Silahıyla olduğu gibi beyniyle de mücadele mecburiyetinde olan milletimizin birincisinde gösterdiği kudreti ikincide de göstereceğine asla şüphem yoktur.
Atatürk'ün Milli Eğitim Kongresi açılışında yaptığı konuşmadan.
Mustafa Kemal savaşı kazanacağından öylesine emindi ki Büyük Taarruz'dan 1 sene önce eğitim ve kültür işlerini başlatmıştı.
Gerçi bir toplumun zamanla kökleşmiş örf, âdet, duygu ve düşünceleri önemlidir.
Bu itibarla, toplumlar, girişimci bireyler üzerinde âdeta amir ve hâkim bir etki yaparlar.
Fakat doğal yetenek ve hüneri ile gelişme ve yükselmeyi elde etmiş milletler, medeniyetin bugünkü gelişmelerinden etkilenmiş aydın çocukların, yol göstericiliği ile geçmişte kaçırdıkları fırsatların meydana getirdiği gecikmeleri telafi çaresini bulmakta gecikmezler.
Bu hususta, topluma iyi örnek olmanın etkili ve yararlı olduğunda şüphe yoktur.
Kan dökmeye nihayet verilmesi için sizinle hemfikir olarak bu felaketleri ne ordunun ne ahalinin doğurmadığına sizi temin edebilirim.
Yunan ordusunun iadeye mecbur olduğu havalide bulunan bütün şehirlerimiz ve kasabalarımız yanmış ve ahali her türlü tecavüzlere maruz kalmıştır. Aynı tecavüzler şu anda yeni bir şiddetle Trakya da yapılmaktadır.
Bu insani hissi bugünkü ahvali doğuranlar nezdinde uyandırmanızı sizden rica ederim
Atatürk'ün Kardinal Gaspari'ye yazdığı telgraftan
Ümit
Kelime, "umut" şeklinin incelmişidir.
Etimolojik şekli:
(um + ut)
um: Köktür; burada "arzu, talep, emel, intizar, bekleme, gözetme" anlamlarınadır.
ut: Sahip, haiz manasına köktür.
Um + ut = umut: Arzunun, talebin, emelin, intizarın, beklemenin, gözetmenin kendisidir.
"Um" kökünün işaret ettiğimiz anlamıyla şu sözlere de tesadüf ediyoruz:
I. Umaç = emel
II. Umu = arzu, bekleme
III. Umdı = arzu
IV. Umdu = talep, tamah
V. Ummak = beklemek, gözetmek
Atatürk'ün Ulus 4 Ekim-17 Aralık 1935 tarihleri arasında "Dil Hakkında Etimolojik ve Morfolojik Anket" başlığıyla yayınladığı yazısında "ümit" kelimesinin açıklanması
Biz, Batı emperyalistlerine karşı yalnız kurtuluş ve bağımsızlığımızı muhafaza etmekle yetinmiyoruz.
Aynı zamanda Batı emperyalistlerinin kuvvetleri ve malum olan her vasıtaları ile Türk milletini emperyalizme vasıta yapmak istemelerine de mani oluyoruz.
Bu suretle, bütün insanlığa hizmet ettiğimize kaniyiz.
Atatürk'ün, Sovyetler Birliği Dışişleri Komiserine yolladığı telgraftan.
