Yıllar
Konular
Favoriler

Sinema, gelecekteki dünyanın bir dönüm noktasıdır. Şimdi bize basit bir eğlence gibi gelen radyo ve sinema, bir çeyrek yüzyıla kalmadan yeryüzünün çehresini değiştirecektir.

Japonya'daki kadın, Amerika'nın göbeğindeki siyah adam, Eskimo'nun dediğini anlayacaktır.

Tek ve birleşmiş bir dünyayı hazırlamak bakımından sinema ve radyonun keşfi yanında, tarihte devirler açan matbaa, barut ve Amerika'nın keşfi gibi olaylar birer oyuncak yerinde kalacaktır

Mustafa Kemal Atatürk
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk, aslında sinemanın propaganda gücünü çok iyi biliyordu. Öyle ki kendi hayatını film olarak çekmeye karar vermiş, bunun 137 sayfalık senaryosunun büyük bir kısmını da kendisi yazmış ve Münir Hayri Egeli'ye vermişti. Filmin adı "Ben Bir İnkilap Çocuğuyum" olacaktı.

Münir Hayri Egeli anlatıyor:

“Bir gün: beni Çankaya’dan çağırdılar. Çankaya’ya gittiğimde, Atatürk kütüphanedeydi. Atatürk: “yabancı bir şirketinden mektup aldım. Bizim inkılabımıza dair bir film yapmak istiyorlar. Çok güzel, ancak inkılabımıza dair film yapmak bizim işimiz olmalıdır. Bir senaryo düşün. Bu senaryo: benim hayatımla, mesela bir öğretmenin hayatını göstermelidir’ dedi...”

Ne yazık ki film asla çekilemedi.

Bununla beraber, Atatürk sinemaya gitmeyi çok seviyordu ve Sinemada halkıyla beraber oluyor ve onların beğenisini ölçmeyi seviyordu.

Kaynak: Cemal Granda - Atatürk'ün Uşağı İdim s.141

Benim İzmir'i ilk gördüğüm gün, mektebi terk ederek sürgün yerime gittiğim günlerde bu güzel rıhtımda ancak birkaç saat geçirmeye müsaade alabilmiştim.

İşte o saatlerde bu güzel İzmir rıhtımını baştan nihayete kadar bize can düş­manı olan yabancı bir ırka mensup insanların başlarındaki şapka ile dolu görmüştüm.

Ve daha o zaman hükmetmiştim ki, İzmir, hakiki, asil ve necip Türk İzmirlilerden gitmişti.

Mustafa Kemal Atatürk - 11 Ekim 1925

İzmir Belediyesi'nde halka nutuk

Kurmay Yüzbaşı Mustafa Kemal, 11 Ocak 1905'te Harp Akademisi'nden mezun oldu. Bunu izleyen günlerde, istibdat ve padişahlık rejimi aleyhindeki düşünceleri ve durumu şüphe çekerek 5 Şubat 1905'te Şam'da 5. Ordu emrine atandı. 10 Şubat 1905 günü Şam'a gitmek üzere İstanbul'dan hareket etti. İzmir'e bugünlerde uğramış olmalıdır

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 18. Cilt, s.53

Bugün düşmanlarla kuşatılmış olan Türk, Çerkes, Kürt gibi din kardeşlerinin el ele vermesi, sarsılmaz bir vücut meydana getirmeleri, namus ve hayatımızı kurtarmak için bir farzı ayndır.

Mustafa Kemal Atatürk - 7 Ocak 1920

Atatürk'ün Salihli cephesindeki milli komutanlardan Reşit Bey'e telgrafı

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 6. Cilt, s.105

Bu büyük muharebede hayatlarını feda eden Türk evlatlarının isimlerini bir levhada göstermek maalesef mümkün olmadı.

Biz harbi sevk ve idare ettik; fakat ölümle pençeleşen onlardı.

Bununla beraber, onların isimlerini ayrı ayrı yazmaya zaten de lüzum yoktur. Çünkü onlar bir isim altında toplanmışlardır ki, Türk'türler.

Mustafa Kemal Atatürk - 29 Ağustos 1928

Atatürk'ün 30 Ağustos Zaferi hakkındaki konuşması

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 22. Cilt, s.202

Arkadaşlar, bu memleketi ve bu milleti asırlardan beri berbat edenler çoktan ölmüştür. Bütün gençlik buna inanmalıdır.

Bizim başlarımız gitmedikçe, bizim kanımız akmadıkça bunlar bir daha dönmeyeceklerdir.

Mustafa Kemal Atatürk - 19 Eylül 1924

Atatürk'ün Giresun'da gençlerle yaptığı sohbetten

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 17. Cilt, s.30

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında