Bu ordu sultanın ordusu idi ve onun iradesini yerine getirir, yalnızca onu tanırdı. Bu ordu günde üç kez, "Padişahım çok yaşa!" diye bağırmak zorundaydı.
Yeni orduyu tamamen yeni prensipler ve temeller üzerine kurduk. Bu ordu, eski ordunun halkın davasına, vatan müdafaasına sadık kalmış kısımlarından ve emekçi köylü kitleleri arasından toplanan kişilerden oluşturulmuştur.
Biz bu orduyu kurarken, yalnızca bir tek amaç güttük.
Bu da, bu ordunun sultan ordusu değil, halk ordusu olması, ayrı ayrı şahısların değil, bütün halkın menfaatlarını savunmasıdır.
Türk ordusu hakkında
Atatürk'ün, Frunze ve Sovyet delegasyonuyla ikinci görüşmesinden...
Lozan Konferansı'na delegelerimiz gitti. Konferans devam ediyor. İnşallah arzu ettiğimiz neticeyi alacağız.
Gerçi düşmanlarımız çok çetindir. Memleketimizi bir sömürge haline getirmeye uğraşıyorlar.
Fakat bu defaki delege heyetimiz her vakit karşılarına çıkanlar gibi değildir. Neticeyi emniyetle bekleyelim.
Bu hususta hayatımıza kastetmekte inat edilecek olursa ordularımız hukukumuzu müdafaaya daima hazırdır.
Efendiler, Bursa ziraat memleketidir, zanaat memleketidir, ticaret memleketidir, şifa memleketidir.
Bursa, sahip olduğu tabii güzellikleriyle ferah ve neşe memleketidir.
Bursa'nın kurtuluşunun ikinci yılında Bursa halkına nutuk
Gençliğin çalışkan, hassas ve milliyetçi yetişmesi esas dileklerimizdendir.
Atatürk'ün Milli Türk Talebe Birliği Kongresi'ne yazdığı mektuptan
Bu ikinci dünya savaşı beni yataktan kımıldanmayacak bir halde yakalayacak olursa memleketin hali ne olacaktır?
Ben devlet işlerine mutlaka müdahale edecek bir vaziyete gelmeliyim.
Bizde hiçbir şeyin yataktan idare edilemeyeceğini bilirsiniz.
Mutlaka işin başına geçmem lazımdır.
Atatürk'ün, General Ali Fuat Cebesoy'a son sözleri. Tarih kesin bilinmiyor ama Cebesoy anılarında Atatürk'ün son günleri dediğine göre Kasım 1938 olmalı.
