Beni İstanbul'dan Samsun'a götüren vapur Boğaziçi'ni terk ederek Karadeniz'e girerken İstanbul ufuklarına baktım ve orada her türlü müdafaadan men edilmiş, kalp ve vicdanları kan ağlayan, dimağları yanan İstanbul halkı için ağladım, gözlerim yaşardı.
Fakat bu sevgili kardeşlerin mutlaka kurtulacağına o kadar emindim ki, bu emniyet benim için avunma sebebi oldu.
Atatürk'ün Yunus Nadi'yle yaptığı konuşmadan...
Böyle milletten nasıl ayrılırsın! Bu eski püskülerin içinde perişan gördüğün insanlar yok mu? Onlarda öyle yürek, öyle cevher vardır ki, olmaz şey!
Çanakkale'yi kurtaran bunlardır. Kafkas'ta, Galiçya'da, şurda burda aslan gibi çarpışan, mahrumiyete aldırmayan bunlardır.
Şimdi bu adamcağızların seviyesini toplumsal olarak yükseltmek, herhangi bir hükümetçilik mevki hırsından daha iyi değil midir?
Atatürk'ün, Ruşen Eşref Ünaydın'la konuşmasından
Çağdaş insanlığın gereğini yapmakta tereddüt edenler çağdaş insanların tutsağı olurlar...
Bak Bayar, bu güzel memleket ve bu temiz yürekli halk, istilacıların ayakları altında bırakılabilir miydi?
Atatürk, Bursa'da Sümerbank Merinos fabrikasının açılışına giderken halkın sevgi gösterilerine üzerine Celal Bayar'a söyledikleri
İnsanları mesut edecek yegane vasıta, onları birbirlerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını temine yarayan hareket ve enerjidir.
Atatürk'ün 2. Balkan Konferansı kapanış konuşmasından.
