Yıllar
Konular
Favoriler

Beni İstanbul'dan Samsun'a götüren vapur Boğaziçi'ni terk ederek Karadeniz'e girerken İstanbul ufuklarına baktım ve orada her türlü müdafaadan men edilmiş, kalp ve vicdanları kan ağlayan, dimağları yanan İstanbul halkı için ağladım, gözlerim ya­şardı.

Fakat bu sevgili kardeşlerin mutlaka kurtulacağına o kadar emindim ki, bu emniyet benim için avunma sebebi oldu.

Mustafa Kemal Atatürk - 6 Mayıs 1924
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün Yunus Nadi'yle yaptığı konuşmadan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.259

Dörtyol'da mühim bir portakal meselesi vardır.

Buraya, on gün evvel gelen mücadele memurlarıyla görüştüm, ağaçları hastalıktan kurtarmaya çalışıyorlar. Hastalığın mühim bir kısmı köklerdedir.

Bunun için bir taraftan tedaviye devamla beraber diğer taraftan da yanlış yetiştirme, hasta olmayan yerleri hasta ağaçların fenalığıyla bulaştıran fena sulama ve yanlış gübreleme işleriyle devamlı olarak mücadele lazım olduğu anlaşılıyor.

Mustafa Kemal Atatürk - 16 Şubat 1931

Hasta portakal ağaçlarıyla ilgilenen sevgili Atatürk...

Portakal ağaçlarının 100 seneden fazla yaşadığını düşünürsek, Atatürk'ün endişelendiği ve sağlığıyla bizzat ilgilendiği portakal ağaçları bugün hala yaşıyor ve belki de onlar da bizim gibi Mustafa Kemal'i özlüyor :)

07 Temmuz 1939 tarihine kadar Adana iline bağlı olan Dörtyol, Hatay'ın anavatana katılmasıyla beraber Hatay'a bağlandı.

Atatürk'ün yurtiçi gezisinden sonra İsmet Paşa'ya yazdığı telgraftan.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 25. Cilt, s.63

Ben, büyük İsmet İnönü'nün karşısında bulunmakla mutlandığı manzaradan manen değilse bile maddeten uzak bulunmuş olmaktan üzüntü duymadığımı söyleyemem.

Ancak şununla teselli bulmaktayım ki, senin, hakikati, asaleti, millet ve devlet için gönülleri ateşlileri benim kadar ve belki benden daha parlak görür olduğunu bildiğimdir.

Mustafa Kemal Atatürk - 11 Aralık 1935

Atatürk'ün İsmet İnönü'ye yazdığın telgraf.

Mutlanmak kelimesi "mutluluk duymak" anlamına geliyor.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 28. Cilt, s.140

Biliyorsunuz ki, samimiyetin lisanı yoktur. Samimiyet ifade edilemez. O, gözlerden ve yüzlerden anlaşılabilir. İşte size yüzümü, gözlerimi çeviriyorum. Bakınız, görünüz. Oradan anlayacaksınız ki, kalbim çok şiddetli bir muhabbetle çarpmaktadır.

Mustafa Kemal Atatürk - 31 Ağustos 1925

Kastamonu'da halka nutuk...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 17. Cilt, s.297

Benim burada kendi vatanımda olduğumu bilmiyor musunuz? Bu gerçeği hala görmüyor musunuz?

Siz hala o zihniyette iseniz birbirimizle esasen savaş halindeyiz demektir.

Öyle ise, evet, bir kere, on kere, yüz kere daha savaş ilan ediyorum!

Mustafa Kemal Atatürk - Eylül 1922

Atatürk, İzmir'e girdikten hemen sonra Kordon Boyu'nda demirli İngiliz torpidolarından iki adım ötede karargah kurdu. Bu durum İngilizleri kuşkulandırdı.

Ve Atatürk kendisine küçümser ve gözdağı verircesine "bize savaş mı ilan ediyorsunuz?" diye soran İngiliz konsolosa bu yanıtı verdi.

Tüm bunlar olurken, konsolosun hemen arkasında duran beyaz üniformalı genç İngiliz deniz subayları hayranlıkla Atatürk'e bakıyordu.

Kaynak: Ruşen Eşref Ünaydın, Atatürk'ü Özleyiş 2. Cilt s.61-62

Veritabanında
718 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında