Bugün Rize'den ayrıldığım sırada Rize ve Atina müftülerinin temsil ettiği bir hoca heyeti, bütün memleket ve civar halkı önünde kapattırılan medreselerin açılmasını dilekçeyle talep ettiler.
Dilekçeyi okuduktan sonra çok kızdım. Yüksek ve şiddetli bir sesle kendilerini azarladım ve memleketin, milletin şimdiye kadar felaketi sebeplerinin kendileri olduğuna işaret ettim.
Bütün halk ve mektep talebesi "bravo!" sesleri ve heyecanlı alkışlarla karşıladılar.
Buna karşılık, Rize'deki liseyi canlandırmak elzemdir. Mektep binası ve eğitim aletleri yoktur. Hocaları çok olan bu muhitte ilim ve irfan teşkilatımızın süratle faaliyete başlaması pek lüzumludur.
Burada Osman Ağa'nın oğlu İsmail Bey, yirmi bin liralık bir mektep binası yapmak üzere imiş. Bunu taltif ederek, işin hızlandırılması ve hemen eğitim aletleri göndermek ve fazla alaka göstermek suretiyle, halkın taassuba karşı gösterdiği fiili tezahüre karşılık vermek icap eder.
Atatürk'ün medreselerin açılmasını isteyen hocalar hakkında başbakan İsmet Paşa'ya yazdığı mektup.
* Atina, Rize Pazar'ın eski adıdır.
* Burada bahsedilen "Osman Ağa'nın oğlu İsmail Bey", Topal Osman'ın oğlu İsmail Feridun Bey'dir (Kesin bilgi değil).
Ümit
Kelime, "umut" şeklinin incelmişidir.
Etimolojik şekli:
(um + ut)
um: Köktür; burada "arzu, talep, emel, intizar, bekleme, gözetme" anlamlarınadır.
ut: Sahip, haiz manasına köktür.
Um + ut = umut: Arzunun, talebin, emelin, intizarın, beklemenin, gözetmenin kendisidir.
"Um" kökünün işaret ettiğimiz anlamıyla şu sözlere de tesadüf ediyoruz:
I. Umaç = emel
II. Umu = arzu, bekleme
III. Umdı = arzu
IV. Umdu = talep, tamah
V. Ummak = beklemek, gözetmek
Atatürk'ün Ulus 4 Ekim-17 Aralık 1935 tarihleri arasında "Dil Hakkında Etimolojik ve Morfolojik Anket" başlığıyla yayınladığı yazısında "ümit" kelimesinin açıklanması
Bu kadın meselesinde cesur olalım. Vesveseyi bırakalım. Açılsınlar onların zihinlerini ciddi bilim ve sanatla bezeyelim.
Namusu, bilimsel ve sağlıklı bir şekilde izah edelim. Şeref ve haysiyet sahibi olmalarına birinci derecede önem verelim.
Sonra şahsi ilişkiye gelince, tabiat ve ahlakımıza uygun bir eş arayalım ve onunla evliliğimizi açık ve kati kararlaştıralım.
Ona, riayette kusur edince, onun gereğini yapalım.
Kadın da böyle hareket etsin!
Kadın ve namus hakkında7
Atatürk'ün Avusturya Karlsbad'da tedavi sırasında yazdığı notlardan...
Kesin zaruret olmadıkça, piyasalara karışılmaz; bununla beraber hiçbir piyasa da başıboş değildir.
TBMM 5. Devre, 3. Toplanma Yılı Açılış Konuşması
Adli siyasetimizin temel esası, zamanın değişmesi ile hükümlerin de değişmesi gerekeceğinin inkâr edilemez olduğu kuralıdır.
1 Mart 1922 Meclis Üçüncü Toplantı Yılı Açılış Konuşması
Orijinali "Ezmanın tegayyürü ile ahkamın tegayyürü inkar olunamaz" diye geçer ve Mecelle'de geçer.
