Yıllar
Konular
Favoriler

İngilizlerin kendi askeri kıyafetlerine soktukları bazı şahısları kendi torpido ve vapurlarıyla muhtelif sahillere çıkardıkları ve deniz kuvvetlerini, memlekette karışıklık ve fesat çıkaracağı adamların nakil ve hizmetine ayırdıkları ve yine aynı maksatla bazı şahıslara veya zümrelere nakden yardımda bulundukları görülüyor.

Bundan maksat milli birliğimizi ihlal ve memleket ahalisini yekdiğeri aleyhine tahrik eyleyerek, vuku bulacak karışıklık ve nifaktan istifade ederek, hayatiyetimizin geleceklerini istedikleri gibi düzenlemekte serbest kalmak olduğu aşikardır.

Mustafa Kemal Atatürk - 3 Mart 1920
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün "Acele" imzasıyla Müdafaai Hukuk Cemiyeti Sivas Heyeti Merkeziyesi Riyaseti'ne gönderdiği telgraf.

Gördüğünüz gibi binbir çeşit belayla uğraşıyorduk.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 7. Cilt, s.31

Ok = Akıl, zeka

Yar = Dost, arkadaş, yardımcı, yar köktür.

Ok+Yar = Her iki kelimenin manalarının kaynaşmasını ifade eden "Akıl arkadaşı".

Ali Fethi;
Fethi Okyar

Mustafa Kemal Atatürk - 24 Ocak 1935

Atatürk'ün, Fethi Okyar'a "Okyar" soyadını verdiği mektubu.

Gerçekten Türkçenin muhteşem kullanımına ve yaratıcılığa bir örnek.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 27. Cilt, s.123

Biliyor musunuz Türk askeri nasıl savaşır?

Ayağı, sırtı giyinik olmayabilir. Bazen gıdası bile az olur; fakat o, daima ileri gitmek ister ve o kabiliyettedir.

Ayağı aksar, yorgundur; görürsünüz ki, yine yürür ve daima ileri gider.

Mustafa Kemal Atatürk - 21 Ekim 1922

Atatürk'ün Bursa'ya gelen İstanbul Üniversitesi öğrencilerine yaptığı konuşmadan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.27

Benim anladığım gençlik bu inkılabın fikirlerini ve ideolojilerini benimseyip gelecek nesillere götürecek kimselerdir.

Benim nazarımda yirmi yaşında bir yobaz ihtiyardır; yetmiş yaşında bir idealist kuvvetli bir gençtir.

Mustafa Kemal Atatürk - 3 Nisan 1932

Ankara Halkevi'nde "Çoban Piyesi" oyuncularıyla sohbet ederken söyledikleri.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 25. Cilt, s.319

Gerçi gayet geniş bir sınıra ve o sınır içinde muazzam bir imparatorluğa sahip bulunuyorduk. Fakat o sonsuz sınır içindeki insan kütleleri hiçbir vakit asli unsurun lehine bir mevcudiyet değillerdi; belki aleyhine.

Bu küçük unsur geniş bir sahaya dağılmaya ve hepsinin üzerinde bir baskı gibi bulunmaya, onları ve sınırları muhafazaya mecburdu. Yani bekçilik ediyordu.

Herhangi bir maddeyi gayet geniş bir sahada dağıttığımız zaman o madde yoğunluktan, kuvvetten mahrum olur. Fakat aynı unsuru kendisiyle, mevcudiyetiyle orantılı ebatta bir tabii muhite koyarsanız elbette daha yoğun ve kuvvetli olur.

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Ocak 1923

Atatürk'ün Bursa Şark Sineması'nda halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 14. Cilt, s.363

Veritabanında
719 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında