Yıllar
Konular
Favoriler

Bu ordu sultanın ordusu idi ve onun iradesini yerine getirir, yalnızca onu tanırdı. Bu ordu günde üç kez, "Padişahım çok yaşa!" diye bağırmak zorundaydı.

Yeni orduyu tamamen yeni prensipler ve temeller üzerine kurduk. Bu ordu, eski ordunun halkın davasına, vatan müdafaasına sadık kalmış kısımlarından ve emekçi köylü kitleleri arasından toplanan kişilerden oluşturulmuştur.

Biz bu orduyu kurarken, yalnızca bir tek amaç güttük.

Bu da, bu ordunun sultan ordusu değil, halk ordusu olması, ayrı ayrı şahısların değil, bütün halkın menfaatlarını savunmasıdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 4 Ocak 1922
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Türk ordusu hakkında

Atatürk'ün, Frunze ve Sovyet delegasyonuyla ikinci görüşmesinden...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 12. Cilt, s.205

Cumhuriyet Halk Partisi cumhuriyetçi, laik, halkçı ve milliyetçidir ve milletin iktisadi menfaatlerini temin etmeyi birinci derecede önemli sayar.

İşbu esaslar partimiz için bütün siyasetinde ve bütün kanunların konulmasında ve tatbikinde hakimdir.

Mustafa Kemal Atatürk - 22 Ekim 1927

CHP'nin 1927 Kongresinde kabul edilen ve Atatürk'ün kürsüden okuduğu beyannamesi

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 22. Cilt, s.39

Gerçek vatandaş nerede ve ne durumda olursa olsun, serbest konuşmalı, kafasından geçen, vicdanından gelen şeyleri söylemeli.

İsterim ki, bütün vatandaşlar böyle serbest konuşsunlar.

Karşısındaki Cumhurbaşkanı bile olsa, düşüncelerini açıklamaktan çekinmesinler.

Mustafa Kemal Atatürk - 1930

Cemal Granda anlatıyor:

Atatürk arkadaşlarıyla beraber 1930 yılında Beyoğlu'nda Tünel ve Galatasaray arasında Madam Vera isimli bir Beyaz Rus'un işlettiği Eden isimli bir lokantaya akşam yemeğine gider.

Yemekten sonra yan masadaki iki genç Atatürk'ün dikkatini çeker ve onları yanına çağırır. Bunlardan biri ünlü ressam İbrahim Çallı, diğeri ise arkadaşı Hüsamettin Kavalalı'dır.

Aralarındaki sohbette Atatürk bu sözleri söyler.

Atatürk, Madam Vera'nın yerine sürekli giderdi. Bir gün Vera kendisine zor durumda olduğunu, bankanın kendisine kredi vermediğini söyleyip, yardım rica etmişti.

Atatürk, ortağı olduğu İş Bankası yönetimine bir not yazıp bu sorunun çözülmesini istedi.

İş Bankası, Atatürk'ün bu notuna rağmen Vera'ya kredi vermeyi kabul etmedi.

Kaynak: Cemal Granda, Atatürk'ün Uşağı İdim, s.161

Yüz metre kadar ilerledikten sonra, henüz geriye doğru çekilmekte olan düşman avcı hatlarının hışırtılarını ve İngiliz subaylarının İngilizce vermekte oldukları kumandaları kulağımla pek yakından işittim.

Hemen, ilerlemekte olan bölüğü, dönerek, düşmanın istikamet ve yakınlığını göstererek, süngü taktırıp ileriye sürdüm.

Erler kararlı bir şekilde düşmanı takibe koyuldu. Ve elli metre kadar düşmana yaklaşarak ani Allah Allah sesleriyle bir süngü hücumu yaptılar.

Bu süngü hücumunda düşmanın bir hattı tamamen kırıldı. Belki pek azı kurtulabilmiştir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1915

Arıburnu Muharebeleri Raporundan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.301

Efendiler; asri ilerlemeler, milletlerin medeni ihtiyaçlarını genişletir, çoğaltır, çe­şitlendirir ve bu medeni ihtiyaçlar ile orantılı medeni hakların vücudunu lüzumlu kı­lar.

Her devletin, mensup olduğu toplumun medenileşme derecesiyle orantılı, hukuki mevzuatı vardır. Dünyada mevcut bütün medeni devletlerin medeni kanunları hemen yekdiğerinin pek yakınıdır.

Bizim milletimiz ve hükümetimiz adalet fikri ve adalet zihniyeti noktasında hiçbir medeni kavimden aşağı değildir.

Belki tarih bu noktada yüksek olduğumuza şahadet eder. Dolayısıyla; bizim dahi hukuki mevzuatımızın bütün medeni devlet lerin kanuni düzenlemelerinden eksik olması uygun değildir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Mart 1922

Adalet ve hukuk hakkında.

Meclisin üçüncü toplantı yılı açılış konuşmasından...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 12. Cilt, s.278

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında