Yıllar
Konular
Favoriler

Mütareke imzalandığı zaman memleketin mühim ve verimli kısımları işgal altına alındı. Silahlarımız elimizden alındı. Vaziyet pek ümitsiz bir halde bulunuyordu. Her şeyden evvel düşmanı memleketten dışarı atmak lazımdı.

Bu her düşüncenin, her bakışın üstünde bir gereklilikti. Uzun emekler, gayretlerden sonra buna muvaffakiyet hasıl oldu. Düşman çekilmişti.

Lakin memleket harap bir halde kalmıştı. Yıkılmış şehirlerin imarı lazımdı.

Mutlaka yapılması lazım gelen şimendiferler, yollar ve limanlar vardı. Su tesisatını unutmamalı.

Kısacası koca bir memleket baştan aşağıya kadar donatılmak ihtiyacındaydı.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Kasım 1930
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Atatürk'ün, ABD ticaret müsteşarı Dr. Klein'la görüşmesinden.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 24. Cilt, s.310

Dünyada hiçbir milletin kadını "Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar gayret gösterdim" diyemez.

Mustafa Kemal Atatürk - 15 Mart 1923

Konya Hilal-i Ahmer (Kızılay) Kadınlar Şubesi'nde yaptığı konuşmadan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 15. Cilt, s.245

Eğer kitabet hocamız Altay Emini Mehmet Asım Efendi imdadıma yetişmeseydi, ben de şair olup çıkacaktım.

Çünkü hevesim vardı. Asım Efendi bir gün beni çağırdı. "Bak oğlum, Mustafa, şiiri filan bırak. Bu iş senin iyi bir asker olmana mani olur. Diğer hocalarınla da konuştum, onlar da benim gibi düşünüyorlar" dedi.

Hocamın ne kadar haklı olduğunu hadiseler ispat etti.

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk, Manastır'daki askeri liseye başladıktan sonra Ömer Naci isimli bir çocukla tanışır. Ve onun sayesinde şairliğe merak sarar. Bir ara, askerliği bırakıp şair olmayı düşünür. Ve sonra öğretmeni ona engel olur.

Atatürk bu anısını, bu sözlerle anlatıyor.

Atatürk, 1898 Kasım ayında Manastır'daki liseden ikincilikle mezun oldu.

Kaynak: Ali Fuat Cebesoy, Sınıf Arkadaşım Atatürk 1. Cilt, s.17

Yollarda birçok göçebe gördük. Bitlis'e dönüyorlar. Hepsi aç, sefil, ölüme mahkum bir halde.

4-5 yaşlarında bir çocuğu ebeveyni yol üzerinde terk etmiş. Bu da bir karı-kocanın peşine takılmış.

Onları ağlayarak yüz metreden takip ediyor.

Kendilerini niçin çocuğu almadıkları için azarladım. "Bizim evladımız değildir" dediler.

Mustafa Kemal Atatürk - 9 Kasım 1916

Atatürk'ün hatıra defterinden.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 2. Cilt, s.62

Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir!

Yazan yapana sadık kalmazsa, de­ğişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1931

Atatürk'ün Türk Tarihi Tetkik Cemiyeti Yüksek Riyaseti'ne yolladığı mektuptan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 25. Cilt, s.205

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında