Yıllar
Konular
Favoriler

Kara taassup seni parçalamaya bile kalksa, başını vereceksin, fakat eğilmeyeceksin.

Mustafa Kemal Atatürk - 1926
Buraya tıklayarak sayfayı yenileyin ve her yenilediğinizde Atatürk'ün bir başka sözüyle karşılaşacaksınız
X

Falih Rıfkı Atay anlatıyor:

Atatürk sağ iken, büyük İslam kongrelerinden birine biz de çağrılmıştık.

Kongre Mekke'de toplanacaktı. Atatürk'ün bir delege göndermeye razı olup olmayacağını merak ediyorduk.

Hiç tereddütsüz karar verdi. Türklüğünden kibir denecek kadar gurur duyan büyük adam, milleti ile aynı dinden olanları da gerilik ve kölelikten kurtulmuş görmek için elinden geleni yapmak istemiştir.

Müslümanlık yeniden şereflendikçe nasıl Türklerin bunda manevi bir hissesi olacaksa, on milyonlarca Müslüman ya geri, ya köle kaldıkça bundan Türklere de bir utanç payı düşmemek ihtimali var mı idi?

Biliyordu ki Mekke'ye şapka ile gidilemez. Amma daha iyi biliyordu ki başlık ve kıyafet değiştirmekle din değiştireceğini zanneden bir cemiyet de ne gerilik, ne de kölelikten sıyrılabilir. Milletvekillerinden Edip Servet Tör'ü çağırdı:

Mekke'ye gidip beni temsil edeceksin. Türksün ve Müslümansın. Türklük, Müslümanlığın öncüsü ve kılavuzudur. Müslüman milletleri medenileşmekten alıkoyan bâtıl itikatları yıkmak için Mekke'ye şapka ile gireceksin. Kara taassup seni parçalamaya bile kalksa, başını vereceksin, fakat eğilmeyeceksin.

Edip Servet Tör, Mekke'ye şapka ile girdi. Müslüman delegelerinin en fazla itibarlısı o idi. Kongrenin sonuna kadar, Mustafa Kemal mucizesine hayranlık duyan heyetler arasında, Kemalist Türkiye'yi efendice temsil etti.

Kaynak: Falih Rıfkı Atay - Mustafa Kemal’in Mütareke Defteri, s.95

Eğitim ya milli olur, ya dini olur. Biz, dini eğitimi aileye bıraktık.

Milli eğitimi de devlete aldık.

Mekteplerimizde ve bütün kültür müesseselerimizde milli eğitim esas kabul edilmiştir.

Tuttuğumuz yol budur: Çocuk, dini eğitimini ailesinden alacaktır.

Mustafa Kemal Atatürk - 28 Nisan 1927

Atatürk'ün Türk Ocakları Kurultayı delegeleriyle yaptığı konuşmadan...

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri, 18. Cilt, s.181

Bu ikinci dünya savaşı beni yataktan kımıldanmayacak bir halde yakalayacak olursa memleketin hali ne olacaktır?

Ben devlet işlerine mutlaka müdahale edecek bir vaziyete gelmeliyim.

Bizde hiçbir şeyin yataktan idare edilemeyeceğini bilirsiniz.

Mutlaka işin başına geçmem lazımdır.

Mustafa Kemal Atatürk - Kasım 1938

Atatürk'ün, General Ali Fuat Cebesoy'a son sözleri. Tarih kesin bilinmiyor ama Cebesoy anılarında Atatürk'ün son günleri dediğine göre Kasım 1938 olmalı.

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 30. Cilt, s.278

Türkiye, tam bağımsızlığını temin edecek bir barış ister.

Bu emin görülmedikçe, medeniyet cihanının insani hissine ve memleket ve milletimizin kuvvet ve kudretine dayanarak insanca yaşayabilmek için muhtaç olduğumuz hayat ve bağımsızlık vasıtalarını temin edinceye kadar, başladığımız işte devam olunacaktır.

Milletin ciddi kararı budur.

Mustafa Kemal Atatürk - 30 Ocak 1923

Atatürk'ün Lozan Anlaşması hakkında Anadolu gazetesine verdiği röportaj

Kaynak: Atatürk'ün Bütün Eserleri 15. Cilt (2003), s.39

Askerin partisi olur mu?

Olmaz.

Asker, askerdir!

Mustafa Kemal Atatürk

Atatürk, annesine sorar: Anne, sen hangi partidensin?

Annesi cevap verir: Siyasetten ben anlamam. Sen bilirsin. Senin partindenim.

Bunun üzerine Atatürk görseldeki sözleri söyler.

Kaynak: Ruşen Eşref Ünaydın, Atatürk'ü Özleyiş 2. Cilt s.51

Veritabanında
717 söz
bulunuyor.
Arama
Görüş Bildir

ve Arasında