Yıllar
Konular
Favoriler

1919 senesi Mayıs'ının 19. günü Samsun'a çıktım. Genel vaziyet ve manzara:

Osmanlı devletinin dahil bulunduğu grup, Harbi Umumi'de mağlup olmuş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir mütarekename imzalanmış.

Büyük Harbin uzun seneleri zarfında, millet yorgun ve fakir bir halde. Millet ve memleketi Harbi Umumi'ye sevk edenler, kendi hayatları endişesine düşerek, memleketten firar etmişler. Saltanat ve hilafet mevkiini işgal eden Vahdettin, soysuzlaşmış, şahsını ve yalnız tahtını temin edebileceğini tahayyül ettiği alçakça tedbirler araştırmakta.

Damat Ferit Paşa'nın riyasetindeki kabine; aciz, haysiyetsiz, korkak, yalnız padişahın iradesine tabi ve onunla beraber şahıslarını koruyabilecek herhangi bir vaziyete razı.

Ordunun elinden silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta...

Mustafa Kemal Atatürk - 1927
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Nutuk, başlangıç paragrafı

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 19. Cilt, s.23

Türk genci, inkılapların ve rejimin sahibi ve bekçisidir. Bunların lüzumuna, doğ­ruluğuna herkesten çok inanmıştır; rejimi ve inkılapları benimsemiştir.

Bunları zayıf düşürecek en küçük veya en büyük bir kıpırtı ve bir hareket duydu mu "bu memleketin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır, adliyesi vardır" demeyecektir.

Hemen müdahale edecektir. Elle, taşla, sopa ve silahla, nesi varsa onunla kendi eserini koruyacaktır.

Polis gelecektir; asıl suçluları bırakıp, suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, "polis henüz inkılap ve cumhuriyetin polisi değildir" diye düşünecek, fakat asla yalvarmayacaktır. Mahkeme onu mahkum edecektir. Yine düşünecek: "Demek adliyeyi de ıslah etmek, rejime göre düzenlemek lazım!"

Onu hapse atacaklar. Kanun yolundan itirazlarını yapmakla beraber; bana, İsmet Paşa'ya, Meclis'e telgraflar yağdırıp haksız ve suçsuz olduğu için tahliyesine çalışılmasını, kayırılmasını istemeyecek.

Diyecek ki: "Ben, inan ve kanaatimin icabını yaptım. Müdahale ve hareketimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı meydana getiren sebep ve etkenleri düzeltmek de benim vazifemdir!"

İşte benim anladığım Türk genci ve Türk gençliği!

Mustafa Kemal Atatürk - 5 Şubat 1933

Bursa Nutku

Bursa Ulucami'de namaz kılan yüz kadar insan, aralarında konuşur: "neden İstanbul'da ezan Arapça okunurken Bursa'da Türkçe okunuyor diye dedikodu yaptıktan sonra, işi Evkaf Müdürü'nden sormaya karar verir. Evkaf Müdürü, Vali'ye gidin, der. Cemaat, topluca vilayete gider.

Fakat vali öğle yemeğinde. Kalabalık, hükümet konağının mermer merdivenlerine çömelip beklemeye başlar.

Mesele polise, tümene, jandannaya akseder. Tertibat alınmış; bu arada Ankara'ya da 'Bursa'da irtica var!' diye telgraf çekilmiş.

Atatürk, otomobille İzmir'e gitmekte. Haberi yolda alıyor. Yaptı­ğı ve inandığı inkılapların öz mal sahibi sıfatıyla, tehlikede gördüğü eseri için hemen Bursa'ya koşuyor. İşi bizzat inceliyor; kararını Anadolu Ajansı'na kısa bir tebliğ ile bildiriyor: 'Bu, din meselesi de­ğil, dil meselesidir!'

O akşam, Çekirge yolundaki köşkte Atatürk'e bir yemek verildi. Sofrada on üç, on dört kişi var. O günkü hadiseden dolayı Atatürk'ün gönlünü almak üzere bu on dört kişiden birisi:

-'Efendim' diye söze başladı. 'Bursa gençliği bu hadiseyi hemen bastıracaktı. Fakat zabıta ve adliyeye olan güveninden ötürü .. .'

Devam edemedi. Atatürk bir işaretle sözünü kesti:

-'Bursa gençliği de ne demek? diye biraz sert sordu. Memlekette parça parça, yer yer gençlik yoktur, sadece ve toplu olarak Türk gençliği vardır! ..'

Sonra, Türk gençliğinden ne anladığını bu sözlerle tarif etti.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 26. Cilt, s.118

Benim için dünyevi mükafatların en ulvisi olan tebriklerinizle mesut oldum. Sizi görmek hususundaki hasretimin derecesi ifade edilemez. İlk fırsatta sizleri buraya getirtmeye girişeceğim.

Tam bir sükun ve istirahatle haberimi beklemenizi ve memleketimizin kurtuluşuna yönelik dualara devam etmenizi rica ile ellerinizden ve Makbule'nin gözlerinden öperim.

Mustafa Kemal Atatürk - 29 Eylül 1921

Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım'a yolladığı telgraf..

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 11. Cilt, s.429

Memleketin her noktası hakkında hakiki malumatı almak hususundaki vatanperverane endişenizden dolayı sizi tebrik ile bütün vatan evladının da, memleketle alakalı olan hakikatleri aynı şekilde araştırmalarını, vatanın selameti namına temenni ederim.

Mustafa Kemal Atatürk - 29 Ekim 1919

Atatürk'ün Sivas'da bulunan İleri Gazetesi başyazarı Celal Nuri Bey'e telgrafı.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 5. Cilt, s.26

Bilhassa memleket ve milletin varlığına yan bakanların yeri ya denizin dibi ya da toprakların altıdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 27 Temmuz 1923

Atatürk'ün, İzmir'de halka yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 16. Cilt, s.56

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında