Yıllar
Konular
Favoriler

Bir emirde evvela dikkate alınacak madde, o emrin uygulanabilir olmasıdır. Bu hususta, hakikaten, düşünülenin üstünde hata edilir.

Bundan kaçınabilmek için, her ne vakit bir emir verilirse, o emrin, astın bulunduğu vaziyet içinde nasıl uygulanabileceği kendi kendine sorulmalıdır.

İşte bu şekilde uygulanamaz olan noktalar açık bir şekilde meydana çıkar. Bir karar almak için nasıl ki düşmanın fikrine nüfuz etmek lazım ise, bir emir verilirken de emir veren kendini astın yerine koymalıdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1915
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Emirlerin Yazılması

Atatürk'ün notlarından

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 2. Cilt, s.9

Büyük Türk milleti!

Ordularımızın kabiliyet ve kudreti düşmanlarımıza dehşet, dostlarımıza emniyet verecek olgunluk ile tezahür etti.

Millet orduları, on dört gün zarfında büyük bir düşman ordusunu imha ettiler. Dört yüz kilometrelik aralıksız bir takip yaptılar.

Anadolu'daki bütün işgal edilmiş memleketlerimizi geri aldılar.

Bu bü­yük zafer yalnızca senin eserindir.

Mustafa Kemal Atatürk - 12 Eylül 1922

Büyük Zafer sonrası millete beyanname

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 13. Cilt, s.275

Taassup cehalete dayanır. Dolayısıyla taassubu olan cahildir.

Bilim, mutlaka cehalete yener. O halde halkı aydınlatmak lazımdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 17 Ocak 1923

Atatürk'ün İzmit Kasrı'nda İstanbul'dan gelen gazetecilerle mülakatından...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 14. Cilt, s.294

Arkadaşlar, Nilüfer Çayı ve onunla birleşen birçok derelerle sulanan ovasıyla, 2500 metre boylu dağının buzlu ve kaplıcalarının kaynar sularıyla, Mudanya gibi iskelesiyle, dağlarında ve ovalarındaki büyüleyici manzaralarıyla her türlü ilerlemeye aday olan bu latif, bu verimli, bu feyizli memleket, mutlaka layık olduğu medeniyet mertebesine ulaştırılmalıdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 11 Eylül 1924

Bursa'nın kurtuluşunun ikinci yılında Bursa halkına nutuk

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 16. Cilt, s.300

Türkiye'nin hakiki sahibi ve efendisi, hakiki üretici olan köylüdür.

Hakikaten yedi asırdan beri cihanın muhtelif taraflarına sevk ederek, kanlarını akıttığımız, kemiklerini topraklarında bıraktığımız ve yedi asırdan beri emeklerini ellerinden alıp israf eylediğimiz ve buna karşılık daima hakaret ve aşağılama ile mukabele ettiğimiz ve bunca fedakarlık ve ihsanlarına kar­şı nankörlük, küstahlık, cabbarlıkla uşak menzilesine indirmek istediğimiz bu asli sahibin huzurunda bugün büyük bir hicap ve ihtiramla hakiki vaziyetimizi alalım.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Mart 1922

Atatürk'ün TBMM açılışında köylüler hakkında söylediklerinden...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 12. Cilt, s.279

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında