Kıtalarımız İzmir doğu sırtlarında düşmanın son mukavemetini kırdıktan sonra bugün 9 Eylül 1922'de mağlup düşmanla beraber İzmir'imize muzafferen girdi.
Vapurlara binmekten men edilen düşman subayları ve efradı teslim olmaktadırlar.
İzmir'de bol miktarda top, tüfek ve her nevi malzeme bulunmuştur.
Ben yarın öğleden itibaren İzmir'de bulunacağım.
9 Eylül 1922 tarihli telgraf. Aşağıdaki kişilere gönderilmiştir:
- TBMM başkan vekili Adnan Adıvar
- İcra Vekilleri Reisi Rauf Orbay
- Müdafaai Milliye vekili Kazım İnanç
- Doğu Cephesi komutanı Kazım Karabekir
- El Cezire cephesi komutanı Cevat Çobanlı
Yeni evlenen bir kişinin gönlü hayat, aşk ve saadet hisleriyle dopdoludur. Bu, en kıymetli bir zamandır.
İnsanlar hayatında bu aydınlık ve sevinçli dakikaları ölünceye kadar hep aynı şekilde duygulanarak pek muhim ve hayatı için tarihi bir hadise olarak anıp hatırlar.
Sen bunu kendinden bilirsin. Ben bunu tecrübe etmedim. Fakat az çok hayatı ve insanları tahlil ettiğim için bu neticeyi buldum.
Hayatın çeşitli yönlerinden birkaçını görenler evlendikten sonra keşfedilmemiş yönlerini de ister istemez görürler. Bu pek tatlı olabildiği gibi pek acı da olabilir.
Süvari Kolordusu bütün kuvvetiyle İzmir'e yetişmeli ve İzmir'i işgal etmelidir.
1. Ordu takip kolları da şehre ilerlemekle beraber, 1. Kolordu'dan bir tümenin 9 Eylül 1922'de İzmir'e yürütülmesi ve 1. Kolordu'nun takibe devam etmesi lazımdır.
1. Kolordu "İzmir İşgal Kuvveti" olacak ve komutanı askeri valilik görevi yapacaktır.
İzmir'in kayıtsız şartsız teslim alınması mümkün olduğundan, temsilcilerin herhangi bir teklifi kabul olunmayacaktır.
1. Ordu Kumandanlığı'na 8 Eylül tarihli emir.
Gaye, bugünkü ve yarınki Türk'ün medeniyetini kucaklayacak en güzel ve en ahenkli Türkçedir.
Türkçe hakkında... Ahmet Cevat'ın 12 Kasım 1932 tarihli Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yazdığı makaleden.
Daima muhterem arkadaşlarımın ellerine çok samimi ve sıkı bir surette yapışarak onların şahıslarından kendimi bir an bile uzak görmeyerek çalışacağım.
Milletin teveccühünü daima dayanak noktası kabul ederek hep beraber ileriye gideceğiz. Türkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.
Atatürk'ün cumhuriyetin ilanı ve cumhurbaşkanı seçilmesinden hemen sonra meclis kürsüsünde yaptığı konuşmadan.
