İş yine sersem neferlerin, budala çavuşların fikriyle, onların istedikleri gibi oluyordu.
Hareketten önce verdiğim emir, ne subay ne çavuşlar ve ne de erler tarafından anlaşılmıştı.
Tabiatıyla böyle olacaktı. Çünkü subaylar emir ne demektedir anlamıyorlar ve anlamadıklarını da anlamıyorlardı.
Atatürk'ün Şam'da bulunan 5. Ordu Karargahı'nda tuttuğu notlardan.
Osmanlı ordusunun içler acısı hali...
Efendiler; asri ilerlemeler, milletlerin medeni ihtiyaçlarını genişletir, çoğaltır, çeşitlendirir ve bu medeni ihtiyaçlar ile orantılı medeni hakların vücudunu lüzumlu kılar.
Her devletin, mensup olduğu toplumun medenileşme derecesiyle orantılı, hukuki mevzuatı vardır. Dünyada mevcut bütün medeni devletlerin medeni kanunları hemen yekdiğerinin pek yakınıdır.
Bizim milletimiz ve hükümetimiz adalet fikri ve adalet zihniyeti noktasında hiçbir medeni kavimden aşağı değildir.
Belki tarih bu noktada yüksek olduğumuza şahadet eder. Dolayısıyla; bizim dahi hukuki mevzuatımızın bütün medeni devlet lerin kanuni düzenlemelerinden eksik olması uygun değildir.
Adalet ve hukuk hakkında.
Meclisin üçüncü toplantı yılı açılış konuşmasından...
Demokrasi, memleket aşkıdır, aynı zamanda babalık ve analıktır.
Demokrasi hakkında
Vatandaş İçin Medeni Bilgiler kitabı için Atatürk'ün el yazısıyla yazdığı taslaktan
Geçen gece iyiden iyiye dalmışım. Bir rüya gördüm. Rahmetli annemi, o her zamanki giysileri içinde ve mutlu. Ama ne kadar mutlu anlatamam sana. Kollarını açmış beni çağırıyordu. Ben de kendisini hemen iki adım ötemdeymiş gibi görüyordum.
Başladım ona doğru ilerlemeye. Fakat iki adım sandığım yol, bir türlü bitmiyordu. Bu sefer koşmaya koyuldum. Uzun uzun koştum da koştum. Kan ter içinde, bitap kalmıştım ki, anacığımın kolları arasında buldum kendimi
Dudaklarını alnıma değdirerek: Hoş geldin Mustafa'm dedi. Uyandım.
Ama ne güzel, ne güzel bir kavuşma idi...
Atatürk'ün ölmeden birkaç ay önce Sabiha Gökçen'e anlattığı rüyası...
1919 senesi Mayıs'ının 19. günü Samsun'a çıktım. Genel vaziyet ve manzara:
Osmanlı devletinin dahil bulunduğu grup, Harbi Umumi'de mağlup olmuş, Osmanlı ordusu her tarafta zedelenmiş, şartları ağır bir mütarekename imzalanmış.
Büyük Harbin uzun seneleri zarfında, millet yorgun ve fakir bir halde. Millet ve memleketi Harbi Umumi'ye sevk edenler, kendi hayatları endişesine düşerek, memleketten firar etmişler. Saltanat ve hilafet mevkiini işgal eden Vahdettin, soysuzlaşmış, şahsını ve yalnız tahtını temin edebileceğini tahayyül ettiği alçakça tedbirler araştırmakta.
Damat Ferit Paşa'nın riyasetindeki kabine; aciz, haysiyetsiz, korkak, yalnız padişahın iradesine tabi ve onunla beraber şahıslarını koruyabilecek herhangi bir vaziyete razı.
Ordunun elinden silahları ve cephanesi alınmış ve alınmakta...
