Efendiler, geçen senenin mühim hadiselerinden biri de Sivas'a tren yolunun ulaşmasıdır.
Bu kadar müşkülat içinde vatanı bir misli daha gelişletmeye ve kuvvetlendirmeye yardımcı olan bu eserin müstakbel Türk nesilleri tarafından şükranla yad olunacağına eminim.
Atatürk'ün TBMM 3. Devre, 4. Toplantı yılı açılış konuşmasından
Yüzlerce yıl boyunca Türk Imparatorluğu, Türklerin azınlıkta olduğu karmaşık bir insan yığınıydı.
Daha başka sözde azınlıklarımız da vardı ve bunlar, sıkıntılarımızın büyük kısmının kaynağı olmuşlardı; bu azınlıklar ve eski fetih düşüncesi.
Türkiye'nin gerilemesinin bir sebebi, bu ziyadesiyle zor hükümdarlık meselesi yüzünden kendisini tüketmiş olmasıydı.
Atatürk'ün "The Saturday Evening Post" gazetesi muhabiri Isaac F. Marcosson'la yaptığı röportajdan
Savunma için silahlanmaktan başka yol yoktur. Milletin şerefi, haysiyeti, özgürlüğü, bağımsızlığı gerçekten tehlikeye düşmüştür.
Bu felaketten kurtulmak gerekirse, vatanın son ferdine kadar ölmeyi göze almasına bağlıdır.
Atatürk'ün Havza'da halka hitabesinden
A Kemal, sen ziraat okudun mu? Hayır.
- Çiftçi misin? Hayır.
- Baban çiftçi miydi? Hayır.
İşte bilmediği işe parasını koyup da kaybedenlere sular bile güler.
Falih Rıfkı Atay anlatıyor: Orman çiftliği kurulduğu yıllarda toprağa ne ekilirse, ölüyordu.
Bir yıldönümü akşamı aşağı ufak köşkün önünde oturuyorduk. Topraklar bomboştu.
Müdür Tahsin Bey bu köşkün önüne bir havuz yaptırmış. O gün, Atatürk bir senelik zararı haber aldığı için düşünceye daldığı sırada, havuzun fiskiyesini açtılar. Meğer Tahsin Bey suyun içine renkli ampuller koydurmuş. Bozkırın bir köşesinde, alaca karanlıkta birdenbire yeşilli, mavili, allı sular fışkırınca, Atatürk güldü ve bu sözleri söyledi.
İnsan yalnız özgürlük vasıtası olarak servete sahip olmalıdır; yoksa servete esir olmak için değil!
Zenginlik hakkında...
Vatandaş için Medeni Bilgiler
