Yıllar
Konular
Favoriler

Evet, çok şeyler yapacaksınız; fakat yapacağınız şeyler korkarım ki memleketi çıkılmaz bir girdaba sokmaktan başka bir şeye yaramayacaktır.

Eğer ben ve benim gibi düşünenler o gün hayatta bulunursak, sizin bugünkü sözlerinizi takdir ile yad etmeyeceğiz; temenni ederim ki bizi çıkılmaz zorluklar içinde terk etmeyesiniz

Mustafa Kemal Atatürk - 1926
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün ordunun Alman askeri kontrolüne verilmesine karşı çıkması ve 1. Dünya Savaşı'nı Almanların kazanması ihtimalinin düşük olduğunu belirtmesine karşılık Hafız Hakkı Paşa'nın "Kemal. Kemal, bizi rahat bırak, sonra vicdanen sorumlu olursun; biz öyle şeyler yapacağız ki neticesinden sen de memnun olacaksın. dünya da hayrette kalacaktır" sözlerine verdiği yanıt.

1914-1919 yılları arasında Atatürk'ün yazdığı bu notlar, 1926 yılında Hakimiyet-i Milliye gazetesinde yayınlandı.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 3. Cilt, s.19

Bu cennete düşman sokulur mu?

Mustafa Kemal Atatürk - 10 Eylül 1922

Atatürk, İzmir'in kurtuluşundan bir gün sonra İzmir'e girdi ve Kordonboyu'nda Salih Bozok'u beklemeye başladı.

Orası o anda bir savaş sahasından daha tehlikeliydi çünkü Ermeni fedaileri ortalığı ateşe vermişler, sağa sola rastgele bomba savuruyorlardı.

Salih Bozok anlatıyor:

Etrafımız ateş içinde idi. Ve Atatürk, parkta gezintiye çıkmış kadar sakin, denizi seyrediyordu. Bir aralık bana:

-Güzel memleket! dedi. Ve ilave etti:

-Bu cennete düşman sokulur mu?

Ben, onu bu ölüm yağmurunun altından uzaklaştırmaktan başka bir şey düşünemiyordum. Tehlikeyi anlatabilmek için:

-Paşam, dedim. Şimdi şu sokağın içinde bomba atan iki fedaiyi yakalayıp vurdular.

O gayet sakin eseflenip:

-Yazık, göremedik.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 28. Cilt, s.185

Ulukışla'nın Ömerli köyü civarında yedi Müslümanın, Çiftehan civarındaki Er­meni Fransız askerleri tarafından katli dolayısıyla bu gibi hallerin tekrarına meydan verildiği takdirde aynen karşılığına girişileceğinin Kilikya Fransız Başadministratörlüğü'ne tebliği lüzumu Harbiye Nazırı Cemal Paşa'dan istirham olundu.

Mustafa Kemal Atatürk - 19 Kasım 1919

Heyet-i Temsiliye Bildirisi

Niğde Ulukışla'da Fransız askeri olarak gönderilen bazı Ermeniler halka terör estiriyordu.

Sürekli Türk köylerine saldırıyor, çarşıda Müslüman kadınların yüzünü zorla açmaya çalışıyordu.

Ulukışla, milli mücadelede büyük bir önem taşıyordu. Öyle ki 10 Kasım 1918’de Adana’dan İstanbul’a trenle hareket eden, Ulukışla’da mola veren Mustafa Kemal Paşa, burada bir bayram şenliği içinde coşkuyla karşılandı. Paşa sevk edilen silah ve mühimmatını kervansarayda depolanmasını bizzat denetledi. Ulukışla halkı ve şehrin ileri gelenleriyle görüşüp, ülkenin kurtuluşu için düşüncelerini onlarla paylaştı ve Ulukışla ilçesinin stratejik konumunu görerek Başkumandanlık Erkanıharbiye Riyasaseti Ulukışla ve Toros tünellerinin Sevr Anlaşmasından çıkartılmasını istemişti.

Mustafa Kemal Paşa, 20 Temmuz 1920 tarihinde yanında Fevzi (Çakmak) Paşa ile birlikte trenle yeniden Ulukışla’ya gelmiş, iki gün süren Milli Teşkilatlar Güney Cephesi Konferansı’na başkanlık yapmıştır.

Bundan bir müddet sonra Mustafa Kemal Atatürk, arkadaşı Albay Arif Bey’i Ulukışla İlçesinde Kuva-i Milliye Örgütünün başına komutan olarak gönderdi. Daha sonra Mustafa Kemal Paşa Ulukışla’ya birkaç kez gizlice gelerek denetimlerde bulundu.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 5. Cilt, s.146

Tarih, vazifesini yaparken muhtaç olduğu bilgileri temin için hemen her ilim ve fenden istifade etmek mecburiyetindedir. Bilhassa, coğrafya ile daima yan yana yürür.

İnsan topluluğunun dünya yüzünde hangi mevkii işgal ettiği, bu mevkiin vaziyeti, yeryüzü şekilleri, iklimi, denize yakın veya uzak olması, toprağı, nehirleri, bitki ve hayvan yetiştirme kabiliyeti ile o topluluğun tarihi arasında sıkı bir münasebet vardır.

Aynı şekilde bir milletin, hangi milletlerle iktisadi toplumsal, siyasi münasebetlerde bulunduğunu bilmek lazımdır.

Bütün bunları coğ­rafya öğretir.

Mustafa Kemal Atatürk - 1930

Tarih kitapları için el yazısıyla taslak metin

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.24

Hakikatte, içinde bulunduğumuz tarihte, Osmanlı devletinin temelleri çökmüş, ömrü tamam olmuştu.

Osmanlı memleketleri tamamen parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türk'ün barındığı bir ata yurdu kalmıştı.

Son mesele, bunun da taksimini teminle uğraşılmaktan ibaretti.

Osmanlı devleti, onun bağımsızlığı, padişah, halife, hükümet, bunlar hepsi anlamı kalmamış birtakım manasız sözlerden ibaretti.

Mustafa Kemal Atatürk - 1927

Nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 19. Cilt, s. 30

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında