Yıllar
Konular
Favoriler

Sahip olduğum bütün nakit ve hisse senetleri ile Çankaya'daki menkul ve gayrimenkul mallarımı Cumhuriyet Halk Partisi'ne aşağıdaki şartlarla terk ve vasiyet ediyorum:

1- Nakit ve hisse senetleri şimdiki gibi İş Bankası tarafından nemalandırılacaktır.

2 - Her seneki nemadan, bana nispetleri şerefi mahfuz kaldıkça, yaşadıkları müddetçe, Makbule'ye ayda bin, Afet'e sekiz yüz, Sabiha Gökçen'e altı yüz, Ülkü'ye iki yüz lira ve Rukiye ile Nebile'ye şimdiki yüzer lira verilecektir.

3- S. Gökçen'e bir ev de alınabilecek ayrıca para verilecektir.

4- Makbule'nin yaşadığı müddetçe Çankaya'da oturduğu ev de emrinde kalacaktır.

5- İsmet İnönü'nün çocuklarına yüksek tahsillerini tamamlamak için muhtaç olacakları yardım yapılacaktır.

6 - Her sene nemadan artan miktar yan yarıya, Türk Tarih ve Dil kurumlarına tahsis edilecektir.

Mustafa Kemal Atatürk - 5 Eylül 1938
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk vasiyetini notere teslim ediyor.

Atatürk, Hasan Rıza Soyak'tan tüm mallarının listesini yapmasını ve kaba taslak bir vasiyet hazırlamasını ister.

Hasan Rıza Soyak vasiyeti hazırladıktan sonra Atatürk'e sunar. Atatürk vasiyeti inceler ve bazı düzeltmeler yapar.

Hasan Rıza Soyak, taslakta, Atatürk'ün kızkardeşi Makbule ve manevi kızlarına *vefatlarına kadar* şu kadar aylık verilecek yazmıştı.

Atatürk çok ince bir düşünceyle, *vefatlarına kadar* ibaresini *yaşadıkları müddetçe* olarak değiştirdi.

Atatürk'e göre yaşamak esastı. Bir vasiyetnamede olsun, bir insanın ölümünden bahsetmeyi nezakete uygun bulmuyordu.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 30. Cilt, s.266

Kara taassup seni parçalamaya bile kalksa, başını vereceksin, fakat eğilmeyeceksin.

Mustafa Kemal Atatürk - 1926

Falih Rıfkı Atay anlatıyor:

Atatürk sağ iken, büyük İslam kongrelerinden birine biz de çağrılmıştık.

Kongre Mekke'de toplanacaktı. Atatürk'ün bir delege göndermeye razı olup olmayacağını merak ediyorduk.

Hiç tereddütsüz karar verdi. Türklüğünden kibir denecek kadar gurur duyan büyük adam, milleti ile aynı dinden olanları da gerilik ve kölelikten kurtulmuş görmek için elinden geleni yapmak istemiştir.

Müslümanlık yeniden şereflendikçe nasıl Türklerin bunda manevi bir hissesi olacaksa, on milyonlarca Müslüman ya geri, ya köle kaldıkça bundan Türklere de bir utanç payı düşmemek ihtimali var mı idi?

Biliyordu ki Mekke'ye şapka ile gidilemez. Amma daha iyi biliyordu ki başlık ve kıyafet değiştirmekle din değiştireceğini zanneden bir cemiyet de ne gerilik, ne de kölelikten sıyrılabilir. Milletvekillerinden Edip Servet Tör'ü çağırdı:

Mekke'ye gidip beni temsil edeceksin. Türksün ve Müslümansın. Türklük, Müslümanlığın öncüsü ve kılavuzudur. Müslüman milletleri medenileşmekten alıkoyan bâtıl itikatları yıkmak için Mekke'ye şapka ile gireceksin. Kara taassup seni parçalamaya bile kalksa, başını vereceksin, fakat eğilmeyeceksin.

Edip Servet Tör, Mekke'ye şapka ile girdi. Müslüman delegelerinin en fazla itibarlısı o idi. Kongrenin sonuna kadar, Mustafa Kemal mucizesine hayranlık duyan heyetler arasında, Kemalist Türkiye'yi efendice temsil etti.

Kaynak: Falih Rıfkı Atay - Mustafa Kemal’in Mütareke Defteri, s.95

Bir muhitte yaşadığım ve his ve fikirde tam uygunluğun varlığı sebebiyle haklarında kalpten muhabbetler beslediğim arkadaşlarımla mümkün olduğu kadar sevgi alışverişinde bulunmayı arzu ettiğim gibi, araya uzaklığın girmesiyle yüzlerini göremediğim ve sözlerini işitmek hazzından mahrum bulunduğum kardeşlerimle de her türlü engele göğüs gererek haberleşmeyi son emelim bilirim.

Zira bence kardeşlik bağı kutsal bir altın bağdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 16 Mart 1904

Atatürk'ün not defterinden

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.21

Yunanlılarla işimiz bitti artık!

Düşmanlığa yer yok!

İki milletin ve dünyanın selameti bakımından Türk-Yunan dostluğu şarttır.

Ben derhal bu maksatla Venizelos'u İzmir'e davet edeceğim.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Eylül 1922

Atatürk, İzmir ufukta göründüğü an İsmet İnönü'ye dönüp "İzmir'e gelince ilk iş olarak büyükçe bir bina hazırla!" diyor.

İnönü merak ediyor ve soruyor: "Bu bina ne olacaktı?"

Atatürk görseldeki yanıtı veriyor.

Kaynak: Sadi Irmak, "Atatürk'ün Dış Politika ilkeleri", Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, III / 9 (Temmuz 1987), s. 492.

Bu sıralarda siyasi vaziyet o kadar değişken ve kararsızdır ki, uzun zaman için kati bir esas arz etmek mümkün değildir.

Bizim gördüğümüze göre, bugün İngilizler, milli teşkilattan, birliğimizden son derece korkmaktadırlar.

Çünkü bağımsız bir Türkiye, Ingilizlerin hiç işine gelmez.

Mustafa Kemal Atatürk - 10 Kasım 1919

Atatürk'ün, Bursa'da 56. Fırka Kumandanı Bekir Sami Bey'e gönderdiği telgraf.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 5. Cilt, s.130

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında