Türkiye bir maymun değildir ve hiçbir milleti taklit etmeyecektir.
Türkiye ne Amerikanlaşacak, ne de Batılılaşacaktır; o sadece özleşecektir.
29 Ekim günü Türk Ocağı'nda verilen baloya katılan Atatürk'e Associated Press Muhabiri Amerikalı Miss Dorothy Ring sorar:
Türkiye hangi bakımlardan Amerikanlaşacak?
Atatürk bu cevabı verir.
Adam olanlar, insan olanlar, fikirleri olanlar, yüksek ideali olanlar kıymetlerini göstersinler!
Bizim güçlükle kazandığımız Türk bağımsızlığını engellemeye çalışan, milliyetçiliğimizi kötüleyen, bunun doğu komşularımızı fethetme arzusunu saklayan bir örtüden ibaret olduğunu söyleyen, ekonomiyi idare edecek kabiliyette olmadığımızı ileri süren milletler var.
Pekala, görecekler.
Atatürk'ün "The Saturday Evening Post" yazarı Isaac Marcosson'la yaptığı röportajdan.
Gökçen, ben bu toprakları seviyorum. Yurdumun toprağını, dağını, taşını, havasını, insanlarını seviyorum.
Bazı şarkılar bana, bir gün bu insanlardan kopacağımı hatırlatıyor; işte o zaman içime bir ateş düşüyor.
Ve bu ateş, sonradan gözyaşı olarak akıp gidiyor.
Unutma ki, Mustafa Kemaller de insandır. Ve onlar da zaman zaman ağlamak isterler.
Bir gece Atatürk ve arkadaşları sofradayken udi "Gel gitme kadın" isimli şarkıyı söylemeye başlar. Atatürk bir anda duygulanır, gözleri dolar.
Sabah manevi kızı Sabiha Gökçen yanına gelip sorar: Dün gece o şarkıyı duyunca neden ağladınız?
Atatürk hüzünle görseldeki cevabı verir.
Zeki Müren'in yorumuyla Gel Gitme Kadın:
Bağımsız bir millet, meşru ve meşruti bir hükümet olarak yaşamaya azmetmiş olan milletimiz, isterse geçici olsun hiçbir yabancı işgal ve denetimini kabul edemez.
Göç doğru değildir. Bilakis aziz topraklarınızda kalarak milli teşkilatınızı genişletiniz.
Mütarekename hükümlerine aykırı ve her türlü haksızlığı protesto, icabında fiilen reddeylemeniz meşru ve mukaddes; maksadınızın elde edilmesi için esas şarttır.
Atatürk'ün, Urfa müftüsü ve Urfa eşrafına gönderdiği telgraf
