Yıllar
Konular
Favoriler

Bir emirde evvela dikkate alınacak madde, o emrin uygulanabilir olmasıdır. Bu hususta, hakikaten, düşünülenin üstünde hata edilir.

Bundan kaçınabilmek için, her ne vakit bir emir verilirse, o emrin, astın bulunduğu vaziyet içinde nasıl uygulanabileceği kendi kendine sorulmalıdır.

İşte bu şekilde uygulanamaz olan noktalar açık bir şekilde meydana çıkar. Bir karar almak için nasıl ki düşmanın fikrine nüfuz etmek lazım ise, bir emir verilirken de emir veren kendini astın yerine koymalıdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1915
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Emirlerin Yazılması

Atatürk'ün notlarından

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 2. Cilt, s.9

İnsanları mesut edecek yegane vasıta, onları birbirlerine yaklaştırarak, onlara birbirlerini sevdirerek, karşılıklı maddi ve manevi ihtiyaçlarını temine yarayan hareket ve enerjidir.

Mustafa Kemal Atatürk - 26 Ekim 1931

Atatürk'ün 2. Balkan Konferansı kapanış konuşmasından.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 25. Cilt, s.247

Bağımsızlık ve hürriyetlerini her ne pahasına ve her ne karşılığında olursa olsun, ihlale ve sınırlamaya asla müsamaha etmemek; bağımsızlık ve hürriyetlerini bütün manasıyla korunmuş bulundurmak; ve bunun için icap ederse son ferdinin son damla kanını akıtarak insanlık tarihini şanlı bir misal ile süslemek; işte bağımsızlık ve hürriyetin hakiki mahiyetini, geniş manasını, yüksek kıymetini vicdanında idrak etmiş milletler için esasi ve hayati prensip...

Ancak bu prensip uğrunda her türlü fedakarlığı her an yapmaya hazır ve kadir bulunan milletlerdir ki, medeni insanlığın hürmet ve riayetine layık bir toplum olarak değerlendirilebilirler.

Mustafa Kemal Atatürk - 20 Mayıs 1928

Atatürk'ün Afganistan kralı Emanullah ve kraliçe Süreyya şerefine verilen ziyafette yaptığı konuşmadan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 22. Cilt, s.126

Salihçiğim,

Genelkurmay 1. Şube'ye memur edildim. Başka hiç kimse bir kelime sormadı.

Kimseden vaziyeti anlamak mümkün değil. Herkes birbirinden korkuyor. Abdülhamit devrinde olduğu gibi. Orduyu, memleketi kurtarmak için çok ve fedakarca çalışmak lazım.

Başka çare yok. İstanbul muhiti pek kirli. Herkes kendi menfaatinden başka bir şey düşünmüyor. Bayramdan sonra ayrıntılı mektup yazacağım.

Nuri oradaysa âla, yok ise bu mektubu Üsküp'e gönder. Fuat geldi mi?

Mehmet Ali, Rauf, Ismail vs. arkadaşlara selam.

Mustafa Kemal Atatürk - 24 Eylül 1911

Atatürk'ün Salih Bozok'a yazdığı mektup.

Nuri (Conker)

Fuat (Bulca)

Mehmet, Ali, Rauf ve İsmail ise Atatürk'ün Selanik Subay Okulu'ndan arkadaşları.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.125

Arazi müsait olmadığından hayvanları bırakarak yaya olarak Conkbayırı'na vardık. Bu sırada Conkbayırı'nın güneyindeki 261 rakımlı tepeden Conkbayırı'na doğru 27. Alaydan sahilin gözetlenmesi ve kollanması göreviyle oralarda bulunan bir müfrezenin erlerinin Conkbayırı'na doğru kaçmakta olduklarını gördüm.

Bizzat bu erlerin önüne çıkarak "Niçin kaçıyorsunuz?" dedim.

"Efendim düşman!" dediler.
"Nerede?" dedim.
"İşte!" diye 261 rakımlı tepeyi gösterdiler.

Hakikaten düşmanın bir avcı hattı 261 rakımlı tepeye yaklamış ve tam bir serbestlikle ileri doğru yürüyordu. O zaman bu kaçan erlere bağırarak "Düşmandan kaçılmaz" dedim.

"Cephanemiz kalmadı" dediler.

"Cephaneniz yoksa süngünüz var" dedim. Ve bağırarak süngü taktırdım ve yere yatırdım.

Mustafa Kemal Atatürk - 1915

Arıburnu Muharebeleri Raporundan

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 1. Cilt, s.292

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında