Yıllar
Konular
Favoriler

Birlikler geri çekilirken taarruz edeceğiz ve elimizden geldiği kadar malzeme götürmesine mani olacağız, burası davar tarlası mı Türk toprağına girmek ne kadar güçse çıkmak da o kadar güçtür!

Mustafa Kemal Atatürk - 25 Nisan 1915
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

25 Nisan 1915 günü düşman Arıburnu'na çıkarma yaptığı sırada Mustafa Kemal, Bigalı'da bulunan 19. Tümen Komutanlığı görevindedir.

Olayı duyar duymaz, üstlerine soru bile sormadan anında birliklerine Arıburnu'na marş emri verir.

Kocaçimen tepesinde askerlerine dinlenme emri verir ama kendisi devam eder. Conkbayırı'na geldiği sırada düşmandan kaçan bir grup asker görür. Onlara ünlü "düşmandan kaçılmaz" sözünü söyleyip yere yatmalarını emreder.

Askerler yere yattığı an düşman da yere yatar ve sonra aradan geçen zaman içinde 57. Alay Conkbayırı'na yetişir ve 27. Alayın da saldırıya katılmasıyla düşman kıyıya kadar geri püskürtülür.

Düşman kaçarken Atatürk bu sözleri söyler.

Kaynak: Egeli, M.H.(2004). Bilinmeyen Yönleriyle Atatürk. Ankara: Berikan Yayınları s.16

Kuva-yi Milliye, namuslu bir insanın yastığının altindaki tabancaya benzer.

Namusunu koruması için, herhangi bir ümidi kalmadığı zamanda hiç değilse intihara yarar.

Mustafa Kemal Atatürk - 1919

Atatürk'ün kendisine "Paşam, memleket işgal edilmiş, ordu tümüyle dağılmış, büyük devletler bizim sonumuzu görüşüyorlar. Galip devletlerin kuvvetli orduları ve donanmaları karşısında kurmak istediğiniz Kuva-yi Milliye neye yarar?" diye soran bir şahsa verdiği cevap.

Kaynak: Anekdotlarla Atatürk, s. 89

Her şeye rağmen kesinlikle bir aydınlığa doğru yürümekteyiz.

Bende bu inancı yaşatan kuvvet, yalnız aziz memleket ve milletim hakkındaki sonsuz sevgim değil, bugünün karanlıkları, ahlaksızlıkları, şarlatanlıkları içinde sırf vatan ve gerçek aşkıyla ışık serpmeye ve aramaya çalışan bir gençlik görmemdir.

Mustafa Kemal Atatürk - 24 Mayıs 1918

Atatürk'ün Ruşen Eşref Ünaydın'a 24 Mayıs 1918'de hediye ettiği fotoğrafın üzerine yazdığı yazı.

Dikkat edilmesi gereken nokta, Atatürk bu yazıyı 1. Dünya Savaşı'nın son günlerinde, Osmanlı bozguna uğramak üzereyken yazmıştı.

Resmi hediye ettikten bir gün sonra böbrek rahatsızlığı yüzünden Avusturya'ya tedavi olmaya gitti.

Atatürk, yıllar sonra resmi Ruşen Eşref'in evinde gördüğünde gülerek "İyi yazmışım" diyecekti.

Ruşen Eşref Ünaydın'ın soyadı ise bizzat Atatürk tarafından kendisine verilmiş ve bu sözdeki "aydınlıktan" gelmektedir.

Kaynak: Ruşen Eşref Ünaydın, Atatürk'ü Özleyiş, 1. cilt, s.6

İsmet, büyük adamsın; hassas olduğun kadar his veren adamsın. Sen benim sözlerimi okurken gözlerin yaşarmış, ya ben seni okurken hıçkırıklarla ağladığımı söylersem inanır mısın?

Bu duygularımı sofrada değil, kimsenin yanında değil, yatak odama çekildikten sonra mahremimle yazıyorum.

Sen beni muhakkak çok seviyorsun, ya ben seni?

Buna cevap istemem. Gözlerinden öperim.

Mustafa Kemal Atatürk - 6 Ağustos 1933

Atatürk'ün bir tartışma sonrası İsmet Paşa'ya yazdığı mektup

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 26. Cilt, s.217

Adli siyasetimizin temel esası, zamanın değişmesi ile hükümlerin de değişmesi gerekeceğinin inkâr edilemez olduğu kuralıdır.

Mustafa Kemal Atatürk - 1 Mart 1922

1 Mart 1922 Meclis Üçüncü Toplantı Yılı Açılış Konuşması

Orijinali "Ezmanın tegayyürü ile ahkamın tegayyürü inkar olunamaz" diye geçer ve Mecelle'de geçer.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 12. Cilt, s.278

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında