Ciddi, faal, zeki ve becerikli, yüksek fikirli, astlarına ve savaş psikolojisine hakim ve etkili, iyi bir derin görüşe ve çabuk kavrayışa sahip.
Kolordunun her türlü ihtiyacını geniş olarak düşünmekten ve sağlamaya çalışmaktan bir an geri durmaz ve başarılı olur. Askeri bilgisi ve kavramı güzel ve geniş; doğru, kesin ve tereddütsüz karar sahibi; cesur ve kişisel kararıyla hareket etmek kabiliyetine sahiptir.
Ordu ve memlekette üzerine alacağı vazifelerde ve önemli vatani hizmetlerde kendisinden büyük hizmetler beklenir.
Çok mükemmel bir ahlak ve davranış sahibi; görgülü takdire değer.
Her zaman üstlerinin, astlarının ve çevresinin emniyet, itimat ve sevgisini çekmeye ve kazanmaya çalışan ve bunu başaran dürüst bir kişidir.
Atatürk'ün Kafkas Ordu Grup Kumandanlığı'na İsmet İnönü hakkında gönderdiği telgraftan.
Atatürk'ün hayatı boyunca İsmet Paşa'yı en yakın adamı olarak tutmasının nedeni, yukarıdaki fikirlerinin yanı sıra onun Mustafa Kemal'e karşı özel bir rakiplik hissi olmaması ve Mustafa Kemal'in otoritesine kesin ihtiyaç olduğu düşüncesinde olmasıydı.
İsmet Paşa son derece çalışkan, ciddi ve dürüst bir hükûmet adamıydı. Mustafa Kemal'in ''maddî ve manevî topyekûn bir inşa'' kelimeleri ile özetleyebileceğimiz devrim davasına en az onun kadar inanmış bir fikir adamıydı.
Mukaddes davamızın kazanılmasında kuvvetli dayanağımız olan ordumuzla başta zatı samileri olduğu halde kıymettar ve fedakar kumandanların samimane ve vatanperverane hissiyatı büyük memnuniyete sebep oldu.
Milli emellerin elde edilmesi ve milletimizin yekvücut kalması uğrunda sarf buyurulan mesainizin teşekküre ve övgüye değer olduğunu arz eylerim, Efendim.
24 Eylül’de 1920'de büyük bir Ermeni saldırısı başlar. Bu saldırıya Türk ordusunun cevabı, 28 Eylül’de karşı saldırı şeklinde olur ve Sarıkamış alınır. 30 Eylülde de, Oltu ve Ardahan arasındaki Merdenek kasabası ele geçirilir.
Bunun üzerine Atatürk, Doğu cephesi kumandanı Kazım Karabekir Paşa'ya bu telgrafı yollar.
Paris'ten alınan sağlam malumatla, başlangıçta Clemenceau'nun, Kuvayi Milliye'den ürkerek tamamen lehimize döndüğü ve fakat tahminen bir buçuk ay evveli Sivas'tan geçen bir zatın verdiği raporda, Kuvayi Milliye'nin bir blöf şeklinde gösterilmiş olmasından dolayı, Clemenceau'nun, eski Türk ve Müslüman düşmanlığını gösterdiği ve meylettiği bildirilmektedir.
Dolayısıyla asayişin tamamen muhafazası ve her fırsattan istifade ederek Kuvayi Milliye'nin azamet ve sağlamlığının dosta düşmana gösterilmesi ehemmiyetle tavsiye kılınır.
Blöf değilmiş sanırım :)
Atatürk'ün Reşat Paşa'ya telgrafı
Lozan'a gönderdiğimiz delege heyeti ve onun başındaki arkadaşımız o kadar kıymetli ve kuvvetlidir ki, davamızı açıklıkla kavramış müdafaa vasıtalarını o kadar güzel hazırlamıştır ki, kimsenin hayallere sapmasına imkan kalmayacaktır.
Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan
Karşıyakalılar! Ben karşı yaka beri yaka bilmem. Ben İzmir'in tamamını tanırım. İzmir'in tamamını severim. Güzel İzmir'in temiz kalpli insanlarının da beni sevdiklerinden eminim.
Yalnız bir tesadüf beni Karşıyaka'ya daha ziyade bağlamıştır.
Karşıyakalılar! Anam sizin sinenizde, sizin topraklarınızda yatıyor.
