Bugün, geçmişten kuvvetliyiz! Bugün, geçmişe oranla daha büyük bir hayati kabiliyete ve kudrete sahibiz.
Bu üstünlüğü yapan nedir? Bunun hakiki sebepleri iki düsturun anlamında saklıdır.
Bu düsturlardan birisi Misakı Milli, ikincisi hakimiyeti kayıtsız şartsız milletin elinde tutan Teşkilatı Esasiye Kanunu'muzdur.
Meclisin dördüncü toplantı yılı açılış konuşması
Biz cahil dediğimiz vakit mutlaka mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğim ilim, hakikati bilmektir.
Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okuma bilmeyenlerden de, bilhassa sizlerin içinizde görüldüğü gibi, hakikati gören hakiki alimler çıkar.
Dünyanın bugünkü durumu hiç de parlak görünmüyor. Her ülke, gençliğini bir başka ideolojiye sahip olarak yetiştirme gayreti içinde.
İtalya faşizm ideolojisine dört elle sarılmış.Bu ülkenin diktatörü olan Mussolini ülkesinin sekiz milyon faşist gencinin süngüsü üzerinde yaşadığını haykırıp duruyor.
Almanya’da Hitler’in yaratarak geliştirmekte olduğu Nazilik de faşizmin bir başka, bir büyük tehlikeli benzeridir. Hitler bir ırkçıdır. Dikkat buyurunuz, milliyetçi demiyorum, ırkçıdır diyorum. Alman ırkını en üstün ırk olarak gören bir mecnundur. Tekmil Alman gençliğini peşine takmış, onlara bu ideali aşılamıştır.
Moskova’da oynanan oyun ise bir başka türlüdür. Stalin yalnız kendi gençliğine değil, dünya gençliğine komünistlik ideolojisini aşılamaya çalışıyor. Komünistlik propagandasının, fukarası ve cahili çok ülkelerde ne kolay taraftar topladığı ise ortada bir gerçektir.
Hayır. Ne komünizm ne de faşizm... Bu iki ideoloji de memleketimizin, ulusumuzun gerçeklerine karakterine asla uymaz.
Şunu da hemen ilave edeyim ki, ne Faşizm’in ne de Nazizm’in sonu yoktur.
Atatürk'ün komünizm ve faşizm hakkında görüşleri
Tarih, vazifesini yaparken muhtaç olduğu bilgileri temin için hemen her ilim ve fenden istifade etmek mecburiyetindedir. Bilhassa, coğrafya ile daima yan yana yürür.
İnsan topluluğunun dünya yüzünde hangi mevkii işgal ettiği, bu mevkiin vaziyeti, yeryüzü şekilleri, iklimi, denize yakın veya uzak olması, toprağı, nehirleri, bitki ve hayvan yetiştirme kabiliyeti ile o topluluğun tarihi arasında sıkı bir münasebet vardır.
Aynı şekilde bir milletin, hangi milletlerle iktisadi toplumsal, siyasi münasebetlerde bulunduğunu bilmek lazımdır.
Bütün bunları coğrafya öğretir.
Tarih kitapları için el yazısıyla taslak metin
Cumhuriyet Halk Partisi cumhuriyetçi, laik, halkçı ve milliyetçidir ve milletin iktisadi menfaatlerini temin etmeyi birinci derecede önemli sayar.
İşbu esaslar partimiz için bütün siyasetinde ve bütün kanunların konulmasında ve tatbikinde hakimdir.
CHP'nin 1927 Kongresinde kabul edilen ve Atatürk'ün kürsüden okuduğu beyannamesi
