Yıllar
Konular
Favoriler

Bu ordu sultanın ordusu idi ve onun iradesini yerine getirir, yalnızca onu tanırdı. Bu ordu günde üç kez, "Padişahım çok yaşa!" diye bağırmak zorundaydı.

Yeni orduyu tamamen yeni prensipler ve temeller üzerine kurduk. Bu ordu, eski ordunun halkın davasına, vatan müdafaasına sadık kalmış kısımlarından ve emekçi köylü kitleleri arasından toplanan kişilerden oluşturulmuştur.

Biz bu orduyu kurarken, yalnızca bir tek amaç güttük.

Bu da, bu ordunun sultan ordusu değil, halk ordusu olması, ayrı ayrı şahısların değil, bütün halkın menfaatlarını savunmasıdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 4 Ocak 1922
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Türk ordusu hakkında

Atatürk'ün, Frunze ve Sovyet delegasyonuyla ikinci görüşmesinden...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 12. Cilt, s.205

Efendiler; asri ilerlemeler, milletlerin medeni ihtiyaçlarını genişletir, çoğaltır, çe­şitlendirir ve bu medeni ihtiyaçlar ile orantılı medeni hakların vücudunu lüzumlu kı­lar.

Her devletin, mensup olduğu toplumun medenileşme derecesiyle orantılı, hukuki mevzuatı vardır. Dünyada mevcut bütün medeni devletlerin medeni kanunları hemen yekdiğerinin pek yakınıdır.

Bizim milletimiz ve hükümetimiz adalet fikri ve adalet zihniyeti noktasında hiçbir medeni kavimden aşağı değildir.

Belki tarih bu noktada yüksek olduğumuza şahadet eder. Dolayısıyla; bizim dahi hukuki mevzuatımızın bütün medeni devlet lerin kanuni düzenlemelerinden eksik olması uygun değildir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Mart 1922

Adalet ve hukuk hakkında.

Meclisin üçüncü toplantı yılı açılış konuşmasından...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 12. Cilt, s.278

Ben ve vekiller milletin en kısa ve seri yoldan saadet ve refaha kavuşmasına çalışıyoruz.

Memleketimizde büyük değişiklik yaptık.

Yakında Türkiye'de minare kadar çok okul olacağını göreceksiniz.

Mustafa Kemal Atatürk - 18 Eylül 1934

Atatürk'ün İngiliz gazeteci Edwin Keliher'le yaptığı görüşmeden

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 26. Cilt, s.431

Her gün, sabah, akşam, gece, ne zaman sırasına getirebilirseniz; bir çeyrek, yarım saat, ne kadar vakit ayırabilirseniz, kendi içinize çekilin; o gün yaptığınız işi gözünüzün önünden ve düşüncenizin tartısından bir defa geçirin.

Şuurunuzdan alacağınız cevapların ne kadar faydalı olacağını tasavvur edemezsiniz.

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk'ten öğrenin...

Kaynak: Ruşen Eşref Ünaydın, Atatürk'ü Özleyiş, s.67

Bu cennete düşman sokulur mu?

Mustafa Kemal Atatürk - 10 Eylül 1922

Atatürk, İzmir'in kurtuluşundan bir gün sonra İzmir'e girdi ve Kordonboyu'nda Salih Bozok'u beklemeye başladı.

Orası o anda bir savaş sahasından daha tehlikeliydi çünkü Ermeni fedaileri ortalığı ateşe vermişler, sağa sola rastgele bomba savuruyorlardı.

Salih Bozok anlatıyor:

Etrafımız ateş içinde idi. Ve Atatürk, parkta gezintiye çıkmış kadar sakin, denizi seyrediyordu. Bir aralık bana:

-Güzel memleket! dedi. Ve ilave etti:

-Bu cennete düşman sokulur mu?

Ben, onu bu ölüm yağmurunun altından uzaklaştırmaktan başka bir şey düşünemiyordum. Tehlikeyi anlatabilmek için:

-Paşam, dedim. Şimdi şu sokağın içinde bomba atan iki fedaiyi yakalayıp vurdular.

O gayet sakin eseflenip:

-Yazık, göremedik.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 28. Cilt, s.185

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında