Yıllar
Konular
Favoriler

Bir emirde evvela dikkate alınacak madde, o emrin uygulanabilir olmasıdır. Bu hususta, hakikaten, düşünülenin üstünde hata edilir.

Bundan kaçınabilmek için, her ne vakit bir emir verilirse, o emrin, astın bulunduğu vaziyet içinde nasıl uygulanabileceği kendi kendine sorulmalıdır.

İşte bu şekilde uygulanamaz olan noktalar açık bir şekilde meydana çıkar. Bir karar almak için nasıl ki düşmanın fikrine nüfuz etmek lazım ise, bir emir verilirken de emir veren kendini astın yerine koymalıdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1915
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Emirlerin Yazılması

Atatürk'ün notlarından

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 2. Cilt, s.9

İnkılabın temellerini her gün derinleştirmek, takviye etmek lazımdır.

Birbirimizi aldatmayalım. Medeni dünya çok ileridedir. Buna yetişmek, o medeniyet dairesine dahil olmak mecburiyetindeyiz.

Bütün safsataları, boş sözleri bertaraf etmek lazımdır. Şapka giyelim mi, giymeyelim mi gibi sözler manasızdır.

Şapka da giyeceğiz, Batı'nın her türlü medeni eserlerini de alacağız.

Mustafa Kemal Atatürk - 10 Ekim 1925

Atatürk'ün, Akhisar Türk Ocağı'nda yaptığı konuşmadan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 18. Cilt, s.46

Bugünkü hükümetimiz, devlet teşkilatımız doğrudan doğruya milletin kendi kendine, kendiliğinden yaptığı bir devlet teşkilatı ve hükümettir ki, onun ismi Cumhuriyet'tir.

Artık hükümet ile millet arasında mazideki ayrılık kalmamıştır. Hükümet millettir ve millet hükümettir.

Mustafa Kemal Atatürk - 13 Ekim 1925

İzmir Belediyesi'nde halka nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 18. Cilt, s.66

Ulaşmaya mecbur bulunduğumuz seviyeye bugünkü kadar uzak kalışımızın mühim sebeplerinden biri sanata ve sanatkarlığa layık olduğu önem verilmemiş olmasıdır.

Bunda kabahatin her şeyde olduğu gibi sultanlarda, şahsi saltanatlarda ol­duğu daima hatırda tutulmalıdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 13 Şubat 1923

Atatürk'ün İzmir Sanatlar Okulu hatıra defterine yazdığı yazıdan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 15. Cilt, s.130

Nerede ise şafak sökecek.

Yıllarca bu vatanın ufuklarında parlak bir güneşin doğmasını bekledim.

Bakalım bu sabaha...

Mustafa Kemal Atatürk - 1911

Atatürk 1911 yılında Kolağası rütbesindeyken Selanik'de bulunan 38. Piyade Alayı Komutan vekilliğine tayin edildi.

Kısa zamanda 38. Alayı kolordu içinde örnek hâle getirdi Herkesçe anlaşılmıştı ki bu 30 yaşındaki kolağası, rütbelerin basit sınırları içinde kalacak ve ölçülecek bir kimse değildi.

Bir gece tatbikattan sonra Selanik'in doğusunda bulunan Karaburun'a doğru yürüyorlardı. Ufuk ağırmış ve güneş doğmak üzereyken Atatürk gökyüzüne bakıp bu sözleri söylemişti.

Güneş doğduktan sonra geceden kalma bulutların güneşi engellediğini görünce:

"Hayır, hayır! Beklediğim bu kara bulutlarla örtülü güneş değil. Ben bulutsuz, gölgesiz bir güneşin doğmasını bekliyorum ve bekliyeceğim" der.

Kaynak: Falih Rıfkı Atay, Çankaya s.86

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında