İngilizlerin kendi askeri kıyafetlerine soktukları bazı şahısları kendi torpido ve vapurlarıyla muhtelif sahillere çıkardıkları ve deniz kuvvetlerini, memlekette karışıklık ve fesat çıkaracağı adamların nakil ve hizmetine ayırdıkları ve yine aynı maksatla bazı şahıslara veya zümrelere nakden yardımda bulundukları görülüyor.
Bundan maksat milli birliğimizi ihlal ve memleket ahalisini yekdiğeri aleyhine tahrik eyleyerek, vuku bulacak karışıklık ve nifaktan istifade ederek, hayatiyetimizin geleceklerini istedikleri gibi düzenlemekte serbest kalmak olduğu aşikardır.
Atatürk'ün "Acele" imzasıyla Müdafaai Hukuk Cemiyeti Sivas Heyeti Merkeziyesi Riyaseti'ne gönderdiği telgraf.
Gördüğünüz gibi binbir çeşit belayla uğraşıyorduk.
Hareket Ordusu'nun maksat ve vazifesi, meşru ve meşruti hükümetimizi hiçbir kuvvetin sarsamayacağı şekilde kuvvetlendirmek ve sırf şeriat kuvvetiyle sağlamlaştırılan Anayasa'nın üstünde hiçbir kanun, hiçbir kuvvet olmadığını ve olamayacağını ispat etmek ve meşru meşrutiyetimizin istikrarından memnun olmayan vatan ve millet hainlerine son ve kati bir ibret dersi vermektir.
31 Mart Vakası üzerine İstanbul halkına beyanname
Ne yazık ki, şimdi hilafet ve saltanat makamını işgal eden zat, bu millet için hain bir adamdır.
Musul vilayeti bizim için petrol değil, memleket meselesidir.
Atatürk'ün İzmit Kasrı'nda İstanbul'dan gelen gazetecilerle mülakatından...
Lord Curzon'un "Musul Irak'ın tamamlayıcısı, ayrılmaz bir parçasıdır. Musul Irak için elzemdir. Bunu veremeyeceğiz, isterseniz sizi petrollere iştirak ettirelim." sözleri hakkında...
Biz cahil dediğimiz vakit mutlaka mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğim ilim, hakikati bilmektir.
Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okuma bilmeyenlerden de, bilhassa sizlerin içinizde görüldüğü gibi, hakikati gören hakiki alimler çıkar.
