Türk, Bulgar aynı köken olan Orta Asya yaylasından gelmiş, aynı kanı muhafaza etmiştir. Daha o zamanlar bu noktayı en özlü Bulgarlara söylemişimdir.
Bunlardan tarih cereyanlarını, insanlık safhalarını takip etmiş. anlamış olanlar beni teyit etmişlerdir.
Bulgaristan'da yaşadıkça onlara sevgim arttı.
Size son sözüm, Bulgaristan'a gidiniz. Onları seveceksiniz. Samimi görüşünüz ve hatırlatınız ki ben, 1913'de Sofya'da bulunmuş, kan kardeş Bulgarlarla yüksek dostluk yapmış adamım.
Hakkı Tarık Bey anlatıyor:
22 Temmuz saat 21. Gazi Hazretleri'yle bir sofradayız. Ben bir gece evvel Gazi'ye günün halleri ve haberleri olarak hatırıma gelenleri arz ederken Sofya Gazeteciler Cemiyeti'nden Matbuat Cemiyeti'ne gelen bir davetten bahsetmiştim.
Sofya Gazeteciler Cemiyeti, Bulgar Gazetecileri Federasyonu namına, Matbuat Cemiyeti'nden bir heyeti Bulgaristan'ı ziyarete ve kendilerinin misafiri olmaya çağırıyorlar.
Gazi Hazretleri hu gece kendilerine arz ettiğim hu malumatı dinledikten sonra bütün sofra halkını muhatap kılarak bu sözleri söyler.
Samimi ve nazikane davetnamenizi özel hürmet ve memnuniyet ile aldım. Güzel İzmir'imizin kurtuluş bayramının yıldönümüne tesadüf eden 9 Eylül 1923, senelerce elem ve hasretini çektiğimiz bu müstesna şehrimizde, sevgili hemşerilerimizin samimi muhitinde bulunmak benim için bir saadet olurdu.
Ne çare ki, yine millet ve memleketimizin selamet ve refahıyla alakalı bulunan mühim meşguliyetlerim, beni bu saadete nailiyetten, bu şerefli vazife men ediyor.
Bundan doğan derin teessürlerimi arz ederken, Milli Meclis'imizden gönderilen mebuslar heyetinin hüviyetinde benim de iştirak hissem bulunduğunun kabulünü rica ederim, Efendim.
İzmir Belediye Başkanlığı, Atatürk'ü İzmir'in Kurtuluşunun 1. Yıldönümü kutlamalarına davet eder. Atatürk ise, işlerinin yoğunluğu nedeniyle, bu daveti gayet nazikçe reddeder.
8 Eylül 1923, CHP'nin kuruluş tarihidir. Atatürk, CHP'nin kuruluşuyla meşgul olduğu için kutlamalara katılamaz.
Tanrı, sadece insan toplumunun zirvesidir.
Atatürk'ün Vossiche Zeitung gazetesi muhabiri, yazar Emil Ludwig'le yaptığı söyleşiden.
İsterdim ki, aranızda bulunayım, çocuk olayım, genç olayım ve sizin ışık saçan eğitim dairenizde bulunayım.
Sizden feyiz alayım, siz beni yetiştiresiniz.
O zaman zannediyorum ki, milletim için daha faydalı, çok faydalı olurdum.
Derin ve karşılıklı bir itimada dayanan Türk-Yunan dostluğu artık açık bir hakikattır.
İki memleket arasındaki bu sıkı dostluk bağlarının gün geçtikçe kuvvetlenmesi şahsen benim aziz bir emelimdir.
Bu dostluğun yalnız hissiyata dayalı değil, karşılıklı hayati menfaatlar icabı olduğu hakkındaki kanaati pek haklı bulurum.
