Napolyon; yıldırımlardan oluşan bir rahimden dünya sahasına düşmüş bir dahidir.
Hayatı top tüfek sesleriyle yankılanan bir sima... Kanlı derelere cereyan sahnesi olmuş bir zemin, talih bulutlarına bürünmüş ufuklar arasında bir gemiydi.
Lakin heyhat! Dünyada en az devam eden, saadettir...
Bu parlak cihanın parlak güneşi olan o koca kumandanın, çevresindeki denizin kara dalgalarının müthiş darbeleri altında inleyen bir kara parçasında nefsini tükettiğini görmek ne matemi bir haldir.
Atatürk'ün not defterinden
Biz zengin değiliz. Lakin ordumuz hazırdır ve morali mükemmeldir.
Şayet bize meydan okunursa -zaten böyle bir şey muhtemel değildir-buna karşılık verebileceğimizden emin olunuz.
Atatürk'ün L'humanite ve Le Temps gazetelerine verdiği demeç
Bak Bayar, bu güzel memleket ve bu temiz yürekli halk, istilacıların ayakları altında bırakılabilir miydi?
Atatürk, Bursa'da Sümerbank Merinos fabrikasının açılışına giderken halkın sevgi gösterilerine üzerine Celal Bayar'a söyledikleri
Enver Paşa bana Hindistan'a doğru sefer yapmak isteyip istemediğimi sordu.
Emrime üç alay vereceklerdi. İran'dan halkı ayaklandıra ayaklandıra Hindistan'a kadar gidecektim.
Ben o kadar kahraman değilim, dedim.
Ordularımız 26 Ağustos'tan bugüne kadar durmaksızın muharebe ve yürüyüş yapmış ve bu müddet zarfında en kestirme istikamette üç yüz kilometrelik mesafe kat etmiş ve bütün zindeliğiyle İzmir karşısında Saruhanlı-Zencirli-Irlamaz Çayı hattına ulaşmıştır.
Süvarı kolordumuz Manisa üzerinden ve bağımsız 3. Süvari Fırkamız Torbalı üzerinden İzmir istikametinde ilerlemektedir.
Atatürk, TBMM başkanı, icra vekilleri, Doğu Cephesi Kumandanlığı, Mudafaai Milliye vekilliği ve Elcevize Kumandanlığına müjdeli haberi iletiyor.
İzmir, 9 Eylül 1922 günü kurtarıldı.
