Yıllar
Konular
Favoriler

1919 senesi Mayıs'ının 19. günü Samsun'a çıktım. Genel vaziyet ve manzara:

Osmanlı devletinin dahil bulunduğu grup, Harbi Umumi'de mağlup olmuş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir mütarekename imzalanmış.

Büyük Harbin uzun seneleri zarfında, millet yorgun ve fakir bir halde. Millet ve memleketi Harbi Umumi'ye sevk edenler, kendi hayatları endişesine düşerek, memleketten firar etmişler. Saltanat ve hilafet mevkiini işgal eden Vahdettin, soysuzlaşmış, şahsını ve yalnız tahtını temin edebileceğini tahayyül ettiği alçakça tedbirler araştırmakta.

Damat Ferit Paşa'nın riyasetindeki kabine; aciz, haysiyetsiz, korkak, yalnız padişahın iradesine tabi ve onunla beraber şahıslarını koruyabilecek herhangi bir vaziyete razı.

Ordunun elinden silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta...

Mustafa Kemal Atatürk - 1927
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Nutuk, başlangıç paragrafı

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 19. Cilt, s.23

Üçüncü Ordu Müfettişi Cevad Paşa'yı telgraf başına çağır. Depremde yaralanmış vatandaşlarımızı hemen ordu sağlık kurulları bakım altına alsın.

Evi yıkılmış vatandaşlara ordu çadırları verilsin. Ordu gezgin fırınları hemen deprem bölgesine gönderilip halka ekmek pişirmeye başlasın.

Erzurum Valiliği ile sıkı bir işbirliği kurulsun ve gelişmelerden beni haberdar etsin

Mustafa Kemal Atatürk - 1924

Mustafa Kemal ve beraberindekiler Hamidiye Kruvazörü'yle Trabzon'a ulaştıkları an çok tatsız bir haberle karşılaştı. Erzurum'da büyük bir deprem olmuştu.

Sahil Bozok anlatıyor:

"Erzurum'da bir deprem olmuş, evler çökmüş, insanlar ölmüştü... Yıkıntı büyüktü...

Mustafa Kemal Paşa hemen Samsun'a dönüleceği ve oradan Erzurum'a geçileceği emrini verdi. O akşam içki içilmedi."

Mustafa Kemal sonra telsizle görseldeki emri yolladı.

"Erzurum'a ulaşınca Mustafa Kemal Paşa, çadırları bir bir gezdi; hastalan, yaralıları yokladı, ço­cuklarla ilgilendi.

1924'de meydana gelen 6.8 büyüklüğündeki deprem, 60 vatandaşımızın canına mal oldu. Erzurum'a Türkiye'nin her yerinden yiyecek, kıyafet ve para yardımı gönderildi.

İstanbullu bir kitapçı, İbrahim Hilmi Bey ise depremzede çocuklar için 1000 adet kitap yolladı! Bunun üzerine Mustafa Kemal kendisi bizzat kitapçıya telgraf yolladı ve teşekkür etti.

Atatürk, deprem sıkıntısını 1902 yılında yaşamıştı. O yıl Temmuz ayında Selanik'te 6.6 büyüklüğünde bir deprem oldu. Atatürk, İstanbul'daydı.

Çok sayıda ölü ve yaralı olduğu haberleri geliyordu ve Atatürk annesine ve kız kardeşine ulaşamıyordu. Telefon veya telgraf yoktu.

Neyse ki 1 hafta sonra depremde şehir merkezinde can kaybı olmadığı anlaşıldı.

Atatürk de deprem endişesini yaşamıştı.

1. görsel, Mustafa Kemal, Erzurum Vilayet Konağı'ndan çıkarken (9 Ekim 1924)

2. görsel, Mustafa Kemal Pasinler'de depremzedelerle beraber (2 Ekim 1924)

Kaynak: İsmet Bozdağ - İki Aşk Arasında Atatürk s.157

Tarih, insan topluluklarının, zaman ve mekan kaydıyla, gerçek olarak, hayatını, kültürünü tetkik ve nakleden bir bilimdir.

Tarihin, insanlar için ne kadar mühim bir vazifeyi üzerine aldığı meydandadır.

Tarih, bu mühim vazifeyi yerine getirirken, yalnız, bugünün insanlarını aydınlatmak ve yol göstermekle kalmıyor, bundan sonra gelecek insanlara da faydalı bir eğitici oluyor.

Mustafa Kemal Atatürk - 1930

Tarih kitapları için el yazısıyla taslak metin

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.24

Bizans'ın son günlerinde, Fatih'in teslim davetine karşı: "Allah'ın bana bir emaneti olan bu memleketi, ancak Allah'a teslim ederim" diyen son Rum kayzerinin tahtına varis bir hanedandan gelen bugünkü halife ve sultanın hükümeti, esir olmamak isteyen milleti kendi eliyle bağlayarak düşmanlara teslim etmeye çalışıyor.

Mustafa Kemal Atatürk - 4 Şubat 1921

Atatürk'ün Tevik Paşa'ya yolladığı telgraf.

Atatürk, burada Fatih'in İstanbul'u fethettikten sonra kendisini "Roma İmparatoru" ilan etmesine vurgu yapıyor.

Aynı zamanda padişah ve ona bağlı hükümetin ihanetine dikkat çekiyor.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 11. Cilt, s.31

Güzel sanatların hepsinde ulus gençliğinin ne türlü ilerletilmesini istediğinizi bilirim. Bu, yapılmaktadır.

Ancak. bunda en çabuk, en önde götürülmesi gerekli olan Türk müziğidir.

Bir ulusun yeni değişikliğinde ölçü müzikte değişikli­ği alabilmesi, kavrayabilmesidir.

Mustafa Kemal Atatürk - 11 Kasım 1934

TBMM 4. Devre, 4. Toplanma yılı açılış konuşması

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 27. Cilt, s.42

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında