Arifiye'de halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 14. Cilt, s.260

Kesin zaruret olmadıkça, piyasalara karışılmaz; bununla beraber hiçbir piyasa da başıboş değildir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Kasım 1937

TBMM 5. Devre, 3. Toplanma Yılı Açılış Konuşması

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 30. Cilt, s.75

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında