Türk, Bulgar aynı köken olan Orta Asya yaylasından gelmiş, aynı kanı muhafaza etmiştir. Daha o zamanlar bu noktayı en özlü Bulgarlara söylemişimdir.
Bunlardan tarih cereyanlarını, insanlık safhalarını takip etmiş. anlamış olanlar beni teyit etmişlerdir.
Bulgaristan'da yaşadıkça onlara sevgim arttı.
Size son sözüm, Bulgaristan'a gidiniz. Onları seveceksiniz. Samimi görüşünüz ve hatırlatınız ki ben, 1913'de Sofya'da bulunmuş, kan kardeş Bulgarlarla yüksek dostluk yapmış adamım.
Hakkı Tarık Bey anlatıyor:
22 Temmuz saat 21. Gazi Hazretleri'yle bir sofradayız. Ben bir gece evvel Gazi'ye günün halleri ve haberleri olarak hatırıma gelenleri arz ederken Sofya Gazeteciler Cemiyeti'nden Matbuat Cemiyeti'ne gelen bir davetten bahsetmiştim.
Sofya Gazeteciler Cemiyeti, Bulgar Gazetecileri Federasyonu namına, Matbuat Cemiyeti'nden bir heyeti Bulgaristan'ı ziyarete ve kendilerinin misafiri olmaya çağırıyorlar.
Gazi Hazretleri hu gece kendilerine arz ettiğim hu malumatı dinledikten sonra bütün sofra halkını muhatap kılarak bu sözleri söyler.
Güçsüz ve korkak insanlar, herhangi bir felaket karşısında milletin de hareketsiz kalmasına ve çekingen bir hale gelmesine neden olurlar. Beceriksizlik ve tereddütte o kadar ileri giderler ki, adeta kendi kendilerini aşağılarlar. Derler ki, "Biz adam değiliz ve olamayız! Kendi kendimize adam olmamıza imkan yoktur. Biz kayıtsız şartsız, mevcudiyetimizi bir yabancıya bırakalım."
Türkiye'yi, böyle yanlış yollarda yokoluş ve çöküş vadisine sevk edenlerin elinden kurtarmak lazımdır. Bunun için keşfolunmuş bir hakikat vardır, ona tabi olacağız. O hakikat şudur: Türkiye'nin düşünen kafalarını büsbütün yeni bir inançla donatmak... Bütün millete taze bir manevi güç vermek...
Hukuk hükümlerini, kurallarını, din kuralları gibi değil, insanlığa ait olayları, olgunlaşmaları, ilerlemeleri takip ve ifade etmekle varlığını açıklayabilen yaşam kuralları olarak kabul etmek gereklidir.
Ankara Hukuk Fakültesi, artık çağımızda bir anlam ifade etmeyen ve etmekten aciz olan eski hukuk sistemlerini tarihe emanet ederek, medeni ve laik hukuku anlatacak ve okutacaktır.
Mukaddes topraklarımızı çiğneyerek Ankara'ya girmek ve memleket bağımsızlığının fedakar muhafızı olan ordumuzu imha etmek isteyen Yunan ordusu yirmi bir gün devam eden pek kanlı muharebelerden sonra Hakk'ın yardımıyla mağlup edilmiştir.
Atatürk, Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanıldığını millete beyan ediyor.
19 Eylül 1921 günü Mustafa Kemal'e TBMM tarafından Gazilik unvanı ve Mareşallik rütbesi verilmiştir.
Savaşları arzu etmiyorum, her türlüsünden kaçıyorum, ama bizi buna zorlarlarsa, bendeki güç, sadece savunmayla sınırlı değil.
Atatürk'ün Rus Sefareti'nde verilen ziyafette Rus Büyükelçisi Surits'le yaptığı görüşmeden...
