Silahıyla olduğu gibi beyniyle de mücadele mecburiyetinde olan milletimizin birincisinde gösterdiği kudreti ikincide de göstereceğine asla şüphem yoktur.
Atatürk'ün Milli Eğitim Kongresi açılışında yaptığı konuşmadan.
Mustafa Kemal savaşı kazanacağından öylesine emindi ki Büyük Taarruz'dan 1 sene önce eğitim ve kültür işlerini başlatmıştı.
Kendimizi aldatmayalım!
Çağdaş dünya çok ileri gitmiştir. Elde ettiğimiz başarılar ve yaptığımız inkılaplar ile yetinemeyiz.
Yaptığımız her türlü inkılapların temellerini her gün daha fazla güçlendirmek zorundayız.
Bunda başarılı olmak için, zihniyetimizin eski zihniyet olmadığını tam anlamıyla kanıtlayacağız.
Safsatalarla uğraşmaya zaman ayıramayız.
Örneğin, şapka giyilir mi, giyilmez mi gibi dünün mantıksızlıklarını tekrar etmek gafletini devam ettiremeyiz.
Bütün dünya bilmeli ki, karşımızda böyle bir düşman oldukça onu affetmek elimizden gelmez ve gelmeyecektir.
Düşmana merhamet, aciz ve zaaftır. Bu, insaniyet göstermek değil, insanlık hassasının bitişini ilan etmektir.
Türkiye bir maymun değildir ve hiçbir milleti taklit etmeyecektir.
Türkiye ne Amerikanlaşacak, ne de Batılılaşacaktır; o sadece özleşecektir.
29 Ekim günü Türk Ocağı'nda verilen baloya katılan Atatürk'e Associated Press Muhabiri Amerikalı Miss Dorothy Ring sorar:
Türkiye hangi bakımlardan Amerikanlaşacak?
Atatürk bu cevabı verir.
Parti, vatandaşlar arasında en kuvvetli bağın dil birliği, his birliği, fikir birliği olduğuna kani o larak, Türk dilini ve Türk kültürünü hakkıyla yaymayı ve geliştirmeyi ve bütün faaliyet şubelerinde bu esası itibar ve yürürlük mevkiinde bulundurmayı ve konulacak kanunların her şeyi ve herkesi kapsamasını ve her ferde eşit olarak tatbikini esas umde olarak bildirir.
CHP'nin 1927 Kongresinde kabul edilen ve Atatürk'ün kürsüden okuduğu beyannamesi, 5. madde
